• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

AB-Dünya Ticaret Örgütü ve Türkiye Tarımı -2-

Mustafa Namdar

            27.05.2005

Birşeylere özenip, bir yerlerde yerinizi almak istiyorsanız, hemen karşılıklı menfaatler gündeme gelir. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Böylesi durumlarda geleceğe yönelik iyileştirmeler adına ortak paydalarda birleştiren belli tavizler verilebilir.

İşte AB sürecindeki anlaşmalarda yapılan müzakereler sonucu Tarım konusunda, Türk çiftçisi adına neler yer almıştır? Bunlardan hangisi lehimizde, hangisi aleyhimizdedir? Bu topluma girildiğinde işin getirisi nedir, götürüsü nedir? İşin sahipleri, uzmanları aracılığı ile inceleyip, kendine bağlı olan taban örgütlerini bilgilendiriyorlar.

24 Mayıs 2005 tarihinde, TBMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Abant İzset Baysal Üniversitesi İktisat Topluluğu tarafından bir panel düzenlendi. Türkiye Ziraat Odaları Başkanı Sn. Gökhan Günaydın, Ankara Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Sn. Emine Orhan, AİBÜ Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Sn. Bahadır Aydın ve aynı üniversiteden oturumu yöneten Prof. Dr. Sn. Mahir Ulusoy.

İlk söz Sn. Bahadır Aydın’ındı. Türkiye’de tarıma yönelik gelişmelerin 1991 yılından itibaren gösterdiği gelişmenin vahim oluşunu, istatistiki tablo ve rakamlarla anlattı. Gelmiş geçmiş tüm Tarım Bakanlarının çiftçiye vaadettikleri destekleme düşüncelerini yerine getireme diklerini söyledi.

Tarımın GSHM da payı, büyüme hızı ve ihracattaki payı söylenenler düzeyinde değil. Son iki yılda tarımda açık vermeye başladık. Tarımın çöküşü, çiftçilik ve hayvancılık faaliyetlerinde görülmekte. Tarımsal işletme sayısında % 24’lük bir gerileme var. Beş milyon hektar kullanılabilir, tarım alanı devre dışı kalmış. Hayvan varlığında sürekli azalma var. Küçük üreticilik tasfiye edilmeye başlanıyor. Küçük arazilerde tarımla uğraşanlar tatmin olmuyor. Boşa çıkan tarım alanlarının başka alanlarda değerdirileceği endişesi var. Toprak reformu ve tarım topraklarını toplulaştırmaya yönelik çalışmalar yapamazsak, sonuç kötü dedi.

Yrd. Doç. Sn. Emine Orhan: "Odadan bir ağlama sesi geliyorsa, kim diye sormaya gerek yok. Bu ses mutlaka çiftçinin sesidir" esprisiyle başladı sözlerine. Her ülkede tarımı destekleyenler çıkmıştır. Tarımda risk ve belirsizlik çoktur. Üretimin doğaya bağımlılığı. Arz ve talebin oluşumu. Sermaye dönüşümünün hızı. Desteklemenin olup olmaması. Destekleme ve girdi sübvansiyonlarının teşviki, değişimin nedenleri gibi içsel ve dışsal sebeplerdir bunlar. Desteklemenin bütçeye getireceği yükler. Dış borçlar ve alınan krediler. Cari işlemler açığı Türk tarımının yapısal problemleri. Kayıtlı çiftçi sayısı belirsizliği gibi.

Doğrudan gelir desteği üretimden bağımsız olarak araziye yapılan desteklemeler kesinlikle üretime yönelik yapılan işlemler değildir. Prim ödemeleri daha ucuz olan dünya fiyatlarına göre üreticinin bir karı yoktur. Teşvik primleri, sütte, üretici teknolojilerinin geliştirilmesinde. Et teşvik primi zaman zaman, verilip kesilmesi. Alternatif ürün desteği fındık, tütün, şeker pancarı gibi ürünlerde tarıma ayrılan sübvansiyonlar gittikçe azalmaktadır. Çiftçi dört milyar dolarlık bir kayıp içindedir.

Kredi kullanımında azalmalar olmuştur. Üretim değerlendirmeleri düşüktür. Bakliyatta, tütünde, pancarda, meyvede yeni arayışlar gereklidir. 2006-2016 yıllarında yeni strateji planları hazırlanmalıdır. Şu anada tarıma ayrılan desteklerin %2’nin altına düşmeyeceği planlaması var, bu memnuniyet vericidir dedi.

Dünya ticaretinde yerimizi alabilmek için tarımın desteklenmesinin gerekliliğini vurgulandı.

Avrupa Birliği’ne girme aşamasında tarımla ilgili konuların çok iyi değerlendirilmesinin şart olduğunu söyledi.

Bu yazı toplam 338 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim