• BIST 106.711
  • Altın 143,580
  • Dolar 3,5587
  • Euro 4,1404
  • Bolu 28 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C

25 günlük izin

Mustafa Namdar

Alınan karar doğrultusunda, ortaöğretim son sınıf öğrencilerine, ÖSS sınav hazırlığı için veli müracaatına göre izin kullanma hakkı verilmiş. (Bolu Gündem. 28 Nisan 2009) İlk bakışta Aaa ne güzel!diyorsunuz. Bakanlığımız meslek edinmede yol ayrımı olan ÖSS sınavlarına hazırlıkta, ne güzel bir uygulama getirmiş diyorsunuz. Mayıs ayından itibaren devamsızlıkların sınırı zorlayıp aştığında, doktor doktor dolaşma telaşından veliler kurtarılmış, aman ne güzel diyorsunuz. Bu düşünceler madalyonun bir yüzü. Diğer yüzünü çevirip baktığınızda, düşüncelerde oluşan karmaşanın yanıtını vermekte zorlanıyorsunuz. 21.yüzyılda tüm gelişmeler öğrenci aleyhinde mi gelişti? Ders araç-gerecinden yararlanma sıkıntısı mı var? Eğitim-öğretimde ayrılan süre mi kısaldı? Bazı kurumlarda üç, bazı kurumlarda dört yıl olan eğitim-öğretim süreci sonunda, bu köprüden geçme bilincinin geliştirilmesi yerine, böylesi ucuz yöntemlerle birilerine bazı avantajlar mı sağlanmak isteniyor? Bu ve benzeri sorular ağaç kurdu gibi beyinleri kemiriyor.

Öylesi bir uygulama yaşanıyor ki öğrenci, nasıl olsa sene sonunda getirilen bir dizi af ve kolaylıklarla sınıf geçileceği inancıyla devamsızlıkta sınırı aşmalar. Kitapsız, deftersiz, hatta kalemsiz derse gelmeler. Disiplinsiz davranışlar. Giyim kuşamda dengesizlik, saçta sakalda takıp takıştırmada sorumsuzluk her geçen gün artıyor. Ne acıdır ki, velinin de, aklı başına gelen diyebileceğimiz öğrencilerimizin de, belleğine sınav hazırlığı ve stresi düşüyor. Sonra çareler aranıyor ve tek kurtarıcı, devletin okulundan uzaklaşıp dershanelerin kapısını çalmak oluyor...

Alınan bu önlemler, dershane sektörünü güçlendirmek için mi oluyor? Bu kurumları güçlendirirken, devlet okuluna olan güven mi yok edilmek isteniyor? Böyle bir düşünce varsa, dünyada geçerliliği yaygınlaşan serbest piyasa ekonomisi içinde ilköğretim mecburi olduğuna göre, ortaöğretimleri özelleştirin, eğitim-öğretim dershanelerde yapılsın ve merkezi sistemle devlet eliyle sınavlar yapılsın. O zaman, okul yapmak külfeti olmaz. O zaman, öğretmen, memur, hizmetli verildi verilmedi kavgası olmaz. O zaman, okullara ayrılacak ödenek sorunları olmaz. Bütün bunlar, teorik olarak genel kültürü içeren okullar için mümkün de, ya meslek okulları ne olacak derseniz? Onu da tarih sayfalarını karıştırın orada göreceksiniz. Ahilik geleneği ile usta-çırak-kalfa peştamal kuşatmasıyla çözmek mümkün...

Devletimiz, Milli Eğitim Bakanlığımız sanki bastığı dalı kesiyor. Ey okullarımın öğretmenleri, yıl içi çalışmalarınızın verimliliğine inanmıyorum! Size ayrılan süreçte, emanet edilen çocukları yetiştiremiyorsunuz! Bu nedenle, böylesi uygulamalarla onlara okul dışında fırsatlar tanıyorum der gibi kendi kendini inkar ediyor. Bu uygulama sonucunda, gerçek sınav kaygısı olanlar, olmayanlar okulu boşaltıp belli kurumlara yönleneceği kesin. Bu durumda son sınıflara dersi olanların ücretli dersleri varsa ne olacak? Yalnız son sınıflara dersi varsa ne olacak? Bu öğretmenler de 25 gün süreli ücretsiz izinli mi olacaklar, yoksa bu süre kadar erken tatile mi çıkacaklar???

Aslında çok hassas bir konu. Devlette görev yapan öğretmenin onurunu zedeleyen bir davranış. Eğitim-öğretimde kalitenin düşmesini gösteren bir uygulama mıdır? Anlamakta zorlanıyoruz...

01.05.2009

Bu yazı toplam 362 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim