• BIST 82.270
  • Altın 147,180
  • Dolar 3,7763
  • Euro 4,0329
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

2005 YILI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Mustafa Öz

            07.01.2005

Her yeni olan şeyin al benisi, çekiciliği ön plandadır. Yaşlı kıtanın yeni bir yılının al benisinin, çekiciliğinin yüksek olduğunu söylemek mümkün değilse de;

Bütün insanlığa yeni yılda barış, huzur ve adalet sağlık dolu günler diliyorum.

Dünya da acımasız bir sömürü ve buna bağlı adaletsizlik olduğu sürece, yıllar eski yaşananların izlerini silmek, yeni yaşanacaklara kapı aralamaktan başka bir işe yaramıyor.

Emperyalizm o kadar güçlendi ki; kendi çıkarı için her metodu mubah sayıp kullanıyor. TERÖRİSTİ bizzat besliyor büyütüyor. Terörden şikayet ediyor. Atom bombası yapıyor. Atıyor. Çevre felaketine sebep oluyor. Katliama sebep oluyor. Sonra dönüp silahsızlanmadan bahsediyor. İnsanları açlık ve sefalete, fuhuşa sürüklüyor. Güçlü olan; Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışıyor. Arkasından DİNLER ARASI DİYALOG ve MEDENİYETLER ÇATIŞMASINA SON verelim çağrıları yapıyor. Okyanuslarda, çöllerde, uzayda istedikleri denemeleri yapıp DÜNYANIN DENGELERİNİ BOZUYORLAR. Atmosferde meydana gelen DELİK, ASRIN FELAKET ZİNCİRİNİ oluşturan 1999 depremi, 2004 yılı son günlerinde meydana gelen HİNT OKYANUSUNDAKİ 200.000 insanın ölümüne; milyarlarca dolar zarara sebep olan deprem. Ülkelerin Dini ve Etnik ayrımcılık sonucu içine düşürdükleri KAOS neticesinde oluşan kan, gözyaşı, bataklığı bütün bunlar yeni yıldan umutlu olmamızı engelliyor.

İnsanlığa mutluluk getirmek üzere ortaya atılmış İDEOLOJİLER (MARKSİZİM ve KAİTALİZİM) İLAHİ nizamları hiçe saydıkları için hiçbir şey teoride olduğu gibi olmamış. Aksine insanlık onuru, şerefi, adalet, hoşgörü, paylaşım, hakkına razı olma, güçlüye karşı zayıfı koruma, savaş yerine barış ve uzlaşma bir tarafa bırakılarak DÜNYAMIZI YAŞANMAZ hale getirmiştir.

İslam inancına göre İLAHİ DÜZEN bir gün son bulacaktır. Bu gelişmeler özellikle de son depremde meydana gelen TSUNAMİ yok oluşun hiç de zor ve hayal edilemeyecek nitelikte olmadığını göstermiştir. Binlerce insan birkaç dakikada yok olmuştur. Dünyayı avuçlarının içine aldıklarını haykıran KÜRESEL LEŞ KARGALARI, bu yok oluşun asıl hazırlayıcıları olduklarından sonucu seyretmekle kalmışlar. Çığlıklar onları büyük ihtimalle mutlu etmiştir.

İnsanlık bu kötü gidişi görmesin diye parlak ışıklar, güzel mekanlarda VUR PATLASIN ÇAL OYNASINLA kutlama yapmaktadır. Bu bir aldatmaca, İLİZYON (SİHİRBAZLIK) hareketidir. Gözlerine perde inmiş olanlar bu YENİ DÜNYA düzeninin (GLOBAL KAPİTALİZM) kimlerin işine yaradığını, kimlerin kurgusu olduğunu görmeleri ve gerçekleri İNSANLIĞIN ONURU, GELECEĞİ açısından haykırmaları gerekiyor. Yedikleriniz, içtikleriniz, kazandıklarınızla sizin de bir ÖMRÜNÜZ var. Sizde birgün yok olacaksınız. Ruhlarınızın ebediyen esir kalmaması için yok olmadan önce insanlık için vazifelerinizi yapın. İnsanlık da o zaman nice yılları mutluluk ve sıhhat, barış içinde kutlayabilsin.

YENİ YILDA TÜRKİYE VE BOLU

Ülkemiz içerde yönetilememenin biriktirdiği sıkıntıları aşmaya çalışıyor. Dışarda ise kendisine karşı kurulmuş olan komploları ve ön yargıları kaldırmaya, çakışıyor. Bunun içinde tek çözüm olarak; DEĞİŞİM VE YENİ BİR MEDENİYET PROJESİ DİYE AB'ye ne pahasına olursa olsun girmeye gayret gösteriyor. Bu amaçla yapılan çalışmalar sonunda ülkemiz ucu açık, siyasi yatırım ve tuzakların bol bol yer aldığı Kıbrıs şartının aşılması koşuluyla 3 EKİM 2005'de görüşmelere başlama tarihi aldı. Bu sonuç 15-20 yıl sonra bizi muhtemelen özel statülü bir AB üyeliğine taşıyacak.

Peki bu süreçte Türkiye ekonomik ve siyasi problemlerini aşabilecek mi...? Siyasi problemin en başında Ayrımcılık (bölücülük), dış siya-set ve yönetim sorunu gelmektedir. Şayet Türkiye Federasyon veya başka nedenlerle bölünmez ve birlik beraberlik içinde kalabilirse ekonomik sorunların aşılması mümkün; Değilse çok zor görünüyor. 2005 yılında işsizlik, gelir dağılımındaki bozukluk, bölgeler arası kalkınmadaki eşitsizlik ve ödenmesi gereken 148.4 katrilyon (102 milyar dolar) iç ve dış borç; Küresel güçlerin dış siyasetimize baskısı toplumun inanç ve kültür temellerinin dinamitlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması. Bölücülerin iç ve dış dinamiklerin cesaretlendirmesiyle faaliyete geçecek olmaları nedeniyle pek de umutlu görünmüyor.

Bolu, Türkiye'nin 14 numaralı ili olduğuna göre, bu sorunları aynen yaşayan bir yer. Özelde ise 1999 depremi ile ekonomik krizin yarattığı girdaptan çıkmaya çalışıyor. Bolu merkez ilçeye göre her şey iyi görünüyor...! Kıbrısçık, Seben, Dörtdivan, Mengen, Göynük, Mudurnu, Yeniçağa ve Gerede'den bakıldığında bu pembe bulutlar dağılıp yerini karamsar bulutlara bırakıyor.

İlçelerin kalkındırılması, Bolu'nun teşvikten yararlandırılması, özellikle işsizliğin azaltılması, hava kirliliği, trafik, üniversite öğrencilerinin barınma, sosyal sorunlarının çözümü, çarpık şehirleşmenin düzeltilmesi bunlar da Bolu'yu bekleyenler.

Aynaya ne yansırsa o görünür. Siz sadece ışık tutarsanız en parlak şekilde yansır. Ama ülkenin fotoğrafını koyarsanız onu yansıtır. Tercih sizin.

Bu yazı toplam 276 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim