• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C

14 Mart Tıp Bayramı

Mustafa Öz

İnsan hayatında önem arz eden konular ve mesleklerle ilgili günler, haftalar düzenleyerek o konuya, mesleğe ve sorunlarına dikkat çekilmesi DÜNYADA gelenek haline geldi. 14 Mart TIP BAYRAMI (SAĞLIK HAFTASI) da bu özel günlerden sadece birisi ve önemli olanı. İnsanoğlu için en önemli husus kuşkusuz SAĞLIK; Sağlık deyince DOKTOR, HASTANE, İLAÇ, PARA, SOSYAL GÜVENCE hepsi birden akla geliyor.

    Tıpba katkıları, ortaya koyduğu felsefesi ile dünya tıp çevrelerinde HİPOKRAT hala kabul görmektedir. Hipokrat M.Ö. 460450 yıllarında KOS adasında doğmuştur. Hekimliğe başlayanlar, HİPOKRAT ANDI ile mesleğe başlamaktadırlar.

    Müslüman Türk milletinin geçmişinde TIP adamı olarak yer tutmuş hekimlerimiz, 19. yüzyılda ve Cumhuriyet döneminde yetişmiştir. Özellikle bütün imkânsızlıklara rağmen Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı’nda hekimlerimizin, hasta bakıcılarımızın çok özverili, insanüstü çalışmaları olmuştur. Günümüzde de göğsümüzü kabartacak özellikte TIP adamlarımız, hekimlerimiz var. Olumlu gelişmeler görülmeye devam ediyor. Yeter ki fırsat verilsin..

    14 Mart TIP Bayramı nereden geliyor? Sultan 2. Mahmut yenilikçi bir padişahtı. Döneminde Hekimbaşı Mustafa Behçet efendiye batılı anlamda ilk tıp mektebi olan “TIPHANE-İ AMİRE”yi 14 Mart 1827'de kurdurmuştur. Tıp Bayramı işte bu tarihten gelmektedir.

    İlk Tıp Bayramı işgal şartlarında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrenci ve hekimlerince 1919'da kutlanmış vatanın içine düştüğü duruma dikkat çekilmişti. 1976 yılından bu yana da Sağlık Haftası ve Tıp Bayramı olarak kutlanmaya devam edilmektedir.

    Tıp Bayramında ülkemizin sağlık sorunları bir nebze olsun gündeme taşınarak tartışılmakta değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

    Ülkemizde bölgeler arasındaki ciddi dengesizlik hekim dağılımını, sağlıkla ilgili dispanser, sağlık ocağı, hastane dağılımını da etkilemiştir. Bazı bölgelerde yetersiz sağlık elemanı ve hekimle çalışmalar yürütülürken, bazı bölgelerde de hekim ve hasta bakıcı sayısında dengesizlikler vardır.

    Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi yetersizdir. Ayrılan bütçenin %70'i personel giderlerine gitmekte; %5 de yatırımlara ayrılabilmektedir. Koruyucu hekimlik, aile hekimliği gibi sağlığın temel müesseselerinde yeni yeni basamaklar oluşturulmaya çalışılmaktadır. Hastanelerimizin kalitesi, kapasitesi yetersizdir. Poliklinik hizmetlerinde teşhis ve tedaviye ağırlık kazandıracak muayene süreci ve tedavi süreci uygulanamamaktadır. Hastalar muayene olmak için saatlerce beklemektedir. Doktorlara düşen hasta sayısı hala çok fazladır.

    SAĞLIKTA REFORM DİYE BAŞLATILAN DÖNER SERMAYE VE PERFORMANS KRİTERLERİ DEVLET ELİYLE DEVLETİN SÖMÜRÜLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇMIŞTIR.

    Bütün hekimleri kapsamamakla birlikte döner sermayeden pay alma, performans kriterlerinden yararlanma adına özellikle devlet güvencesine sahip hastalara gerekli olup olmadığına bakılmaksızın tahlil, ilaç ve benzeri uygulamalarla tedavi giderleri astronomik, rakamlara çıkmakta; hastanelerin döner sermayesi ve doktorun performans kriterleri artarken, devlet kurumlarının sağlık harcamaları her yıl % 100150 artarak katlanmaktadır. Devlet sağlıktaki ve sosyal güvenlikteki açık için 2005 yılında 25,7 katrilyon bütçeye kaynak aktarmıştır. Doktorların maaşları çok düşüktür. Özlük hakları diğer sağlık personeli ile birlikte ciddi ölçülerde iyileştirilmelidir. Devletin devlet eliyle hortumlanması anlamını taşımaya başlayan döner sermaye ve performans uygulaması, bu haliyle devam etmemelidir.

    Ülkemizde paran kadar sağlık anlayışı yerleşmektedir. İnsanlarımızın büyük bölümü sağlık sigortası kapsamında değildir. Gelir dağılımı bozulmuş sağlık harcamaları çok yükselmiştir. Karnını doyuramayan insan sağlığını da koruyamamaktadır.

    Yeni çıkarılacak sosyal güvenlik yasasının tek olumlu görünen yanı Bağ-kur, SSK, Emekli Sandığı gibi kurumları tek çatı altında toplamasıdır. Kazanılmış hakların geriye götürülmesi söz konusu olmamalıdır. Genel sağlık sigortası çıkarılmalıdır. Sağlık sisteminde kalıcı ve kabul edilebilir Reform yapılmalıdır.

    Türkiye'nin ihtiyacı ileriye dönük master planı ile tespit edilip: Hekim, sağlık elemanı, hastane, ekipman ihtiyaca göre ve eşitlik ilkesi doğrultusunda değerlendirmeye alınmalıdır.

    Çözüm için İTHAL HEKİM peşinde koşmak yerine; pahalı ve uzun süreli bir öğretim süreci olan Tıp Fakültelerini yeterli hale getirelim. Doktorların çalışma ve özlük haklarını iyileştirelim. Kadrolaşma siyasi tayin ve benzeri uygulamalardan vazgeçip objektif kriterler uygulayalım.

    Tıp bayramında sağlıklı çözümler üretelim. Tüm sağlık camiasına ve milletimize sağlık haftasını hayır getirmesi temenni ediyorum.

17.03.2006

Bu yazı toplam 514 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim