eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

17. Milli Eğitim Şurası

Mustafa Öz

ATATÜRK, 16 Temmuz 1921’de I. Maarif şurasını toplamış, saltanattan sonra kurulan cumhuriyetin milli eğitim politikalarını bu şurada belirlemiştir.

Eğitim milli olacak, hedefi muhasır medeniyete ulaşmak olacak, Tevhid-i Tedrisat (Bütünlük) içinde olacak. Türk kültürünü ve tarihini (milli ve manevi değerleri) yeni nesillere öğretecek gençlerimizi tam donanımlı olarak yerleştirmeyi hedefleyecekti..! Ülke yıllarca süren harp ve yokluk dönemlerinden çıkmış. Cehalet, fakirlik ülkenin en önemli sorunu olarak önünde duruyordu. ATATÜRK'ÜN döneminde her konuda ciddi atılımlar ve gelişmeler kaydedilmiş. Devletin kurumsallaşması için gereken temeller çok sağlam bir şekilde atılmıştır.

Eğitim ve öğretim her sorunun ANASI olduğundan, eğitim ve öğretim özellikle SİYASİ'lerin en çok uğraştıkları konu olmuş, aynı zaman da da en başlarını ağrıdan temel sorun olarak karşılarına dikilmiştir. Birinin yaptığını diğeri bozmuş, istenilen sonuç alınamamıştır.

Ülkemizin nüfusunun %60'ını çocuk ve gençler oluşturmaktadır. Hem ülkemizde, hem de dünyada meydana gelen gelişmeler ülkemize yeni fırsatlar sunduğu gibi, ön görülmeyen problemler de çıkmıştır. İnsanın yaratılışında sürekli gelişme (tekâmül) vardır. İnsanını bu değişime ve gelişmelere göre yetiştiremeyen ülkeler, her alanda diğerlerinden geri kalmışlardır.

İnsana yapılan yatırımlarda sonuçlar kısa sürede ortaya çıkmamaktadır. O nedenle yapacağınız yanlışların ve doğruların bugün veya yarın sonucu alamazsınız. Onun içinde eğitim ve öğretim de yanlış yapmak gelecekte telafisi olmayan sonuç vermektedir. Nitekim ATATÜRK'ÜN ölümünden sonra eğitimde ve öğretimde milletin ihtiyaçları dünyadaki gelişmeler dikkate alınmadan değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin amacı ve hedefi iyi anlatılmadığı için, millet nezdinde kabul görmemiştir.

Türk milli eğitiminin önünde sadece sistem sorunu bulunmamaktadır. Bölgeler arasındaki gelişme farkının çıkardığı sorunlar. Öğretmen sayısı ve kalitesi. Okulların fiziki kapasitesi ve yaygınlığı. Okulların donanım ve bakımı, temizliği, okul öncesi eğitimin planlaması ve yaygınlaştırılması ilk öğretimin çağın gereklerine göre planlanması, yüksek öğretimin ülke geneline göre yaygınlaştırılıp planlanması ve gereksiz bölümlerin yerine yeni meslek ve branş kollarının açılması.

Üniversitelerin ideolojik bağnazlıktan kurtarılarak ülkenin ihtiyaçlarına göre öğretim yapması araştırma ve geliştirme (ARGE) faaliyetleriyle hizmet sektörüne ve teknolojiye katkı sağlar hale getirilmesi, bunlar en önemli sorun olarak 17. şuraya kadar taşınmıştır.

17. şurada ağırlıklı gündem ise: siyasete kurban edilmiş meslek liselerinde üniversiteye girişte uygulanacak kat sayı oranının tespiti. Ancak şura milli olmasına rağmen cumhurbaşkanı katılmıyor. Başbakan katılmıyor. YÖK başkanı veya temsilcisi katılmıyor. Sayın bakan 43dk bilinenleri tekrar eden bir konuşma yapıyor. Müfredat içine yeni dersler alınması ve mevcut derslerin saatlerinin artırılması taleplerinin gelebileceği, bunun da özgür düşünce adına yapılmış talep olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Sayın bakanın milli eğitim politikası: bakanlık üst kademeden başlayarak özellikle talim ve terbiye kurulu olmak üzere bütün teşkilatında kadrolaşma yapmaya ve milli değerleri yok edip onların yıkıntısı arasından manevi değerleri yükseltmeye çalışmak ve bakanlığındaki ihalelerde şeffaf olamamak olarak özetleniyor. Yani siyasi davranmak, siz siyasi davranınca karşınızda da siyasi bir blok oluşuyor. Laikliği ortaya koyanlar. Siyaseten sayın bakan gibi düşünmeyen sosyal demokratlar, sosyalistler, milliyetçiler de karşı bloku oluşturuyor. Kimse diğerine güvenmiyor. Şu günlerde 2007 bütçesi açıklandı. Bu bütçede eğitime ayrılan pay 2006 yılına göre düşüyor. Bu hükümet eğitim ve öğretime özel sektöre devredip işin içinden kurtulmak istiyor. Bu ülkede işsiz sayısı % 2225 iken, 15 milyon insan açlık sınırında yaşarken milli gelirin % 80’ini 2,5 milyon insan alırken, hala okula gönderilmeyen binlerce çocuğumuz varken, PARALI EĞİTİMİ her yerde yaygınlaştırmak kimin işine yarayacak…?

Üniversitede öğrenci olmanın bedeli aylık asgari ücretin 1,5 katı ise: asgari ücretli çocuğunu üniversitede nasıl okutacak?

Okullarında şiddetten geçilmeyen, kalite bulunmayan, olayın maddi ve manevi boyutlarını tam ortaya koymayan bir milli eğitim şurası, ülkenin milli eğitim politikasını belirleyemez. Özgür düşünceden, demokratlıktan dem vuranlar, önce kendi yaptıklarını bu anlamda bir kez eleştirsinler.

Bu şura gündeminde bir başka önemli başlık ise: AB sürecinde Türk eğitim sistemi ve küreselleşmenin eğitim sistemimizi etkileri konusudur. Bu çok önemli bir konudur. Çok uluslu şirketler küreselleşme olgusu adı altında AB politikalarıyla da uzlaşarak milletimize her konuda dayatma (dönüşüm) yaptıkları gibi milli eğitimde de dayatma yapmaktalar. Eğitim dili, Edebiyat, milli kültür, Tarih, inanç konularında maalesef dayatmaları devam ediyor.

Şurada olumlu kararlar çıksa bunları uygulayacak siyasi irade olacak mıdır? 17. şura başında inandırıcılıktan uzak ön yargılı ve seçime endeksli siyasi bir görüntü vermiştir. Milli meselelerde inandırıcılığını kaybetmek sonuca gitmeyi daima zorlaştırır. Havanda su dövmek için şura toplamak zaman israfından, maddi kayıptan öteye geçemez. Keşke giderek milli olmaktan çıkan bu eğitim sistemine çare olabilse..! Milli düşünmeyenlerin milli eğitim şurası düzenlemesinin hiçbir yararı olmayacaktır.

17.11.2006

Bu yazı toplam 577 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim