• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 6 °C

24 KASIM ÖĞRETMENLERİMİZ VE MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİMİZ

Mustafa Öz

 Eğitim medeniyetin, gelişmenin temel taşını oluşturuyor. Eğitim için gerekli olanların en baş önemlisi ise ÖĞRETMEN. Tanzimat'tan beri eğitim sorunlarının çözüme kavuşturulması için onlarca reçete üretildi. Projeler yapıldı. Maalesef hiç birisi sorunları çözmeye yeterli olmadığı gibi EĞİTİM NİTELİK BAKIMINDAN kötüye gitti. Eğitim sisteminin sorunlarının çözülememesinin en önemli nedeni DEVLET yapılanmasındaki BÜROKRASİDİR.

Bu bürokratik yapı sorunları çözme kabiliyetine sahip olmadığı gibi dışardan yapılan öneri ve projelere de kapalı bir kısır döngü oluşturmuştur.
Sorunun diğer tarafını oluşturan siyasiler ise bu sonunu bilmek, tanımak yerine kendilerine yakın kadrolarla çalışarak günü kurtarma peşine düşmüşlerdir. El yordamıyla sisteme yama yapar gibi yaptıkları çoğu müdahale ise sistemi daha da kötü hale getirmiştir. Eğitimin temel öğesi olan öğretmen nerede, nasıl hangi kriterlere göre yetiştirilecek? Hangi branştan kaç öğretmene ihtiyacımız var bunu bile planlayamadık ziraat mühendisi, fizyolog, orman mühendisi vb meslek gruplarını bile öğretmen yaptık. 38 günde öğretmen yaptıklarımızın çoğu emekliler arasına katıldı.

Çağımızda bilgi önemli değer ve sermaye iken biz bilgiyi verecek öğretmeni yetiştiremediğimiz gibi: hizmet içinde de geliştirip yetiştiremedik. Öğretmenler ekonomik çöküntü içerisinde. Sosyal ve özlük hakları çağdaşlarıyla karşılaştırılamayacak ölçüde geride bulunuyor. İktidar öğretmenler arasında objektif, adil bir: tayin, terfi ve atama ortamı oluşturacak yol ve yöntemleri bulmak: başarılı ve üstün olanları ödüllendirmek bütün personelin çağdaş değişim ve gelişmeleri yakalayabilecekleri hizmet içi eğitimi sağlaması gerekirken kadrolaşma amaçlı çalışmalara öncelik vermektedir. Şu anki Sayın Bakan göreve gelir gelmez adı milli olup kendi milli olmayan eğitim sisteminin teşkilat kanunu değiştirecek tüm personeli misket parçası gibi dağıtmakla işe başlamıştır. İktidar milli eğitimi beğenmiyor ama yerinede hiç bir şey koymuyor. Sadece kendine sadık kadrolar oluşturuyor. Yeni birde tartışma başlatıyor “EĞİTİM SİSTEMİ İDEOLOJİDEN UZAK OLMALIDIR” sizin ideolojiden kastınız nedir? Milli Eğitimimizin hiçbir zaman ideolojisi olmadı ki. Eğer olsaydı aydınlarımızdan milletinin değerlerine bu kadar sırtını dönmüş adete milletini küçük ve hor gören hatta hainlik derecesinde düşünen hareket edenler çıkar mı idi. Yetiştirdiğimiz neslin öğrendiği bilgiler işine yaramıyor. Bilgi ve becerileri teşebbüs ruhu kazandırmıyor. Milli değerlerimize bigane, tarih ve kimlik şuuru yoksunu bir çok nesil yetişti.

Eğitimde öncelikler tespit edilmeli: nicelik yerine kalite ön plana çıkarılmalıdır. Kalite için ise
-Eğitim ve öğretim kadrosu uygun olmalıdır.
-Fiziksel şartlar ( okul ve alt yapısı).
-Ekonomik alt yapı yeterli olmalıdır. Eğitime ayrılan kaynak yüzde 3-3.5 dan yüzde 7-8 lere taşınmalıdır.
-Ekonomi-sanayi-okul işbirliğine önem verilmelidir.

-Bedava kitap ve araç dağıtmak yerine bilgiye patente, Arge'ye, uluslararası araştırmaya önem verilmelidir.
Sonuç: hangi sistemi getirirsek getirelim insan unsuruna önem vermesek başaramayız. Milli eğitimde insan unsurunu başta öğretmenler, öğrenciler ve veliler oluşturmaktadır. Öğretmenlerin hali iç acısıdır. Siyaset öğretmeni öğrencisine ve velisine ve ekonomik çaresizliğe mahkum etmiştir. Örgütlülük hep savunduğum gerçek olmakla birlikte eğitimde sendikacılık: yandaşlık, kayırmacılık ve kadrolaşma üzerine oturmuştur. Öğretmen birde yandaş sendikaların baskısında kalmış aynen son deyiş durumundaki kendini rahatlamış görmeyen öğretmen eğitim yapamaz. Çözüm üretemez!

Bütün bu güçlüklere rağmen insan sevgisi, millet sevgisi, çocuk ve genç sevgisi ile yanan yüreğe sahip öğretmenlerimize sahip çıkalım. Onları siyasetin, ekonominin, kadrolaşmanın, haksız tayin uygulamasının, parçalanmış aile yapısından kurtaralım.Öğretmenine sahip çık ki geleceğe de sahip ol 24 Kasım öğretmenler gününün tüm öğretmenlerimize kutlu olmasını diliyorum. Ebediyete intikal edenlere rahmet, yaşanları sağlık, çalışanlara huzur diliyorum. Öğretmenlerimden hayatta olanların ellerinden hürmetle öpüyorum.

18.11.2011

Bu yazı toplam 1002 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim