• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

7 HAZİRANDAN SONRA NASIL BİR HÜKÜMET

Hasan Dinç

 

Demokratik parlamenter sistemlerde istenilen hükümet modeli tek partili hükümetlerdir. Kendi içinde tutarlı, çabuk karar alan ve kararlarını uygulamaya koyan hükümet modeli budur. Ancak her zaman bir parti mecliste tek başına hükümet kuracak çoğunluğu sağlayamaz.  Bu takdirde iki ya da daha fazla partinin katılımıyla kurulan koalisyon hükümetleri devreye girer. Bu modelde işler biraz ağır seyreder. Ama hükümet icraatları ön pazarlıklara ve koalisyonu oluşturan partiler arası görüşmeleri esas aldığından fazla tartışmalara ve gerginliklere zemin oluşturmaz. Tek parti hükümetleri kendilerine duydukları güvenden olsa gerek ülke konularını muhalefetle görüşüp konuşmaya pek yaklaşmaz. Bu durum sonunda partiler arası anlaşmazlıklara yol açar. Zamanla bu anlaşmazlıklar artarak partiler arası kavgalara ve toplumda istenilmeyen gerginliklere sebep olur. Bu gerginlikler huzursuzluğun ve mutsuzluğun gerçek kaynağı olarak ortaya çıkar. Toplumda endişe ve ümitsizlik egemen olur. Gelecek endişesi,  fertlerin birbirine olan güvensizliği bir kargaşa ortamı doğurur. 13 yıldır tam da yaşadığımız budur.

Önümüzdeki 7 Haziranda bir genel seçim yapılacaktır. Ekonominin bir krize sürüklendiği, iç ve dış sorunların arttığı, başkanlık sistemi adı altında rejim değişikliği ve tek adam yönetiminin hâkim kılınmaya çalışıldığı, ülke bütünlüğünün ve milli birliğin tartışılır hale geldiği, topraklarımızın bir kısmı üzerinde bir başka bayrakla egemenlik iddiasında bulunulduğu ve olayların içinden çıkılmaz bir hal aldığı bu ortam, seçimleri bir referanduma çevirmiştir. Buna rağmen sandıktan bir hükümet çıkaracak olması gözlerin bu yana çevrilmesine sebep olmuştur.

7 Haziran seçim sonuçları dikkatle takip edilmeye, kamuoyu yoklamalarıyla şimdiden bazı tahmin çalışmalarına başlanmıştır. AKP adına kamuoyu yoklaması yapan kamuoyu oluşturma şirketleri bir tarafa bırakılırsa, ciddi kamuoyu şirketlerinin sonuçları tek parti hükümet döneminin sona erdiğini göstermektedir. AKP’nin 13 yıllık sürdürdüğü meclis çoğunluğunu kaybetmesi kuvvetle muhtemeldir. Araştırma şirketlerinin yaptığı anketlere göre meclise dört partinin % 10 barajını aşarak gireceği görülmektedir. Bu duruma göre seçimlerden sonra nasıl bir hükümetin kurulacağına dair şimdiden önemli sayılacak değerlendirmeler yapılmaya başlanmıştır. Bu değerlendirmelere göre muhtemel koalisyon hükümetleri şu şekilde oluşabilir.

AKP – HDP koalisyonu. En kuvvetli koalisyon modeli budur. Zaten bu günde böyle bir modelin uygulamaları görülmektedir. AKP toplumdan ve diğer muhalefet partilerden kaçırdığı birçok konuyu HDP ile ortak yürütmektedir. Çözüm konusundaki bütün önemli konular hakkında beraber karar vermekte ve ortak kararlar almaktadırlar. Seçim sonucunda da bu ortaklığın devamı bir koalisyon hükümetiyle devam edebilir. Ancak bu birlikteliğin oluşması ve devamı AKP’yi kısa sürede tarihin partiler mezarlığına gömülmesini engelleyemez. Türk milleti böyle bir ortaklığa asla pirim veremez.

Bir diğer koalisyon modeli ise AKP dışındaki CHP – MHP – HDP koalisyonudur ki bunun uygulanmasını bırak, düşünülme ihtimali dahi yoktur. Çünkü ülke bütünlüğü ve milli birliği savunan MHP ile HDP’nin bir hükümet içinde görev almaları siyasi mantıkla bağdaşmaz.

Bir diğer koalisyon modeli ise AKP – CHP modelidir. Birçok konuda ve de bilhassa Kürt sorununa çözüm konusunda birbirlerine çok yakın duran bu iki partinin koalisyonu akla en yakın olanıdır. Bilhassa ATATÜRK konusunda birbirlerinden çok uzak gibi görünseler de CHP bu konuda ne kadar esneyebileceğini zaten göstermiştir. CHP için” ATATÜRK hem soy kırımcıdır”, hem de” ATATÜRK bizim için referans kaynağı olmaktan çoktan çıkmıştır” ve “ATATÜRK’ÜN emanetlerine sahip çıkmak gibi bir yükümlülüğümüz yoktur” diyenlerin tepe yönetimine getirildiği bir partidir. Bu nedenlerle önümüzdeki en akla yakın koalisyon modeli budur ve milletimiz böyle bir koalisyona şimdiden hazır olmalıdır.

Bir başka koalisyon modeli ise AKP – MHP koalisyonudur. Yukarıda sayılan modellerden gerçekleşmesi en zor olanı ve en az ihtimali olanıdır. Bu iki partinin hiçbir konuda anlaşabilecekleri ortak bir hükümet programı zemini asla bulunmamaktadır. MHP gibi milli bir partinin her konuda dışa bağımlı olduğu gün gibi aşikâr olan ve Amerika’nın kontrolündeki BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ EŞ BAŞKANLIĞINI kabul etmiş bir liderlikle bir hükümet çatısı altında buluşması mümkün değildir.

En son akla gelen bir koalisyon modeli ise CHP – MHP koalisyonudur. Bu iki partinin meclisteki sandalye sayılarının böyle bir koalisyona imkân vereceğini düşünmemekteyim. Ayrıca meclisteki sandalye sayıları böyle bir koalisyonu oluşturacak sayıya ulaşsa bile, MHP’nin Ecevit’le kurduğu koalisyonun siyasi hayatındaki sancılarının çok taze olduğu ortadadır. Böyle bir deneme için çok düşünmeli, zor karar vermelidir.

Bence milletimiz kendi geleceği ile ilgili en doğru kararı kendi verecek, bütün siyasi hesapları altüst ederek MHP’yi tek başına iktidara getirecektir. Böylece şimdiden muhtemel koalisyon hesapları yapanları şaşırtacak, tarihinde yeni bir dönemi başlatacaktır. 17 Mart 2015   

Bu yazı toplam 3767 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim