• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • Bolu 34 °C
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 34 °C

AB

Nadir Garipoğlu

            20.10.2004

Çok önemli konular olmadığı takdirde Bolu meselelerin dışında pek birşey yazmak istemem.

Ancak bakıyorum ki tüm Türkiye’de Avrupa Birliği gündemden düşmüyor. Zenginler kulübüne giriyoruz, zengin olacağız, şu ülke bizi istedi, bu ülke istemedi. Başbakanımız, Dışişleri Bakanımız filanca ülkenin bakanlarıyla çok samimi görüştüler, öpüştüler vs.

Bizim için Avrupalı olmak gerçek anlamıyla bir hayal.

Yurtdışına gidenlerimizin çoğu bilir. Trafikten tutun da resmi kurum ve kuruluşlar, sivil toplum örgütleri insanların yaşam tarzı, yaşamlarındaki temizlik, çevrelerinin temizliği vs.

Bu bir mantalite işi kafalarımızı değiştirmek, zamanı en iyi şekilde değerlendirmek, bütün bunlar çok uzun zaman alacak işler. 15 yıl mı desem, 20 yıl mı, 25 yıl mı desem, kim öle kim kala.

Zaten adamlar da bu tarihleri veriyorlar. Çünkü onlar bizleri bizden daha iyi tanıyorlar.

Bu halimizle ola ki Avrupa Birliği’ne girdik, inanıyorum ki oradaki düzeni bile bozarız. Biz onlara uyalım derken onları bize uydururuz.

Aslına hükümetimiz AB yolunda çok önemli adımlar attı. Gelmiş geçmiş hükümetler içinde AB’ye girmek için en kararlı, olumlu ve aktif siyaseti bu hükümette gördük.

Avrupa Birliği’ne yeni giren ülkelerden istenmeyen şeyler şimdi bizden isteniyor. Diyelim ki 17 Aralık’ta müzakerelerin başlama kararı verdiler. Asıl kıyamet o zaman kopacak. Neler isteyecekler neler.

Avrupa halkı bizi istemiyor, isteyenler de gönülsüz. Referandum lafları ortalıkta geziyor, onlar da biliyor ki referandum yapılırsa red çıkacak. Devlet başkanları ülkelerindeki kamuoyunun sesini dinlemeyip bizi AB’ye alacaklar. Hadi canım sende.

Bütün bunlar bir oyalama, onların işine gelen olabildiğinde bizi AB kapısında bekletmek ne dışarıda, ne içeride; kapıdayız kapıda.

İnşallah müzakereler başlar da Avrupalılar’ın isteklerini hep beraber görürüz. Asla kabul edilmesi mümkün olmayan taleplerle bize gelecekler, bunları yapmazsanız giremeyeceksiniz diyecekler ve bu böyle uzayıp gidecek. Bizim AB’de yerimiz kapı dibi, bunu böyle bilelim.

15-20 yıl sonra acaba o AB bugünkü gibi cazip olacak mı? Bir anayasası yok yapmaya çalışıyorlar, ordusu yok onlar kendi içlerinde kaynamaya başlayacaklar. Bugün zenginler kulübü ama 15-20 hatta 25 sene sonra AB ne durumda olacak?

Ben söyleyeyim, o zaman belki bize ihtiyaçları olacak.

Türkiye’ye ihtiyacı olmayan bir AB kesinlikle bizi aralarına almazlar.

Biz o treni kaçırdık, şu anda AB’nin bize ihtiyacı yok. Yunanistan’ın girdiği dönemlerde bize yapılan teklifi iyi değerlendirmiş olsaydık, bugün kapı dibi nöbetini tutmazdık.

O zaman adı Ortak Pazar olan bugünkü Avrupa Birliği’nin bize ihtiyacı vardı.

Biz ortak olamayız, Pazar oluruz zihniyetiyle bizi dışarıda tutan politikacılarımızın bugün vebalini çekiyoruz ve ülkemizi AB karşısında ezdiriyoruz.

Belki bu kapıda durmakla bir kazancımız olabilir, o da AB’ye gireceğiz umuduyla kendimize çeki düzen veririz.

Bu yazı toplam 387 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim