• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -1 °C

5 Mart’ta gelen acı haber

Mustafa Namdar

            05.03.2004

Doğduğu il Bolu’ya yaptığı eserler nedeniyle adına Şükran Günleri düzenleniyordu. Mayıs ayında, her Şükran Günü yaklaştığında ayrı heyecan içinde olduğunu söylerdi yeğen Sn. Ahmet Baysal.

1999 yılındaki Şükran Günü’nde rahatsızlığı nedeniyle gelememişti Bolu’ya. Yeğen anlatıyordu; “Amcam İzzet Baysal şu anda Sarıyer’deki evinin penceresinden boğazın mavi sularına bakıyor, dalgın ve sessiz. Belki de denizin karanlığında Bolu özleminde canlanan anılarını yaşıyor” diyordu. Ben de yazımda o her zaman heryerde aramızda diye yazmıştım.

Acı haber bu. Sandığa koyup tutsak etmek kimin haddine. Çabuk ulaştı her zamanki aceleciliği ile. Takvim yaprağında 5 Mart 2000 yazıyordu. Kulaktan kulağa yayılıvermişti İzzet Baba’yı kaybetmişiz, öyle mi?

Evet, Bolu insanı İzzet Baba’yı kaybetmişti. Acı haber kara kabus gibi çökmüştü yüreklere. Acı, gözyaşında yoğruluyor hıçkırıklarla dalga dalga büyüyordu.

Ölüm bu, böyle yazılmıştı doğanın anayasası. Doğulur ve ölünür. Önemli olan, bu başlangıç ve son arasında geçen çizgide neler bırakıldığıdır. Unutulup unutulmamak çizginin uzunluğunda değil, insanlık için ne yapıldığına bağlıdır. İzzet Baba toprağa düşen nadide bir tohum gibiydi. Binlerce İzzet Baysallar yeşerip boy vererek fidana dönüşecek, çiçek olup renklenecek, meyva verecek...

İzzet Baba’nın acısını azaltan, onu ölümsüzleştiren de bu özelliği olmalı. Sağlık ve eğitim alanında yaptığı hayırlarına ait yatırımlarda güç ve şifa bulanlar, bilgilenenlerin herbiri onun adını ve ilkelerini taşıyacaklar yıllardan yıllara. Her ölüm yıldönümünde yeniden doğacak İzzet Baba. Her ölüm yıldönümünde belki de hesabını soracak bizlerin ne yaptıklarımızla ilgili.

Derse ki, okullarımızdaki eğitim düzeyi ne? Başarınız ne durumda? Derse ki, yoksullara, yaşlılara, düşkünlere, kimsesizlere ne yapıyorsunuz? Onlara nasıl yardımcı oluyorsunuz? Derse ki, üniversitemle ilginiz nasıl? Donatabildiniz mi içini? Öğrencileriyle ilgileniyor musunuz? Bu ve benzeri sorularına vereceğimiz yanıtlar bizi ne kadar tatmin eder düşünmemiz gerek.

Gözlerindeki parıltıyı görmekten mutlu olduğun gençliğe senin düşlediğini verebildiğimizi söylemek tartışılır. Belki de bu konuda sınıfta kalıyoruz. İşte aramızdan ayrılışının dördüncü yılında dualarımızla birlikte senden af da diliyoruz. Eserlerinin içini doldurmakta belki senin kadar aceleci ve titiz davranamıyoruz. Üniversiteden bıraktığın gibi, alanı genişletemiyoruz, bizi bağışla Baba! Senin sağlığında belki yoktu ama günümüzde özelleşme bilgilenmenin önünde koşuyor, yetişmek zor.Mekanın cennet,ruhun şadolsun İzzet Baba.

Bu yazı toplam 221 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim