• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • Bolu 34 °C
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 34 °C

27 Nisan Bildirisinin ardından

Bülent Dinçtürk

Bazı kesimleri şok eden, bazı kesimlerin normal karşıladığı bir bildiri internetten yayınlandı.

Genelkurmay bildiriyi red etmedi ve kabullendi.

Bu demektir ki ülkede olup bitenlerden, ülkeyi içte ve dışta koruma görevi üstlenen Türk Silahlı Kuvvetleri son derece rahatsız.

Esasen bundan bir müddet evvel Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı basın toplantısında, bu rahatsızlık, kibar bir dille açıklanmıştı.

Ancak sivrisinek saz misali, hala duyarsız olanlar, uyarılara kulak asmayanlar var.

Hani derler ya, “Ölen mi yoksa öldüren mi haksız?” deyince, yahu ölenin hiç mi suçu yok derler.

Bazı zat-ı muhteremler hala bazı şeyleri hiç üstlerine almayıp, ne soğan yemiş, ne ağzı kokmuş gibi oralı olmuyorlar. Bazıları da haddini ve hududunu aşarak Genelkurmay'a ve TSK'ya tecavüzkar konuşmalar yapıyorlar.

İnsan bir an olsun şapkasını önüne koyar ve bir düşünür. Neden bu laiklik meselesini devamlı kaşıyorsunuz. Türban meselesinde Devlete rağmen Devletin kurallarını çiğnemek uğruna bu konuda neden kural tanımaz bir tutum ve davranış içerisindesiniz.

Bu ülkede laikliği yeniden tartışalım diyerek bu dayatmacılıkla elinize ne geçecek, anlamak mümkün değil. Bilhassa en sorumlu mevkilerden birini işgal Meclis Başkanı'nın sorumsuz tavır ve konuşmaları bu ülkeyi germek için yetiyor.

Bu ülkede Müslüman vatandaşlarımız yüzde 99,5. Herkes dilediği gibi dini vecibelerini bilerek ve isteyerek yerine getiriyor.

Din, kul ile Allah arasında olan bir vecibe. Dini hiç kimsenin siyasete alet etmesine müsaade edilmeyecektir. İnsanların dini vecibelerini yerine getirmesi için ne tarikata, ne de cemaatlara ihtiyacı yoktur.

Herkes ne yapması gerektiğini biliyor.
Bu tarikat ve cemaatler, sadece kendilerine çıkar sağlamak ve menfaat kaynağı haline getirmek için çalışırlar. Bu tarikatların ülkemizde bugüne kadar rezilliklerini televizyonlarda uzun yıllardır izliyoruz.

Almanya'daki vatandaşları keriz yerine koyup, din istismarı yaparak yıllardır dolandırıyorlar. Bu mu dindarlık? Bu mu Müslümanlık?

İslami holdingler kurup paraları har vurup harman savuranlar elini kolunu sallayarak dolaşırken, dolandırılan vatandaşlar geçim sıkıntısı ile boğuşuyorlar. Son günlerde yedili bir kanal ile ….

Feneri Derneği son vurgun olayını Almanya'da başarı ile tamamladılar.

Tandoğan Mitingi için bindirilmiş kıtalar diyerek hafife alanlar: Buyrun kendi isteği ile Çağlayan Mitingine katılan topluluğa bakın da, uzun uzun düşünün. Buna fırsatınız var. Ülkenin huzurunu bozmayın. Amerika'yı yeniden keşfetmeye kalkmayın. Bu milletin verdiği mesaja kulak verin. Bu ülke hiçbir zaman ne İran, ne de Suudi Arabistan olamaz. Bunu kafalarınıza iyice yerleştirin. Ama o rejimleri ve İslami ülke düzenlerini çok seviyorsanız, oralara gidebilirsiniz. Serbestsiniz, bizler için hiç mahsuru yok.

28 Şubat döneminde mollaları Başbakanlığa toplayan zihniyete, düşünceye ve fikirlere bu ülkede geçit olmadığını herkes anlamalıdır.

Şartları zorlayan kendini de ülkeyi de sıkıntıya sokar. Milletin sabır sınırlarını zorlamayın. 1997 yılında yaptığı konuşmalarla kim olduğunu ortaya koyan Ömer Dinçer'i en sorumlu makamlarda oturtmak, düşüncelerinizi çok açık ifade ediyor.

Hele bir eğitim bakanımız var ki, dostlar başına. Yaptıkları atamalarla ve icraatlarıyla eğitimi berbat etmiştir. Beyler 27 Nisan bildirisi bal gibi MUHTIRA'dır. Ama hala anlamamakta ısrar ediyorsunuz.

Eşi vasıtası ile Türkiye'yi İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet edip dava açanlar, bu ülkede Cumhurbaşkanlığı görevini (eğer seçilirse) yaparken rahatsız olmayacak mı?

Mili görüşçülüğü tescilli olan ve kayıp trilyon davasında yargılanan insanlar bu toplumun Cumhurbaşkanı olarak güvenini kazanabilecek mi?

Ükemiz insanı demokrasiyi hazmetmiş bir toplumdur. Bu sebeple ne darbe istiyor, ne de muhtıra.

Herşeyin Demokrasi kuralları içerisinde çözümlenmesi halkımızın ve toplumumuzun yegane temennisidir.

Ülkemizin gelecekteki huzurlu ve güzel günlere erişmesi dileğimizle iyi haftalar dilerim.

02.05.2007

Bu yazı toplam 681 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim