• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

ABANT TOPLANTILARINDA İNANÇ TURİZMİ

Hüseyin KAYA

Geçtiğimiz günlerde; Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Abant'ta düzenlenen "2012 Hac ve Umre Organizasyonu Değerlendirme Toplantısı" Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in katıldığı açılış konferansıyla başladı.

Toplantıda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, hac ve umre turlarının olması gereken manevi havadan uzaklaştığına dikkat çekerek "İnanç turizmi bizim medeniyetimize ait bir kavram değildir. Karşımızda bizi bekleyen en büyük tehlikelerden birisi, haccın bir inanç turizmine dönüşmesidir. Allah korusun. Dolayısıyla bu iki husus birbirinden çok iyi ayrılırsa, Diyanet İşleri Başkanlığı daha çok kendi hizmet alanlarına teksif eder. Daha çok dini, manevi, ruhani kısmı üzerinde durmak zorundayız." şeklinde beyanat verdi.
Demokrasi ortamının gerekleri bakımından Sayın Diyanet İşleri Başkanının düşüncesine saygı göstermekle birlikte İnanç Turizmi ile ilgili olarak yanlış anlaşılmaların da önlenmesi adına kavramlar üzerinde açıklamalar yapmanın yararlı olacağını düşünüyorum.

İNANÇ TURİZMİ TANIMI
“İnsanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki olağan ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin dışına inanç çekim merkezlerine, dini inançlarını tatmin etmek amacıyla yaptıkları ve bu seyahatleri sırasında genellikle turizm işletmelerinin ürettiği mal ve hizmetleri talep ederek, geçici konaklamalarından doğan olaylar ve ilişkiler bütünüdür” (*)
Görüldüğü üzere tanımda, yaşanılan yerden inanç çekim merkezlerine yapılan seyahatler ve bu seyahatlerde ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması ekonomik bir sektör olan turizmin ilgi alanı içinde olduğu anlatılmaktadır.

Müslüman inançlı bir insanın inanç çekim merkezlerinden MEKKE 'ye HAC ibadetini yapmak amacıyla gitmeyi düşünmesi o kişinin inancının gereğidir ve zaman içinde kişisel şartlarının olgunlaşmasıyla da inanç görevi durumuna gelmektedir.

Müslüman kişinin İnanç görevini yerine getirmek için uygulamaya geçmesi durumunda ulaştırma, yeme-içme, konaklama ve diğer organizasyonların gerçekleşmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

İşte bu noktada adına Turizm denilen ekonomik sektör devreye girmektedir.

Çünkü:

TURİZM dar anlamıyla kelime olarak tur atma, başlangıç yerine geriye dönmek anlamına gelmekle birlikte, geniş anlamıyla geriye dönme sürecinde kişilerin ihtiyaçlarının tespiti ve karşılanmasının da içinde yer aldığı olaylar bütünüdür olarak tanımlanır.

Turizm olgusu, turizm faaliyetlerine ihtiyaç duyan talebin özelliğine göre şekillenir.
Dağ turizminde…
Deniz turizminde …
Eğlence turizminde...
Kültür turizminde…
Av turizminde…
Çoğaltılabilir farklı turizm türlerinde…
İnanç Turizminde ihtiyaçlar farklıdır.

Talebin ihtiyaç farklılıkları, beraberinde organizasyon farklılıklarını da getirmekte ve talebe dayalı turizm olgusu oluşmaktadır.

İNANÇ TURİZMİ de gerek belirlenmiş zamanlarda hac görevini yerine getirmek, gerekse diğer zamanlarda inanç çekim merkezlerine gitmek isteyen kişilerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik oluşan genel turizm içinde özel bir durumla tanımlanmıştır.

İnançlı bir insan için HAC bir inanç gereği ve şartların olgunlaşmasıyla da görevidir.

TURİZM ise katılanların ihtiyaçlarının tespiti ve giderilmesine yönelik organizasyonların yapıldığı sosyal bilimlerin tamamını ilgilendiren ekonomik bir sektördür.

Gezi organizasyonu Turizm tarafını oluşturur.
Hacı olmanın gerektiği davranışlar inanç tarafını oluşturur.
Çünkü inanç çekim merkezlerine Hac gereğini yerine getirme adına belirlenmiş zamanlar dışında da ziyaretler yapılabilir.

İnanç Turizmi kavramını temelinde misyonerlik hedefli bir havaya büründürerek inançları zayıflatacak ya da değiştirecekmiş gibi karşısına alarak göstermek doğru bir davranış değildir.

İNANÇ TURİZMİ EVRENSEL BİR KAVRAMDIR.

İnanç Turizmi sadece İslam inançlı kişiler için değil aynı zamanda dünyanın her yerinde her inanç olgusu için geçerli evrensel değerlikli bir kavramdır.

Medeniyetler içe dönük ve reddedici değil, evrenselliğe açılan bütünleştirici kapılardır.

Turizm olgusu medeniyet kapılarının kesiştiği evrenselliğin tam merkezindedir.


Diyanet İşleri Başkanı Prof Dr Mehmet Görmez'in demecinde kavramlar birbirine karışmış görünmektedir.

(*) Kaya Hüseyin, İnanç Turizmi Özsan Matbaa, Bursa Valiliği Katkısıyla 1999

Bu yazı toplam 1776 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim