• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 11 °C

23 Nisan ve hafızasını kayıp eden bir nesil

Cevat Özsoy

Geçen  hafta meclisimizin 96’ncı açılış yıldönümünü kutladık. Maalesef, Türk tarihinin bu çok önemli gününde, çocuk bayramı yönü öne çıkması işin esası gölgelenmektedir. Halbuki milli egemenlik yönünün vurgulanması, o günkü ruh’un çocuklara anlatılması çok daha önemlidir.

Belki de Atatürk 23 nisan’ı çocuklara armağan ederek, o günün çocukları büyüyünce Meclise sahip çıkmasını düşünmüş; ama, daha sonra büyüyen çocuklar zaman zaman Meclisimizi kapatsalar da, bu gün çalışan bir meclisimiz var.

23 Nisan 1920’de açılan ilk meclis, belki de, Türk tarihinin en demokratik  meclisi idi. Orada her fikir, her renk,her ses temsil ediliyordu. Din ve millet kavramı önemliydi. Her vekil halkın içinden süzülüp gelmişti.

Mustafa Kemal kendi imzası ile tüm yurda gönderdiği tamimde: özetle, 23 Nisan Cuma günü Cuma namazından sonra Ankara da B.Millet Meclisi açılacaktır. Açılış günü Cuma’ya denk getirilmekte, bütün milletvekilleri ile Hacı Bayram Cami’inde Cuma namazı kılınacak,namazdan sonra  Peygamberimizin Sancağı sakal’ı şerif taşınacak,Meclis binasına girmeden önce dua yapılacak ve kurbanlar kesilecektir.Bu günden itibaren Vali Bey’in organizasyonu ile Hatim ve Buhari şeriften seçme hadisler okunacak, Cumadan sonra da hatim duası ve memleketin kurtuluşu için dua edilecektir. Her hafta Cuma Namazından sonra Mevlidi şerif okunacaktır.

Bu tebliğin derhal neşir edilip yurdun her tarafına yayılması için her vasıtaya  müracaat edilecektir.

İmza:  Mustafa  Kemal.

21 Nisan’daki M:Kemal’ın bu tamimi Anadolu’nun her tarafına ulaştırıldı.Büyük heyecana sebep olan bu tamimle yurdun her tarafında hutbeler irat edildi.Minarelerden selavat-ı şerifler getirilip dualar edildi. Ankara’da ise, bu tamim doğrultusunda, Cuma Namazından sonra sancak çıkartılıp tekbirlerle Meclis Binasının önüne gelindi. Bursa Mebusu Hacı Fehmi efendiye dua ettirildi.

İşte genç Cumhuriyetimiz böylesi bir heyecanla kuruldu.

İstiklal Savaşı müddetince Meclis, halk, basın, aydınlar ve din adamları inanılmaz bir dayanışma örneği göstermişti. Din ve Millet kavramı hep ön planda idi.

 Böylesi dayanışma içinde kazanılan savaştan sonra Cumhuriyet’in ilanı ile hürriyetçi bir dönemin gelmesi sevinçle karşılanmıştı.

 Daha sonra ise,Demokratik  Meclis kapatılıp yeni vekillerin merkezden seçilerek, bir yerde, seçme hakkının elinden alınması, Batı hayranlığı ile beraber, kendi değerlerine karşı düşmanlık modasının prim yapması halkı sindiriyor, nerden çıktı bunlar deyip küsüyor, devletten uzaklaşıyordu.

Muhalefet sindirilmiş, uçan kuş susturulmuştu. İçinde Kara Bekir Paşanın bulunduğu T H Fıkrasının programında “ her türlü düşünce ve dini itikatlara saygılı olcağız” ibaresi, partinin kapatma sebebi olmuş,kapatılmakla kalmayıp çoğu idamla istemiyle yargılanıyorlardı. Türk Ocağı gibi bir çok milli, sivil örgütlerin kapısına kilit vuruluyordu.

Maalesef, o günün aydın azınlığı, Osmanlı Batıya yenildikçe, Batı ya ait her şeyin üstünlüğünü inanmış, kendi değerlerinden uzaklaşmıştır. Bu durum devlet ile millet arasındaki sevgi bağlarını incitmiş, Devleti millette yabancılaştırmıştır. Bu konu da yazacak o kadar çok şey var ki, bunları bizim bu sütüne sığdırmamız mümkün değildir. Yalnız, önemli gördüğüm bir hadiseyi anlatarak, konuya biraz daha açıklık getirmek istiyorum.

Atatürk, belki de, tek parti görüntüsünden rahatsız olup, Fethi Bey’e parti kurmasını söyler; hatta kardeşi Makbule hanımı parti kurucu listesine yazdırır.Fethi Bey’in kurduğu Serbest Fıkra  ülkede büyük alaka görür.Fethi Bey’in İzmir mitingine inanılmaz bir katılım olur. Halk Fethi Bey’in ayaklarına kapanır, haykırır, kurtar bizi! O hengamede polis kurşunu ile vurulan yavrusunu kucağına alan yaşlı baba , Fethi Beyin ayaklarına serer, “ bu ilk kurban olsun, daha kurban lazımsa veririz” der. yete ki bizi kurtar, meydanda gözyaşı sel olur.

 Bu şehir daha sekiz yıl önce kurtulmamışımıydı. Bu halk kimden kurtulmak istiyor?

Bolu CHP il örgütünün düzenlediği bir konferans için  Bolu’ya gelen Toktamış ateşe, bu konu açılınca, “ bende anlamakta güçlük çekiyorum” dediğini hatırlıyorum.

Bizim bunları dile getirmemiz birilerine düşmanlık veya hayranlık için değildir. Çünkü, bizim Milli ve İslami bakışımız ne kimseye hayranlık nede düşman olmaya izin vermez. Birilerini anlamak için övmeye veya yermeye ihtiyaç yoktur.   Burada önemli olan tarihi gerçekleri bilmek, hafızamızda canlı tutmaktır.

Bizim tarihi gerçeklere bigane kalmamıza ünlü düşünürümüz  Cemil Meriçbiz hafızamızı kayıp ettik” diyerek önemli bir tespitte bulunur.

Bakın biz Kut’ül Amare ile yeni tanışıyoruz. Zamanın süper gücü İngiliz Krallığının on binden fazla askerini esir alarak yenmemiz önemli bir zafer; ama bu gün sosyal medyada “ ben istiklal savaşından başka savaş tanımam”  yorumlarını gördükçe, gerçekten, biz hafızamızı kaybetmişiz.

*******************************************************************************************************************

Kasr-ı kebap açıldı

Bizim Mustafa Cop  gazeteye gelip “karaçayırda yeni bir kebap salonunun açılışı var, mekan çok güzel” deyince, gazetedeki arkadaşlarla gidip görelim, dedik. İyi ki gitmişiz. Geçekten mekan için hiçbir masraftan kaçınılmamış. Kendilerine “ böylesi masraftan  kaçınmıyorsunuz; ama kalifiyeli elaman çalıştırmazsanız verim alamazsınız” dediğimde, Mehmet Bey “biz Adanalıyız, yüksek ücretle kalifiyeli elaman getirdik, adana da adana kebap nasıl yapılıp sunuluyorsa, aynı menü ile beraber müşterimize sunuyoruz, ve fiyatımızda, tıpkı Adana’ da ki gibi, 18 TL’dir” diye cevap verdi.

Bizim gurmeliğimiz yok. Kebap’ın orijinal lezzetinin ne olduğunu  bilmediğimden,kebapla ilgili bir şey söyleyemiyorum; ama mekan sahibinin söylediğine göre, birkaç gün içinde, gündüz tek başına gelenler  akşam  çoluk çocuğu  ile beraber tekrar geliyorlar…

Bu gün artık insanlar, ayda birde olsa, ailecek dışarıda yemek yiyor. Böylesi geniş mekanıyla Kasr-ı kebap önemli bir ihtiyaca cevap verecektir.

Hayırlı olsun diyoruz.

1-(5).jpg

 

Bu yazı toplam 1516 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim