• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

AB Sürecinde Türk Tarımı ve Sözleşmeli Üretim -3-

Mustafa Namdar

            23.03.2005

Panelistler sırası geldikçe görüşlerini anlatıyor, bugünkü durumumuzu ve geleceğe yönelik düşüncelerirni açıklıyorlardı. Ben bunları başlıklar halinde okuyucularıma aktarmaya çalışıyorum.

Dr. Hüseyin Velioğlu (TKB/TÜGEM Genel Müdürü):

-Oda Başkanımızı biraz çekingen ve ürkek gördüm. Ben inanıyorum ki Şerafettin Bey gibi işletmecilerimizi her ilde oluşturacağız. Tarladan sofraya izlenen işletmelerin oluşmasını sağlayabilirsek, AB korkulu rüya olmaz. Sözleşmeli üretimin anayasası olan yasal çerçevesi hazırlanmış tarım yasası içinde yerini almıştır. Devlet sözleşmeli üreticiye fiyat farkı uygulayacaktır.

Doç. Dr. Emine Olhan (Ank. Ünv. Ziraat Fak. Öğretim Üyesi):

-Örgütlü bir üretici yaratmak zorundayız. Sözleşmeli üretim, belli sorumlulukların paylaşıldığı bir sistemdir. Pirim sistemi sözleşmeli yetiştiricilikle birlikte uygulanmaktadır. Herşey pazar ekonomisi içinde halledilmeye çalışılırsa, üretici sömürülür.

Yrd. Doç. Dr. Bahadır Aydın (AİBÜ İ.İ.B. Fak. Öğretim Görevlisi):

-Tarım alanlarının daha yüksek gelir getirici sanayi yapılaşmasına açılması gerek. Bütçenin büyük bir bölümünün borç ödemeye gittiği biliniyor. Böyle bir bütçeden tarıma kaynak aktarmak zor. Tarımsal üretimde verimliliği etkileyen faktörler vardır, iklim koşulları, kadastronun yapılmaması, ürün desenindeki basitlik gibi.

Sözleşmeli tarımda üretici ve firmanın hatalarının neler olabileceği belirlenmeli. Tarımda münavebe planı yok. Bu konuda Tarım İl Müdürlüğü çalışmalı, parçalı araziler değerlendirilmeli, toprak analizleri yapılmalı. Örgütlü olmak teşvik edilmeli. Avrupa’da süt üretiminin % 100’üne yakını kooperatiflerin elinde. Sözleşmeli üretimde, karlılık, pazar, üretimde desen zenginliği vardır.

Şerafettin Erbayram (Bolu Kalite Yem. Bolca Hindi Koordinatörü):

Bolu % 55 orman alanı, % 18 de tarım alanı olan küçük bir il. Burada mevsimlerin uygun olmayışı nedeniyle, tarımı istediğiniz şekilde yapamazsınız. Sınırlı bir bitki deseni vardır. Bolu soğuk iklim kuşağında olması nedeniyle, tohumluk üretimde öncelikli olmalıdır. Bolu’da 1956 yılında pancar tohumu, 1965 yılında da patates tohumculuğu başlamıştır. 6000 dekar arazide 375 çiftçi tarafından pancar tohumculuğu yapılmaktadır. Şirket bu üretimlerde tohum, fide, ilaç ve gübre vermektedir. Bolu’da broiler cinsi tavuk yetiştirileceği, her geçen gün geliştiği görülmektedir. Bitkisel üretimden sonra, ikinci arayış hayvancılık olmalıdır.

Pancar tohumu 6000 dekar arazide 375 çiftçiye 3,5 trilyon, broiler de 2800 kümes ve aile, hindi 200 kümes ve aileye 60 trilyon gelir sağlamaktadır. Kanatlı sektörde entegre istihdamı 3250’dir.

Başaramadıklarımız:

Süt ürünlerinde, besi sığırcılığında, tohumluk patates ve diğer tohumluklar da tarımsal ürün işleme (Seben’de meyve suyu) işlerinde başarılı olamadık.

Bolu sözleşmeli üretime nasıl bakıyor?

Üretici pazar dalgalanmalardan etkilenmez. Pazarlama, depolama sorunu yoktur. Üretici faizsiz işletme kredisi kullanır. Sağlıklı ve kontrollü üretim yapılır. Tarladan sofraya sağlıklı ürün gelir. Ürünün izlenebilirliği, salgın hastalıklarla mücadele imkanı vardır. Tarım artık bu modelle entegre olup, sanayi haline geliyor. Yükün ağırı firmalarda. Teknolojik yenilik takip edilir ve yenilikler yaygınlaştırılabilir. Kaliteli ürün yetiştiriciliğine yönlendirilir. Parçalı arazilerin bütün haline getirilmesi sağlanır. Üretici kaliteyi artırır.

Tarımda düşük faizli krediler uygulanmalı. Tarımsal ürünlerde teşvikler bireysel değil, sisteme verilmeli. Bu sistemde kooperatifler, birlikler ve özel sektör dikkate alınmalı. Son günlerde sanayiciye tanınan bedelsiz arsa tahsisi, tarım sektöründe de dikkate alınmalı. Elektrik tüketiminde, işçi sigorta primlerinde, vergi ve KDV’lerde indirim uygulanmalı. Bolu sözleşmeli tarımda, patates ve diğer tarım üretimine, et, süt ürünleri ve ekolojik tarımdan yararlanmak ister,buna adaydır.

Sonuç: Sözleşmeli proje işidir. Yatırım yapacak kurum Fizibil projeleri seçer. Önce kendi sermayesini koyar. Yeni teknolojiler transfer eder. İhracata açık konuları seçer. Kayıt dışı ekonomi , kayıt içine alınır. İstihdamı yerinde tutar. Şehirlerin köyleşmesi yerine, köylerin şehirleşmesini sağlar. Sözleşmeli üretim alternatifleri fazlalaştıkça ürün ve üreticinin seçme şansı artar. Rekabet oluşur. Üretici ile kuruluşlar arası ilişkiler düzgün seyreder.

Son konuşmacı, Dünya Gazetesi yazarlarından Ali Ekber Yıldırım idi. O da içinde bulunduğu medyaya özeleştiriyle konuşmasını sürdürdü.

Bu yazı toplam 291 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim