• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -2 °C

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Mustafa Öz

Dünyada en anlamlı, en kutsal meslek öğretmenliktir. Bütün meslekleri öğreten bir öğretmen mutlaka vardır. Her insanın ömründe bir veya birçok ÖĞRETMENİ varsa, bu mesleğe ve mesleğin sorunlarına ilgisiz kalmamız mümkün değildir. Ülkemizin gelişmesi, kalkınması, cehaletten kurtulması için öğretmen yetiştirmeli ve öğretmenin sorunlarına çare bulmalıyız. Özellikle genç ve dinamik bir nüfusa sahip ülkemizde, çocuklarımızın geleceğe hazırlanması öğretmenlerin eseri ile olacaktır.

    Öğretmenlik mesleği ülkemizde hak ettiği konumda mı? Bu soruya evet demeyi can-ı gönülden isterdim, ama diyemiyorum. Öğretmenlerimizde bu toplumun içinden geldiği için, TOPLUMSAL SORUNLARIMIZIN tamamı onları da etkilemektedir. Ayrıca öğretmenlerimizin pedagojik formasyona uygun yetiştirilmesi gerekiyor.

    Öğretmenin seçiminde (fiziksel özellik, konuşma, yazma ve anlatım kabiliyetinin iyi olması lazım) titiz hareket edebilmelidir.

    Öğretmenlerin tayin, terfi, eş durumu, çalışma koşullarında SİYASAL ETKİLER yerine, OBJEKTİF kriterler konulmalı, öğretmen siyasetçinin ağzına bakan, ona kul köle olan durumundan çıkarılmalıdır.

    Öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri kendilerini yenilemelerini sağlayacak kapsamda olmalıdır.

    Milli Eğitim şûralarının, bir oturumunda öğretmenlik ve sorunları, hali hazır uygulamalardaki sıkıntılar masaya yatırılmalı ve bunların çözümü için siyaset makamı devreye girmelidir.

    Öğretmenlerin en önemli sorunu; maaş yetersizliği, barınma ve kendilerini geliştirecek araç gereç alamama olarak görünmektedir. Bakanlık, öğretmen tayinlerine harcadığı enerjiyi (kadrolaşmaya harcanan para ve enerjiyi) öğretmenlerin maddi-manevi kalkınması için harcamalıdır. (Kılığı kıyafeti iyi olmayan, cep telefonu, bilgisayarı olmayan öğretmen kalmamalıdır.)

ÖĞRETMENLER KENDİ MESLEKLERİNİN SORUNLARINI TAKİP EDEBİLİYORLAR MI...?

    Maalesef öğretmenlerimiz siyasal görüş, ideolojik farklılık, vurdumduymazlık nedeniyle ne sorunlarını tam ifade edebiliyorlar, nede birleşik hareket edebiliyorlar. Eğer siyasal iktidar bir SARI sendika kurduracaksa bunu öncelikle öğretmenlere (eğitimcilere) yaptırıyor. Kendi içlerinde parçalanmış, görüş birliği, felsefe birliği olmayan, makam ve mevki için el etek öper görüntüsü vermiş topluluğu kim ciddiye alır? Nitekim almıyorlar.

    Öğretmenlerimiz ortak sorunlarında birlikte hareket etmesini beceremedikleri sürece biz örgütlüyüz demek bir şey ifade etmiyor. Nitekim siyasetçi iki büyük sendika yerine, yetkisi olmayan sendikayı dikkate alıp örgütlü mücadeleyi kendi içinde parçalayarak mevcut siyasetle uzlaşmaya gitmeye itiyor.

ÖĞRETMEN HANGİ DEĞERLERE GÖRE YETİŞTİRİLECEK VE HANGİ DEĞERİ MODEL ALIP ÖĞRETECEK...!

    Adının başında MİLLİ kelimesi olan Milli Eğitim Bakanlığı, ATATÜRK döneminden sonra; ne kültür, ne kimlik, nede inanç açısından milli olmamış, milli bir eğitim modeli oluşturamamıştır. Hep taklit modeller,hep ithal İDEOLOJİLERLE bir yerlere varacağımızı sandık. Bu ithal modeller kendi kendine yabancı, ne dediğini bilmeyen, kime hizmet ettiği belli olmayan bir AYDIN tipi yetiştirdi. (DEVŞİRME AYDIN MODELİ) Bu modelde yetişenler, kendi değerlerinin üzerinde yükselmek yerine, aşağılık kompleksi ile başkalarının fikir ve görüşlerin esiri olup, bu düşünceleri ülkeye hakim kılmaya çalıştılar. Öğretmenlerimiz de bu girdabın içinde kaldılar. Bu gün en önemli sorunlarımızda; kültür, gelenek, inanç, kalkınma, dış politikada birlikte hareket edemiyoruz. Köklü devlet geleneğimiz var. Aşiretlerin politikaları bile gelecek açısından bizden daha tutarlı.

SONUÇ

    Yılda bir gün öğretmeni konuşuyor gibi yapıp, SIĞ laflarla gerçeği ÖRTBAS etmek bu mesleği de, ülkenin eğitim sorununu da çözmez. Güdümlü bürokratik yapıyla ikbal beklentisi ile sorunlar çözülmez. Reçeteler bilgisiz kişilerce yazılıyor. İlaçlar yabancı, hastalığımızı tedavi etmiyor.

    Toplumun bilgi kirliliği ile duyarsızlaştırıldığı zaman dilimindeyiz. Bu duyarsızlık içinde iyi ki 24 KASIM’ lar var...!

    Öğretmenlik mesleğine gönül verip ebediyete intikal edenleri, özellikle başöğretmen ATATÜRK'ü rahmetle; yaşayanları ise minnetle anıyorum.Mesleğine sahip, ülkesine ve geleceğe sahip öğretmenler yetişmesi dileğimle nice 24 Kasımlara.

    Öğretmenler gününde Bolu’muza ve öğretmenlerimize beş yıldızlı bir öğretmen evi hediye eden Ahmet ve Solmaz BAYSAL ailesine, öğretmenlerimiz adına sonsuz teşekkürler...!

25.11.2005

Bu yazı toplam 278 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim