• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

18 Mart Şehitler Haftası kutlamaları ve düşündürdükleri

Mustafa Öz

            19.03.2004

Dünyada insanoğlu olduğu müddetçe; savaş da hep olmuştur. Bundan sonra da olacaktır! İlk kavga iki kardeş HABİL ile KABİL arasında çıkmış, ondan sonra da hiç duraksamadan devam etmiştir.

Savaşın karşıtı; barıştır. Barış temenni etmekle sağlanamaz. Barışı doğuran sebepleri artırmakla sağlanır. Dünyada haklar: Ekonomik ve siyasi güçle alındığı sürece insanların birbirlerini hor görmeleri, sömürmeleri sürdükçe, sevginin yerine zıtlıklar artırıldıkça, ihtiraslar devam ettikçe; savaşlar da devam edecek!..

Savaş demek KAN, GÖZYAŞI, BASKI, HAKSIZLIK, ekonomik kayıp, insanın insanı yok etmesi demektir. Savaşın ulvi ve mantıklısı olmamakla birlikte, haksızlığa karşı, inancı ve insanlığı yok etmeye, vatanı işgale, kültürel değerlerimizi talan etmeye yönelen bir kalkışma varsa buna karşı durmak SAVAŞ yapmak en kabul edilebilir olanıdır.

İnsanın en değerli varlığı CANIDIR..! Birbirimize yerine göre bir kalemi bile karşılıksız vermezken CANINI verebilmek tarifi yapılabilecek bir şey midir?

Türk insanı: hürriyetine, inancına ve vatanına, kültür değerlerine karşı bir kalkışma olduğunda en kutsal değeri olan canını vermekten dün de, bugün de hiç çekinmemiştir. Milletimizin ÇOK DÜŞMANLARI olmuştur. Şu an yaşadığımız coğrafya (vatan) bu nedenle adeta kanlarımızla sulanmıştır.

Bu ülke için, bu bayrak için, bu din için mücadele ederken CANINI hiçe sayıp ŞEHİT olanlara karşı bizim de VAZİFELERİMİZ OLMALIDIR. Çanakkale Savaşları 30 km’lik bir alanda dünya harpleri için de göğüs göğüse 1 milyon insanın çarpıştığı eşi benzeri görülmemiş bir mücadeledir. Bu savaşta Türk insanı tarihimizin şanlı sayfalarına kahramanlık, insanlık DESTANLARI YAZMIŞTIR. 250.000 vatan evladı şehit olmuştur. Karşı tarafın isen bizim iki katımız kadar ASKERİ ölmüştür.

Kan ve gözyaşı hiç durmamış: balkan harbi, Kurtuluş Savaşı, TERÖR gibi nedenlerle insanımız ŞEHİTLİK MERTEBESİNE erişmek için uçar gibi gitmiştir.

Bu gün en kutsal varlığı olan CANINI veren şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. Mekanlarının cennet olmasını diliyoruz. Ancak bu insanlara layık olabildik mi? Bu insanlar kanlarını, canlarını verdiler de biz bu sonucu anlayabildik mi? İşte bu noktada ÇOK CİDDİ tereddütlerim var.

Milletimiz TERÖR adı altında içine düşürüldüğü bataklık sonucu (KOMÜNİZME GİDİŞ-BÖLÜCÜLÜĞE GİDİŞ-TEOKRATİK DEVLET ÖZENTİSİ) binlerce vatan evladını ve çok ciddi ekonomik değerleri kaybetti. Hala da kaybetmeye devam ediyor. Ateş düştüğü yeri yaktı. Bu insanlar niçin ŞEHİT OLDULAR? Vatan bölünmesin, bayrak inmesin, ezan dinmesin ve bağımsızlığımız elden gitmesin diye.

Peki: dün Vatan-Millet-Sakarya diye bu kutsal değerleri alaya almadılar mı? Evet. Bugün bağımsızlık, kültürel değer, inanç ,vatan kavramları, bayrak kavramlarıyla ilgili kaygısı olanlara ne diyorlar? Çağdaşlıktan uzak, GLOBAL DÜŞÜNCE UFKU OLMAYAN herşey için vehim üreten ABTAL VATANSEVERLER! Katı tutumlu (RADİKAL) bir grup insan!

Vatanı ekonomik bir değer, bayrağı bir bez parçası, ezanı lüzumsuz gürültü, bizi biz yapan değerleri yok sayıyorsanız, o zaman niçin ŞEHİTLER GÜNÜ kutluyorsunuz? Hangi yüzle onların kabrine gelip sahtekarlık yapıyorsunuz?

Herşey TÜCCAR KAFASIYLA değerlendiriliyorsa; bir insanın canının bedeli sizce ne kadar? Ekonomik değerlerinizi korumak için canını verecek kadar size bağlı adamın değeri ne kadar? Ya da başkasının KANININ ÜZERİNE MANDACILIK, HİMAYECİLİĞİN size getirisi ne kadar? Bu soruların cevabı ŞEHİTLER HAFTASI’nda verilmeli ki...ölüme ana kucağına koşar gibi giden bu şehitler bize kul hakkını helal edebilmeli. Biz de yüzümüzün akıyla onların huzuruna çıkabilmeliyiz. Ama bazıların İKİ YÜZÜ VAR kolaylıkla değiştirip biz DEĞİŞTİK diyorlar. Ey şehit kardeşlerim, biz onları tanıyamıyoruz. Ama sen tanırsın... Senden hem milletimiz, hem Allah razı olsun... Lütfen milletini, vatanını, değerlerini, peşkeş çekenleri, satanları, almaya alanları affetme, onlara hakkını HELAL etme!..

1993-1995 yıllarında HAKKARİ dağ VE KOMANDO TUGAYI’nda komutanlık yapan Tuğgeneral OSMAN PAMUKOĞLU’nun birebir yaşadıklarını anlattığı “UNUTULANLAR DIŞINDA DEĞİŞEN BİRŞEY YOK” kitabını okuyarak, vatan sevgisini, şehitliği, kahramanlığı, vefasızlığı, vurdumduymazlığı, ikbal için küçülmeyi, hainliği, satışın adiliğini, yiyecek bir çorbası olmayanların ŞEHADETE nasıl uçarcasına gittiğini: okumanızı ve ibret almanızı tavsiye ediyorum. Günümüzün tuzu kuru KARTELCİ MEDYASININ baykuşları; kendilerini siyasetçi sanan mandacılar, himayeciler, ülkesini başkalarına şikayet edenler. Herşeyi paraya tahvil eden dünün İslamcıları, komünist libosları, dönekleri, satılmış ve kuşatılmış kafalılar okuyun. Vicdanlarınızda zerre kırıntı varsa harekete geçirin, ŞEHİTLERİN KARŞISINA İKİ YÜZLÜ olarak değil, DİK ALINLA İNANÇLI ÇIKIN!..

Bu ŞEYTAN kılıklılara bakılırsa ülke ve millet için ŞEHİT olacak insan bulunmaz. Ama Türk insanı, hiçbir zaman inancını yitirmedi. ACI ÇEKİYORSUN ŞEHİDİM, ancak hala bu milletin değerleri için, vatan için, bayrak için, imanla şehadete koşacak BİNLERCE KİŞİ VAR. MEZARINDA RAHAT UYU... Allah senden razı olsun..!

Bu yazı toplam 360 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim