ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 0 °C

24 Kasım öğretmen ve gençlik

Mustafa Namdar

24 Kasım dendiğinde öğretmen, öğretmen dendiğinde eğitim ordularının başkomutanı, milletin başöğretmeni Atatürk akla gelir. O, İstiklal Savaşı’nın kazanılmasından sonra modern Türkiye Cumhuriyeti’nin yaratılması için, eğitim seferberliğinin fitilini ateşlemiş. Kadınıyla erkeğiyle yediden yetmişe başlatılan bu seferberlikte, millet mekteplerinde kurulan kara tahta başında yirmidokuz harfin A-B-C’sini bizzat yazmış.

Aydınlık geleceğin bilime uzanan yol haritasını çizmiş yeni harflerle. 1928 yılında milletinin vefa ve şükran ifadesi olarak başöğretmenlik ünvanı verilmiş teşekkür anlamında.

Aradan geçen elli dört yıl sonra Milli Eğitim Bakanı Sn. Hasan Sağlam’ın aklına gelmiş, bugünü öğretmenlerine armağan etmiş. O gün bugündür 24 Kasım, Öğretmenler Günü’dür. Yani; bugün bizim günümüz. Bizim bayramımız...

Ne var ki bu bayram, her geçen yıl sonbahar yaprakları gibi düşmektedir gönüllerden. Tüm kurum ve kuruluşların önemli günlerinde dolgu malzemesi olan öğretmen yalnız kalmakta, kendi çalışıp kendi oynamakta. Kendi camiamıza ait piramitin tepe noktasında bulunanlar bile, öğrenci ve velilerin öğretmenlerine büyük hediyeler vermemesi için uyarmakta. Meğer bu günü ne hale getirmişiz de farkında değiliz. Çok yazık!!!

Ağaç kurdu gibi kendi içimizde beslediklerimizin kemirisiyle her yıl, biraz daha kan kaybediyor gibiyiz. Akşam evine giderken bir somun ekmeğin hesabını yapmaktan yorgun düşen bedenler şimdi, gelen hediyelerin büyüğünü küçüğünü ayrımaya çalışacak. Ne kadar garip! Ne kadar acı! Çok yazık!!!

Ne demiş başöğretmenimiz? “Ülkenin geleceği gençlere. Gençlerin geleceği de öğretmenlere bağlıdır.” Peki ya, öğretmenlerin geleceği?.. Öğretmenlerin geleceği 24 Kasımlarda öğrencilerinden alacakları küçük hediyelere mi bağlı olacak? Yazık, çok yazık!!! Ölmüşüz de ağlayanımız yokmuş meğer. Ne acı!!!

Demiri kendi pası çürütür. Eğitim öğretimdeki çöküntüyü başka yerde aramaya gerek yok...

Oysa ben neler düşünüyorum 24 Kasımlarda. Varoluş mücadelesinden onurla çıkan milletin kurduğu Cumhuriyet öğretmeni sık sık değişen sistemin zaman tünelinde şaşkın. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini güçlendirecek olan eğitim birliğine ait ilkelerin halkalarını birbirine eklemekte zorlanır durumdayız.

Zübeyde Hanım’ın Mustafası, Mustafa Kemal Atatürk’ün getirdiği yenilikleri özlüyorum 24 Kasımlarda. Sürekli yenileşme ve değişimin gözlemlendiği çağımız dünyasında eğitim okulla başlayıp, okulla bitmiyor. Ömür boyu süren bu eğitimin rehberleri okulda öğretmen olduğu kadar, evde ailedir. Okullarımızda öğretilenlerin bir süre sonra yeni bilgilerin gölgesinde kaldığı bilinen gerçek. Günümüz öğrencisi bu ülkenin geleceği ise, eğitime daha çok zaman ayırmak zorunda. Dün, kum sandıklarında parmaklarıyla A-B-C yazan eller, bugün bilgisayar tuşlarına kumanda etmekte. Gelişmiş teknolojinin her türünü kullanma şansına sahip olan öğretmen-öğrenci, okul içi-okul dışı başarıyı ne kadar dengede tutabiliyor? Tarihten iyi not alarak başarılı olan bir öğrenciye tarihi yorumlamada ne kadar yardımcı olabiliyoruz? Meslek liseli bir öğrenci branşında iyi derece ile mezun olduğunda işletmelerde ne kadar başarılı olabiliyor? Bunların değerlendirmesini yapabiliyor muyuz? Tüm kolaylıkları öğrenci lehine kullanarak mezun edilenlerin alanındaki başarısı da mezuniyeti kadar kolay oluyor mu?

Evet bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Günümüz kutlu olsun. Aramızdan ayrılanları bir kez daha rahmetle anıyorum.

Bu günde 29 harften türeyen birliği, dirliği, sevgiyi, saygıyı, hakkı, hukuku, vatanı, bayrağı, özgürlüğü, demokrasiyi, çağdaşlığı, çalışmayı, çalışkan olmayı, üretmeyi, ulus olmayı benimseten kelimelerin anlamını öğretip benimseten öğretmenlerimi özlüyor, saygıyla anıyorum.

Ne abi, ne abla, ana gibi yar olan öğretmenlerimi, öğrencisiyle gülen, öğrencisiyle ağlayanları diyorum, onları arıyor, onları özlüyorum...

24.11.2008

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim