• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

24 Kasımların anlamı

Mustafa Namdar

Gene övgüler dökülecek dillerden. Gene çiçekler gelecek renk renk öğrencilerden. “Öğretmenler Gününüz kutlu olsun öğretmenim” diye öpülecek eller. Geleceğin mimarları diyorlar ya, biraz da eleştirenler çıkacak. Olumsuzlukların, kavgaların, ahlak yozlaşmalarının faturası kesilecek eğitimsizliğe. İşte o zaman haklılar mı acaba diyorum, geçmişi düşünüyorum, geçmişi irdeliyorum.

Adını koymuş kim koymuşsa, Ankara'dan ötesinde görev yapmaya şark hizmeti diye. İçimiz burkuldu, nazlı niyazlı gidip bir an kurtulmanın yolunu aradık daha göreve başlamadan. Gelişmemiş, gerçekten mahrumiyet bölgesiydi batıya göre. Bayrağımızın dalgalandığı en uç yerlerde görev yaptık da, belki de, olması gerektiği şekilde yerine getiremedik görevimizi. Geleceğin mimarları diyorlardı ama, geleceğin altyapısı olacak çocukları belki de yetiştiremedik. Belki de, sevgiyi öğretemedik. Sırt sırta verip ayakta kalmayı öğretemedik. Belki de, aynı dili konuşmasını öğretemedik birbirimizle barışık olmak için. Belki de, Cumhuriyeti öğretemedik, cumhuriyetle gelen güzellikleri anlatamadık geleceği kuracaklara. Tam anlatabilmenin, öğretebilmenin sistemini bulduk, açtık köy enstitülerini derken, geleceğin aydınlığında gözleri kamaşanlar kapattı gözlerini görmemek için kalkınmışlığı, aydınlanmayı…

Şu terörü, şu anarşiyi, şu ihaneti, şu yolsuzlukları, arsızlıkları gördükçe bizim de payımız var mı acaba bu yaşadıklarımızda diye düşünüyorum. Bizde geleceği yazılıydı öğrencilerin hece hece. Bizde baharı, baharda açan renk renk çiçeklerin kokusunu almak istiyorlardı içlerine çeke çeke. Bizim aydınlığımızda gelişen tohumun, meyveye dönüşmesini bekliyorlardı merakla. Işığınızla aydınlatın yolumuzu diye belki de, yalvarıyorlardı nemli gözlerle. Bizde sevgiyi bulmuşlardı da, kucaklayın bizi, sarın bizi sıcaklığınızla, boğulsun düşmanlıklar der gibiydiler, anlamadık. Belki de, aldırış etmedik, umursamadık. Bizde ilimi, bilimi, kalkınmışlığı, medeniyeti gördüler de, tam anlamıyla gösteremedik bizde olanları, olması gerekenleri.

Belki de, sorup sorgulamayı, arayıp bulmayı öğret bize dediler. Belki de, bizde vatanı, vatan semalarında dalgalanan bayrağın yüceliğini gördüler de, biz göremedik neyi gördüklerini.

24 Kasımların anlamını düşünürken, elli yıl öncesi düştü aklıma. Senin gününde bu günü, bugün de seni düşünüyorum öğretmenim. Geleceğe ait projende neler var? Seni geleceğin mimarı olarak gösterenler, neyi nasıl dolduruyorlar dağarcığına? Döküm kalıba göre şekillenir. Potada neleri eritip döküyorsun kalıba?..

Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü. Senin günün. Oturup düşünmen gerek. Elli yılın sonrasında oluşacak fotoğrafın karelerinde senin eserlerin olacak. ağabeyler, ablalar büyüyüp torunlarla fotoğrafa bakarken, belki de torunlar, sizleri görecek o karelerde. 24 Kasım Öğretmenler günü hem öğretmen, hem öğrenci, hem milli eğitim politikasına ait hesap bilançosunun inceleme günü olmalı. İnsana yapılan yatırımın bilançosunda her ne kadar zarar söz konusu olmasa da, insan yetiştirmede fatura öğretmene kesildiği için, bu günün güzelliğinde özeleştiriye de yer verilmeli. Geleceğin trafiğinde kaza yapmadan hedefe ulaşacağınıza inanıyorum. Günümüz kutlu, başarılar sizin olsun.

23.11.2007

Bu yazı toplam 308 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim