• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

81.YILINDA CUMHURİYET..!

Mustafa Öz

            29.10.2004

Millet olarak sahip olduğumuz değerlerin ya kıymetini tam olarak anlayamıyoruz, ya da bu değerler elimizin altından gittikten sonra anlayıp TÜH-VAH diye bağırıp çağırıyoruz ki geriye gelsin...!

Cumhuriyet rejimine kolay gelinmemiştir. Osmanlının MONARŞİ yönetimi önceleri TANZİMAT FERMANI, arkasından MEŞRUTİYETİ kabul etmek zorunda kalmış. Bu uğurda çok canlar yanmış, kan akıtılmıştır. Özgürlüklerin önü açıldıkça OSMANLININ ÇÖKÜŞÜ (HASTA ADAMLIĞI) duracak diye bekleyen dönemin aydınları; Hızla kaybedilen topraklar, ihanetler, MANDA, HİMAYE taraftarlıkları bizi en sonunda KURTULUŞ SAVAŞI’NA kadar getirmiştir. Bu millet Atatürk'ün önderliğinde YENİDEN BİR DİRİLİŞ GERÇEKLEŞTİREREK...YOK edilmesinin önüne geçmiş. Esaret ve köleliğin prangalarını kırmış 7 düvele karşı YOKLUK-FAKİRLİK-BİTKİNLİK içinde olmasına rağmen MİLLİ MÜCADELEYİ KAZANMIŞTIR. Bu mücadele HÜRRİYET İNANCI, VATAN SEVGİSİ, MİLLET SEVGİSİ, İSLAMIN YÜKSEK ŞEHADET İNANCI ile kazanılmıştır.

ATATÜRK, BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR DİYOR. İnsanoğlunun varlığını belirleyen en önemli özellik karakteridir.İNANÇ sahibi, kendini milletin değerlerine adayan insan sağlam karakterde olur. Hiçbir baskı, güçlük onu yıldıramaz. İnandığını gerçekleştirmek için ölüm dahil herşeyi göze alır. İşte bu yüksek inanç ZAFERİ, ZAFER ise CUMHURİYETİ getirmiştir.

Cumhuriyet: Milletin topyekün değerlerine sahip çıkarak; milleti yüceltmektir. Cumhuriyetin en önemli özelliği, milletin geleceğine yine milletin karar vermesi, bağımsız ve hürriyet içinde yaşamaktır.

ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜ İLE CUMHURİYET DAHİL HERŞEY SULANDIRILMIŞTIR...!

Atatürk kurduğu Cumhuriyetin zaafa uğratılmaması için milletin TOPYEKUN kalkındırılması, eğitilmesi yani CAHİLLİK, YOLUK' tan kurtarılarak MEDENİ BİR ÜLKEDE, medeni bir toplum olarak yaşamasının önemini daima vurgulamış. Çalışmalarını da bu yönde yapmıştır. Onun döneminde (On yılda) yapılanlar, bugün 50 yılda yapılamamış. Üstelik Osmanlı’nın son dönemindeki el, avuç açma (Borçlanma), aydın zafiyeti, sen-ben mücadelesi, kimlik ve kişilik kaybı, çıkarcılık almış yürümüş. Ülke bir türlü istenen MEDENİYETE kavuşamamıştır. Zaafiyetin kendimizden kaynaklandığını düşünüp tedbir almamız gerekirken...CUMHURİYETİN YERİNE KOYARSAK KURTULURUZ DENMEYE BAŞLANMIŞTIR...!

Bir kısmı çıkmış SOSYALİZM ile bu işi düzeltmeye soyunmuş, bir kısmı TEOKRATİK rejimde çözerim tartışmaları ortaya atmış. Emparyelistler ise bu fırsatı kaçırmayarak ZAAFLARIMIZI kullanarak bizi güçsüz düşürmüş BORÇ BATAĞINA sokmuştur. Şu an ülkede Osmanlının son dönemindeki tartışmalar aynen yaşanıyor. Cumhuriyeti, Anayasayı,Teslimiyeti, Mandayı, himayeyi, milli bütünlüğümüzü, kimliğimizi, kişiliğimizi inancımızın hepsini İŞPORTACI tezgahında yine ucuz politikalara kurban ediyoruz.

Zaafiyetten kurtuluş için öz eleştiri yapacağımız yerde; AB şemsiyesi ve koruması altına girip MAHREMİYETLERİMİZİN kapısını başkalarına sonuna kadar açıyoruz. Dışarıya karşı bu kadar DEMOKRAT olurken, içerde birbirimizin fikirlerine tahammül gösteremiyoruz. Olabildiğince FAŞİST davranıyoruz. Her olumsuzluğu kendimiz düzeltmemiz gerekirken, ELİN OĞLUNA havale ediyoruz.

O da zaafımızı kullanıyor, bizi kullanıyor. Sizin sıkıntınız; Cumhuriyetiniz, Kemalist Değerleriniz, Anayasanız, Milli birlik ve beraberliğiniz, bunları şöyle şöyle yaparsanız kurtulursunuz deyip REÇETE yazıyor. Her reçete bir değerimizi götürüyor. Bizi biz olmaktan çıkarıyor. Cumhuriyetin 81. yılı işte böyle bir kutlamaya gebe... Kimbilir birgün onu da kutlamaya gerek kalmayacak... Onun yerini almaya aday değerler; sırada bekliyor.

Olsun bizim kuşak NOSTALJİ olarak Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edecek. Kutlamaya devam edecek...!Ha esas Cumhuriyetin bekçilerine de AB jandarmalığı görevi verildiği için onlar da onu yüceltmek kutlamakla meşgul olurlar kimbilir...!

RAMAZAN AYINDAN MANZARALAR

Ramazan ayı İslam inancına sahip insanların; yani biz müslümanların kutsal 3 ayının RAHMET, MAFİRET, BEREKET, BAĞIŞLANMA açısından en yüksek değere sahip olduğu bir ay. İçinde bin aydan daha hayırlı bir GÜNÜ KADİR GECESİNİ ihtiva ediyor. Bu güzel ayda Müslümanlar inançları gereği ORUÇ tutuyor. İbadetlerinde daha da bir fedakarlık içine giriyorlar. Yine bu ayda ZEKAT, FİTRE gibi islamın TOPLUM DÜZENİNİ sağlamak üzere emrettiği güzel yardımlaşmalarla fakir-fukara gözetiliyor.

LİBERAL EKONOMİ MODELİ HER ŞEYİ SULANDIRIYOR

Ramazandan önce din ile, inançla ilgilenmeyen, bu konuları Tİ'ye alan çevreler ve özellikle BASIN ve YAYIN kuruluşları; Kapitalist düşünce gereği bakıyorsunuz senden benden daha çok Müslüman kesilmiş; Aman bir reklam bir telaş; imsakiyeler, tefsirler, anlı şanlı hocalara yaptırılan kafa karıştıran programlar. Fakirlik edebiyatları, İftar çadırı manzaraları. Pide kuyrukları, Yardım paketi rezaletleri vesaire, vesaire...!

Ülkemiz özellikle 1980'den sonra uygulanan NEOLİBERAL ekonomik modelle, o kadar çarpıklaştı ki, kimse bu çarpıklığın nerede başlayıp, nerede bittiğini ne anlatabiliyor, nede anlayabiliyor. Gelir dağılımı UÇURUM YARATACAK şekilde bozuldu. Kaynakların hortumlanması, kayıtsız ekonomi, denetimsizlik, gelirlerden adaletli vergi alınmaması, Gerekli hukuki düzenlemelerin yapılmaması sonucunda; Bugün ülkemizde denetimsiz bir VAHŞİ KAPİTALİZİM hüküm sürüyor. Parası olana her istediğini yap yeter ki işyeri aç. Ne yaparsan yap dendiği bir dönemi yaşıyoruz. Hal böyle olunca da AÇ-SEFİL İŞSİZ-KORUMASIZ İNSANLAR ORDUSU ile karşı karşıyayız. Hani komşusu açken tok olan bizden değildi? Hani bir elin verdiğini diğer el bilmeyecekti? Hani İSLAM gösterisi -DESİNLERİ yasaklamıştı. Peki o zaman ne oluyor reklam kokan yardım dağıtmaları, iftar yemekleri, çadırlar vs.

Bu palyatif tedbirler bir günlük gözyaşının dinmesini sağlar. Ya bir yıl ne olacak. İnsanlara BALIK TUTMASINI ÖĞRETMELİYİZ.(İŞ_AŞ VERMELİYİZ ) Toplumun dengelerini bozan ne ise onu tespit edip kalıcı tedbir almalıyız. Yardımlaşmak, yardıma muhtaç insanları gözetip korumak hem vatandaşın hem de devletin görevidir. Ancak istismar etmeden gerçek anlamını bozmadan, incitmeden, küçük düşürmeden. Hayırlı Ramazanlar...

Bu yazı toplam 242 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim