• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

2 DEPREM ARASINDA BOLU -1-

Mustafa Namdar


Yaşadığımız coğrafya deprem kuşağı üzerinde ise, olanlardan ders alarak hazırlıklı olmak, acıyı en az zararla atlatmamıza neden olur. Aksi durum hüsrandır, gözyaşıdır, ölümdür. İki deprem arası, birincisini depremle ilgili hiçbir bilginiz yoksa, hazırlıksız yakalanmış olur, depremin hükmüne karşı koyamaz, meydana getirdiği acının faturasını en ağır bedelle ödemeye mahkum oluruz.

Kurum, kuruluş ve birey olarak en küçük afetlerden dersimizi alamadığımızda, büyüklerinde ölümden kaçışı zora sokuyoruz. İşte birbirine yakın zaman diliminde yaşadığımız 1944-1957-1967 ve 1999 depremleri. Söylemler ve feryatlar birinin kopyası gibi. Çürük zemin, noksan ve kalitesiz malzeme ve işçilik. Mevcut binalarda usulsüz çıkmalar, kolon ve kirişlerde yapılan tadilat ve kesmeler. Birleşik nizamlarda kat yüksekliklerindeki kat farklılıkları. Sonuçta, nerede bu devlet? Nerede bu Kızılay? Feryatları. Biz devletin neresindeyiz? Biz canımız, cananımız, malımız ve mülkümüzün neresindeyiz? Sorularının cevabı için kendimizi hiç zorlamadığımız görülür şu yaşadıklarımızın sonucunda.

Prof. Dr. Sn. Ahmet Mete Işıkara’ nın konferansında konuşan Batı Karadeniz Afet Yönetim Merkezi Müdürü Sn. Mustafa Yılmaz ‘’ afet sonrasında nasıl hareket edeceğimizi bilmiyoruz’’diyordu. Oysa bunu biliyorduk. Türk Kızılay Genel Merkezinde Kızılay şubeleri yönetimlerinde çalışırken bizden Zehra Erhendekci, ben ve Ahmet Karageyik bu konuda bir hafta süreli Ankara’ya kursa gittik. Başka bölgelerden gelenlerde vardı. Afetin öncesi ve sonrası en az zararla atlatılması konusunda toplum liderleri yetiştirmekti kursun amacı.

Bizler aldığımız bilgileri, toplumla iç içe olan öğretmen, muhtar ve imamlara aktardık. Amaç afet sonrası zararı en aza indirmek. Burada muhtarlar mahalle halkının durumunu, toplanma bölgelerini, dağıtılacak yardımların planlaması ve koordinasyonunu sağlayacak ekiplerle iletişim kuracaklar. Öğretmenler öğrencilerini, imamlar cemaatlerini bu konularda bilgilendirecek, panik atağı ve karmaşayı önleyecekler.

Şimdi ben soruyorum olası bir afet sonrasında bu toplum liderlerinin görevlerine ait Acil Afet Eylem Projesi kapsamında Afet işleri müdürlüklerince bir çalışma yapılıyor mu?

Toplanma bölgeleri. Çadır. Battaniye ve gıda dağıtımlarında nasıl bir ekip çalışması olacak, bunun planlaması yapılıyor mu?

Hasar tespit çalışmalarında kim kimin yanında olacak? Nasıl bir iletişim ağı kurulacak? Kimin enkaz altında kalıp kalmayacağı belli değilken bu çalışmalarda yedek listeler hazır mı? Her zaman olduğu gibi deprem sonrası gene herkes nerede bu devlet diye konuşturacak mı?

Aslında bir çok şeyi biliyoruz da belki planlama yapamıyoruz.

15.11.2011

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim