• BIST 106.390
  • Altın 141,861
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1152
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C

10 yıl geçti aradan

Nadir Garipoğlu

Küçük kıyamet… 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin 10. yılı.

Unutmayalım… Unutturmayalım.

Deprem öldürmez bina öldürür sözünden yola çıkarsak, inşaat yapanlar deprem gerçeğini unutmamalılar, idareciler de unutturmamalı.

Depremden sonra yapılan binalar gerçekten sağlam yapılıyor. Yönetmelikler değişti, mühendis ve mimarların hesapları ve yapı tarzları, depreme dayanıklı olacak şekilde dizayn ediliyor, deprem bölgelerinde yapı denetim şirketleri kuruldu, binalar sıkı denetleniyor.

Velhasıl deprem sonrası yapılan bütün binalara güvenli yapı diyebiliriz ve güvenebiliriz.

Peki 1999 depreminden önce yapılan yapılar?

Çok hasarlılar yıkıldı, orta hasarlılara güçlendirme yapıldı, az hasarlılara sıva, boya, badana.

17 Ağustos Marmara depreminden sonra Bolu'daki mimar ve mühendis arkadaşlarımızla, büyük hasar gören illere (Adapazarı, İzmit, Gölcük, Karamürsel ve Yalova) meslek içi eğitim anlamında bir inceleme gezisi yaptık. Yıkılan binaları tetkik ettik.

Orada gördük ki, bizim binalarımızın sağlam yapıldığına karar verdik.

Nitekim 17 Ağustos'un arkasından gelen 12 Kasım Düzce, Kaynaşlı ve Bolu'yu vuran depremde şehrimiz de çok az insan zayiatıyla kurtuldu.

Ancak o binalar da yoruldu artık.

Geçen 10 yıl içinde eski ve yorgun binalar için ne yaptık? Bunu sorgulamamız lazım.

Şu bir gerçek ki, günün birinde şehrimizde veya çevremizde mutlaka bir deprem olacak.

Ne zaman? Nasıl? Şiddeti ne olacak? Bu sorulara bilimsel olarak henüz bir cevap bulunmuş değil.

O zaman biz her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmalıyız.

1998 yılından 2000 yılı sonuna kadar Bolu Mimarlar Odası temsilciliğimizin yayınladığı “Mimarlık Bolu Haber Bülteni” adı altında bir dergi çıkarmıştık, onu şöyle bir karıştırdım. Deprem sonrası sayılarında çok güzel bilgiler, belgeler ve haberler yayınlamışız.

Dergimizin Ağustos 99 tarihli sayısında bir yazı yazmışım son paragrafını aynen alıyorum.

“17 Ağustos depreminde hasar gören illeri gezdikten sonra, dönüşte mimar ve mühendis arkadaşlarımda bir moral bozukluğu gördüm.

Attığımız fenni sorumluluk imzalarının nedenli önemli olduğunun farkındaydık, tek tesellimiz Bolu'daki binalarımızın olabildiğince sağlam ve tekniğe uygun olarak yapmamızdır. TUS (Teknik Uygulama Sorumluluğu) dört-beş ille birlikte Bolu’da uygulamaktayız.

Böyle büyük depremlerde Bolumuzda binalarımız hasar görebilir ama can kaybı az olacaktır.”

Arkasından 12 Kasım depremini yaşadık. Benim 17 Ağustos depreminden hemen sonra dergide yazdığım gibi, 12 Kasım depremini ilimiz çok az can kaybı ile atlatmıştır.

Bu da gösteriyor ki, deprem öldürmez bina öldürür.

19.08.2009

Bu yazı toplam 653 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim