• BIST 107.371
  • Altın 142,824
  • Dolar 3,5412
  • Euro 4,1229
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 25 °C

1.Eğitim Bölgesi Danışma Kurulu-1

Mustafa Namdar

Her yeni yılın başlangıcı olmak üzere, bir eğitim- öğretim yılında üç defa yapılan Danışma Kurulu toplantısının ilki, 06.09.2006 Salı günü yapıldı. Gündem; 2006-2007 eğitim-öğretim yılına hazırlık ağırlıklıydı.

Olumlu olumsuz her olayın faturası eğitime, eğitimcilere kesilir. Toplumun büyük kesimi tarafından eleştiri oklarına muhatap olan yönetici ve öğretmenler, yeni öğretim yılına hangi koşullarda ne tür olanaklarla merhaba diyecekler ve çözüm önerileri ne olacak veya olması gerek! Bu ve benzeri konular sivil toplumun da katıldığı temsilcilerle konuşulur, sorunlar ve dilekler üst birimlere iletilir.

Bu toplantılarda istek ve ihtiyaçların yönlendirilip planlanması, işbirliği ve koordinasyonu, sorunlar ve dilekler üst birimlere iletilir.

Bu toplantılarda istek ve ihtiyaçların yönlendirilip planlanması, işbirliği ile koordinasyonu, yüksek öğretimle işbirliği, öğretmen ve personel dayanışması gibi konular gündemi oluşturur. En çok da öğrenci davranışları ve başarıları konuşulur. Bütün bunlar okullarımızda yapılan çalışmaların özeleştirisi gibidir. Ne zaman?

Velisi, öğrencisi sivil kesimin ve kamu kuruluş temsilcilerinin düşündüklerini, gördüklerini, yaşadıklarını açık yüreklilik ve samimi olarak ortaya koyduklarında.

Bu toplantıda okullarımızın eğitim-öğretime açılmamış olması nedeniyle, öğrenci temsilcileri ile birçok kesimden görevliler birinci toplantıda yoktular. Bu durum hani “Bizim oğlan bina okur. Döner döner gene okur” gibi aynı şeyler konuşuluyor ama, pek de değişen birşey yok der gibi verilen bir mesaj olabilir mi sorusunu akıllara düşürüyordu.

Unutulmamalı ki; bizim adımıza birileri nasıl olsa düşünür diye nemelazımcılık içinde davranış gösteriyorsak, o birileri kendi baktığı pencereden kendi gördüklerini, görmek istediklerini değerlendireceklerdir...

Teknolojiler değişip geliştikçe, mesleki gelişmeyi ve ilerlemeyi sağlayan yeni olanaklar gündeme geldikçe, isteklerde yeni yeni gelişmeler, gelişmelerin çözümünde de, yeni yeni sorunlar ortaya çıkıyor...

Günümüz öğretmeninin büyük bölümü, lisans eğitimi yaparak kariyerini yükseltmek istiyor. Bu istek; belki gerçek anlamda meslekte ilerleme arzusundan, belki de bulunduğu mahrumiyet bölgesinden daha sosyal bir çevrede bulunma düşüncesinden kaynaklanabilir. Ne var ki bu istek, eğitim öğretimde derslerin boş geçmesine neden olacağından bir sorundur, çözülmesi de kaçınılmazdır. Nasıl çözülür? Müdürlüğümüzle, üniversitemiz arasındaki diyalogla. Çalışan öğretmenlerimiz için ders dışı cumartesi, pazar ya da ikinci öğretim gibi planlanarak olabilir.

İkinci önemli bir konu; okullarımızda yalnızca öğretime ağırlık verildiği, toplum düzeninin sağlanmasında eğitimin çok önemli olduğu konuşuldu. Eğer toprağı tavında işleyemezseniz, tohumunuz ne kadar kaliteli olursa olsun, tam randımanla verim alamazsanız. Öğrencilerimize ortak zaman dilimi ayırarak, sevginin, saygının, dayanışmanın, yardımlaşmanın, vatan, millet bütünlüğünün ne olduğu Milli Eğitim’in amaçları doğrultusunda anlatılamadığında, toplum düzeninin sağlanamayacağı vurgulandı.

Bunların gerçekleşebilmesi için de nitelikli öğretmen yetiştirilmesine işaret edildi. Eğitim fakültelerindeki öğrencilerimizin okullarda yaptıkları uygulama çalışmalarında, öğretmenlerimizin ciddi anlamda mesleğin onuruna yakışacak biçimde rehberlik yapmaları gerektiği, onlara mesleğin incelikleri öğretilmeli, öğretmenlik sevdirilmeli dendi.

11.09.2006

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim