• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

18 Mart 1915 ÇANAKKALE GEÇİLMEZ DESTANININ 95.YILI

Mustafa Öz

Türk milletinin destanlarla dolu (Ergenekon ile başlayan) binlerce yıllık tarihi geçmişinde Çanakkale Destanının müstesna bir yeri var.

Üç kıtada Cihan İmparatorluğu kurmuş Osmanlı, özellikle Hıristiyan Dünyasının BİLİNÇALTINA YOK EDİLMESİ GEREKEN BİR Devlet olarak yerleşmişti. İstanbul'un fethi ile başlayan süreçle Osmanlı Balkanları almış, Viyana önlerine kadar ilerlemiştir. Haçlı seferleri islam orduları dışında bir tek TÜRK MİLLETİ İÇİN (OSMANLI) tertip edilmiştir. Ne yaptılarsa Türk insanının İLAHİ- KELİMETULLAH için yaptığı mücadeleyi ve azmi inancı kıramayan BATILI DEVLETLER, ülkede yönetim zafiyeti, ekonomik sömürge uygulaması ile Osmanlıyı güç durumda bırakarak, HASTA adam ilan ettiler. Osmanlı Devleti çok dinli, çok kültürlü ve çeşitli etnik topluluklardan meydana gelmiş bir Devlet olmasına karşın, 1299'dan 1923 yılına kadar resmen 624 yıl sınırları içinde yaşayanlara Adalet ve Barış içinde hükmetmişti.

Hasta adam ilan edilen Osmanlıyı kaybedilen topraklar, kuşatılan ekonomik sıkıntılar bile tam yıkamamış teslim olmasını sağlayamamıştı. Son bir hamle ile itilaf devletleri teslim almayı hedeflemişlerdi.

Teknik donanımları, asker sayıları itibariyle Osmanlı ordusu ile kıyaslanamayacak üstünlüğe sahiplerdi. 30.000 km²'lik alanda: Yiyecek, giyecek ve silah yönünden yetersiz olan Türk ordusunu kısa sürede yok edip, Çanakkale'yi geçeceklerdi. Oysa silah ve mühimmatı kullanacak insanda inanç ve iman gücü olmalıydı. Bu güç Türk insanında vardı. Göğüs göğse yapılan çarpışmalarda ve 57.Alayın tamamında olduğu gibi göz göre göre ölüme atlayarak: Conkbayırı'nda, Kilit bayırında, sargı yerinde, Saroz körfezinde öyle çarpışmalar yaşandı ki mermiler öyle sıklıkta atıldı ki: HAVADA BİRBİRİNE çarparak kaynak yaptı. 1m²'lik alana 6000 mermi düştü. Çanakkale geçilemedi. Türk Milleti varını yoğunu ortaya koydu. Ancak Çanakkale'den 4 yıl sonra 1918'de İSTANBUL Boğazına Düşman gemileri dayandı ve İSTANBUL işgal edildi. O dönemde düşmanın yerli işbirlikçileri artık yorulduk, MANDA ve HİMAYEYİ kabul edip bu işgalden kurtulalım diyordu.

Bugün iyisiyle kötüsüyle tarihimize sahip çıkmamız gerekirken tarihin bazı evrelerini var, bazılarını yok sayan geçmiş zihniyeti eksikler Çanakkale'yi sahipleniyor, Sarıkamış'ı sahipleniyor. Ama Kurtuluş mücadelesine (Sakarya'ya, Dumlupınar'a 30 Ağustosa) tavır koyuyorlar. Bu sahtelik, ikiyüzlülük hiçbir karşılık beklemeden milletinin bekası için çarpışıp seller gibi kanının akıtılmasına milleti için razı olan şehitlerimizin, gazilerimizin tertemiz RUHLARINI da incitiyor. Tarih bir bütündür içinde kusurda vardır, göğüs kabartan hadislerde. Ama tarih ibret için vardır. Tekerrür için değil. Bugün Tarih tekerrür etmektedir. Niçin yerli işbirlikçileriyle Ülke Siyaseten ve Ekonomik yönden tam bir kuşatma altına alınmıştır.

Kim bu işbirlikçiler derseniz, bu milletin irfanı onları ortaya çıkaracaktır. Çıkarmaktadır.

Ruhun şad mekanın cennet olsun ey Peygamberin de övgüsüne mazhar olmuş Ecdat!

19.03.2010


Bu yazı toplam 916 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim