• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

19 MAYIS'IN ANLAMI

Mustafa Öz

Türk tarihinde kutlanması gereken nice günler vardır. Bunlardan biri ve önemlisi de 19 Mayıs 1919'dır. Bu tarih Anadolu'da yeni Türk devletinin temellerinin atıldığı (MİLLİ MÜCADELENİN BAŞLANGICI) ve Türkiye cumhuriyetinin başlangıcıdır. Gazi Mustafa Kemal NUTUĞU bu olayla başlatıyor. Doğum gününü soranlara da 19 Mayıs tarihini işaret ediyor.

Osmanlı imparatorluğu devrin batılı güçlerince hasta adam ilan edilmiş; ekonomik ve siyasi yönden tam bir kuşatma ve acz içerisine alınmıştı. Birinci dünya savaşı, Balkan savaşları Kafkaslardaki mücadeleler, Çanakkale savaşı, Trablusgarp, Arap yarım adasında verilen mücadelelerle sürekli toprak kaybederek Anadolu yarım adasına ve Edirne'den İstanbul'a kadar olan bölgeye sıkıştırılmıştır. Mondros müzakeresi ile ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen Sevr dayatması ile Osmanlı yok edilmek üzere hazırlık yapılıyordu. İstanbul'da bulunan saltanat makamı güçlü bir çıkış ortaya koyamadığı gibi tam teslimiyet içerisinde hareket ediyordu.

Ülkenin kurtuluşuna kafa yoranlar kurtuluşun milletin azim ve kararı ile ve milletin kararlı mücadelesi sonunda kazanılacağını belirtseler de ortada belirgin bir uygulayıcı görünmüyordu.

Özellikle bazıları kurtuluşun MANDA ve HİMAYEDEN geçtiğini savunuyor. Kimileri AMERİKA mandasının uygun olduğu işaret ederken, bazıları da İngiliz himayesinden bahsediyordu.

Mustafa KEMAL 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geldi. İstanbul'da kaldığı 6 aylık süre içinde vatanın kurtuluşu için yapılması gerekenleri padişahla, sadrazamla, devrin ileri gelen aydınlarıyla ve paşalarla görüştü. Kurtuluşa giden yolun temel il-kelerini bu dönemde ortaya koydu. Milli mücadele Anadolu'dan başlatılacak, hiçbir surette alınan görev terk edilmeyecek mücadele gayri resmi tarzda sürdürülecekti.

Dokuzuncu ordu kıta müfettişliğine atandıktan sonra 19 kişi ile 16 Mayıs 1919'da bandırma vapuruyla Samsun’a doğru yola çıktı. Kendisine can güvenliğinin olmadığı ısrarla söylendi ise de; karadan gidişin daha tehlikeli olduğu ortaya çıkınca denizden 19 Mayıs 1919'da SAMSUN'A ayak bastı.

Onun Anadolu'ya çıkışı bu milletin yeniden şahlaşının da başlangıcıdır. Amasya görüşmeleri sonucu yayınlanan tamim işin özünü oluşturdu. Sivas ve Erzurum kongreleri milli kararlılığı ortaya koydu. Artık silkinme zamanı idi. Manda ve himayeye teslim olmak yerine milletin azim ve kararı ile milli egemenlik kazanılmalıydı…! Mili egemenlik, milletin iradesini hâkim kılması nedeniyle

DEMOKRASİNİN 'de temel şartıdır.

ATATÜRK'E göre milli egemenlik; devlet ve milletin geleceğine amil ve hâkim unsur olması gereken en önemli bir değerdir. Milli egemenlik; adaletin, hürriyetin, eşitliğin dayanağı ve milletin namusu, haysiyeti şerefidir. Bu sebeple milli egemenliği devletin temel unsuru haline getirmiştir. Buradaki en önemli amaç; siyasi, ekonomik ve sosyal yönden yabancı etkilerden uzak milli iradenin sonucu oluşmuş bir toplum meydana getirmektir. Kazanılan zaferler (KURTULUŞ SAVAŞI) milleti bu sonuca götürmüştür.

Atatürk “milli hâkimiyet öyle bir nurdur ki onu karşısında zincirler kırılır, taç ve tahtlar yanar, yok olur” demiştir.

19 Mayıs 1919 kişisel egemenlikten (padişahlıktan) milletin egemenliğine geçiş sürecinin başlangıcıdır. Amasya tamimi ise milli egemenliğe giden yolun ilk adımıdır. Amasya tamiminin diğer en önemli yönü ise: Türk milliyetçiliği akımının inkılâbın temel felsefesinin haline gelmesinin değerlendirilmesidir.

Milli egemenliğin en önemli kilometre taşlarından birisi de, son Osmanlı meclisinin 28 Ocak 1920'de aldığı tarihi MİSAK- MİLLİ kararlarıdır. Misak- milli kararından sonra 16 Mart 1920'de İstanbul İngilizlerce işgal edildi. 19 Mart 1920'de Atatürk'ün genelgesi ile Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanması tamim edildi. İstanbul'dan gelebilen ve Anadolu'dan yeni seçilenlerle ANKARA'DA 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Böylece hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir ilkesi tescil edilmiş oldu. Bu ilke 20 Ocak 1921 'de kabul edilen ilk anayasada da yerini aldı.

NEDEN 19 MAYIS GENÇLİK BAYRAMI

ATATÜRK ülkenin geleceğini gençlere emanet etmiştir. Milli egemenliği onlar koruyup kollayacak, ülkemizi muasır medeniyete onlar taşıyacaktı. Gençlere öyle anlamlı bir gün hediye etmeli ki o günün anlamı onlar için ÜLKÜ olsun. O gün bağımsızlığın, milli egemenliğin, onurun, şerefin, hürriyetin kilometre taşı olan 19 Mayıs 1919 olacaktı…!

Tarih ders alanlar için ibret verici sayfalarla do-ludur. Ancak ders almasını bilmek için TARİH ŞU-URUNA sahip olmak gerekir. Bu şuura erememiş olanlar ders çıkaramazlar. Aradan geçen 88 yılda dış düşmanlarımız 19 Mayıs'ı unutamadıklarını her fırsatta göstermektedirler. Yeniden SEVR dayatmalarıyla örtüşen isteklerle karşı karşıyayız. İçerde de teslimiyetçi bir ruh haliyle hareket eden beyinleri kiralık aydınlar, iş birlikçiler, siyasiler var. Var olmaya da devam edecek.

Gençliğe düşen görev yılgınlığa kapılmadan milli benliğimize, milli egemenliğimize sahip çıkmaktır. Bugün dünden daha kötü değildir. Ne Mutlu Türküm Diyene. Gençlik ve spor (milli egemenlik) bayramınız kutlu olsun.

18.05.2007

Bu yazı toplam 577 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim