• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 15 °C

2020 yılında olmaz dediğimiz bir çok şeyi yaşadık

Cevat Özsoy

 

2020 yılının ilk aylarında, ülkemiz de vuku bulan çığ, deprem ve uçak kazı gibi can yakıcı felaketlerle karşılaşınca, 2020 yılı pek hayırlı gelmedi diye yakınmış, yakında Dünyayı sarsacak gibi görülen korana virüs belası ile karşı karşıya gelebiliriz diye de bir not düşmüştük.

Gerçekten, virüsün ülkemiz de görünmesi ile beraber, olmaz dediğimiz bir çok şeyi yaşamak zorunda kaldık.Neredeyse bir yıldır çok farklı bir hayatımız oldu.

Belki de İslam tarihinde, ilk defa, camiler cemaatsiz bir Ramazan geçirdi. Coşkulu teravih namazları, geniş kutlamalı iftarlar hepsi birden hayatımızdan çıktı. Yasaklamalar karşısında Ramazanı Ramazan sız geçirmek gibi bir duyguya kapılsak ta, kendimizi toparlayıp,  tıpkı Peygamberimizin Hıra dağına çekildiği gibi, kendi dünyamıza çekilip, nefs muhasebesi yaptık. Yine sahura kalktık, oruç tuttuk, evlerimizi camiye çevirip çoluk çocukla beraber teravihnamazını ve diğer namazları eda ettik. Ramazan bayramını bayram gibi kutlayamadık; ama iletişim araçları ile dostlarımızın bayramını tebrik ettik. İnşallah gelecek Ramazan Bayramında, gerek insanların virüsü yayılması konusundaki hassasiyeti, gerekse gelmeye başlayan aşılar sayesinde, bir daha böyle bir ramazan yaşamayız.

2020 yılı bize hayatımızın nasıl bir anda değişebileceğini gösterdi.

Gerçekten, insanın rahatça dışarıya çıkabilmesinin, dostları ile yan yana gelebilmesinin nasıl bir nimet olduğunu yaşayarak gördük. İnsanlarla müsafa etmek, sarılmak, gönül sohbetlerinde, oturmalarında bulunmak meğer ne büyük nimetmiş

Bu arada, insan ömrünün epey uzadığına sevinirken, 65 yaş üstü diye bir sınıf çıktı ortaya… Bizde kendimizi bu sınıfın içinde bulduk. Adeta bu insanlara “otur oturduğun yerde,yaşadığına şükür et” dercesine ayırımcılığa tabi tutuldu. Bir yerde müebbet hapse mahkum etmek gibi sakat bir anlayışa sar ılınıldı. Halbuki,böyle bir dönem de ayrımcılığa gitmeden de bazı önlemler alınabilirdi. Şu bir gerçek ki, hareketsiz ortam, en az virüs kadar tehlikelidir.

Virüs yayılıp vakalar artmaya başladığı ilk dönemlerde, 65 yaş üstünde olan komşum, yakındaki markete gider; ama 65 yaş üstü olduğu için kapıdan çevrilir. Seben ilçemiz köylerin de iki yaşlı büyüğüz bahçe sulama kavgasına tutuşur. İş darp etmeye kadar varınca, her ikisi de ilçe karakoluna şikayete giderler, giderlerama,65 yaş üstü oldukları için, sokağa çıkma cezası ile karşı karşıya gelirler. Ceza karşısında her ikisi de sessizce köylerine döner.

İşte böylesi komik, dramatik olayların yaşandığı ve hala yaşamaya devam ettiği bir dönemdeyiz.

 Elbette ki, her günün sonunda,Bakanlığın açıkladığı turkuaz renkli tablo içimizi karartıyor.Açıklanan ölen ve ağır hasta saylarının içinde kim bilir kimlerin canları ciğerleri var…

Bu durum karşısında yetkililere de hak veriyoruz; amabura da, yasaklamalardan daha ziya de, bizler de büyük görev düşüyor. Bu beladan nasıl korunacağımız konusunda bilinçli olmamız gerekiyor. Öyle, “bana bir şey olmaz” düşüncesinde olmamak lazım.Nefes alamayıp çırpına çırpına boğularakölmek hep başkasının başına geleceğini düşünmemeliyiz.

Yetkililerin ve uzmanların sık sık dile getirdiği maske, mesafe ve temizlik kurallarına titizlikle uyalım. Yakınlarımızı, sevdiklerimizi uzaktan sevelim.

Artık, küçümsediğimiz maske bir yaşam tarzımız oldu. Daha epey bir süre vazgeçilmez biraksesuar olacak gibi görünüyor. Sabahleyin evden çıkarken telefon, anahtar ve gözlük gibi unutulmazların yanında, maske de unutulmazların arasına girdi.Ayakkabısız sokağa çıkmadığımız gibi maskesiz çıkamayacağız.

Hülasa, 2020 yılında olağan dışı olaylarla, olağan dışı bir yılı geride bıraktık.

Temennimiz ve dualarımız bu virüs belasından bir an önce kurtulmaktır.

Kalın sağlıcakla…

Bu yazı toplam 3290 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim