• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -9 °C

ACI KAHVENİN HATIRI VE DİLİMİZDE BİTEN TÜYLER-2!

N. Gürkan Yetkin

“Çek bir Türk Kahvesi! Alaturka olsun!” Alaturka mı? O da ne? Nasıl yani?

Kahve bahane, muhabbet şahane. Aziz dostum, Namı değer Bolu'nun Fatih'i, uzun zamandır makam şoförü kullandığından olsa gerek, duvara fena toslamış. Kaporta haşat! Karizma allak bullak! İnmiş arabadan dönmüş bakmış arkasına.”Bir el atın!” demiş. ”Şahit yazarlar” diye kimse oralı olmamış. Üç gün sonra adamım, akıllara zarar bir açıklama yapmış. Açıklamanın hikaye kısmını geçip ana fikir bölümüne baktığımızda, can alıcı cümle, fosforlu bir biçimde parlayıveriyor. “Tabii ki şahısların yaptığı her hareket kendilerini bağlar.” Ne demek şimdi bu?

“Sen de dikkatli olsaydın da, duvara toslamasaydın! Bizi bu işlere karıştırma! Bizden bu kadar!”

Bakmış bizim Fatih, kimseden hayır yok. Duvara dava açmış!

Gerekçe: Bu duvarın burada ne işi var?

…

“Çek bir Türk Kahvesi! “

“Nasıl olsun?”

“Orta!”

Bolu sporun aldığı başarısız sonuçların sebebi bulundu! Stadyumun tribünlerinin uzay çatı ile kapatılması işini üstlenen müteahhit,alması gereken hak edişi zamanında alamadığı için ekonomik sıkıntı içine düşmüş. Feci bir şekilde, içten “Ah!”etmiş.

Alma mazlumun ah'ını çıkar aheste aheste!

Ben demiyorum, eşi diyor!

….

Sayın Valimiz, Abant'ta yaşanan son gelişmeler ışığında bir açıklama yapmış. ”Birileri cazgırlık yapıyor!”

Cazgır:

1. Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse.

2. hlk. Fitneci.

Kimler Sayın Valimizin ifade ettiği gibi cazgırlık yapıyor?

1)Akademik kariyere sahip kişiler

2)Teknik Kişiler

3)Yörede yaşayan, dedesi, atası da o bölgede yaşamış olan HALK! Ahali! Sıradan vatandaş! Evinde değil Abant'ta kızarmış piliç yemek isteyenler!

Sayın Valimiz devam ediyor, “Yapılan çalışmalar Abant Gelişim Master Planı çerçevesinde yürütülüyor.”

Peki Abant Gelişim Master Planı akademik bir çalışma mıdır? Altında hangi üniversitenin, hangi bilim adamlarının imzası vardır? İlk planda yer almayan, toplantı ve konferans salonları yapımının önünü açan madde gibi ilaveler yapmaya müsait bir planın, değişken çerçevesine göre yürütülen bu çalışmaları sınırlamak nasıl mümkün olacaktır?

Yapılan bu master plandan, Abant'ta hayatını devam ettirmeye çalışan bitki örtüsü ve yabani hayvanların bilgisi var mıdır? Bu plan hükümlerine uymazlar ise nasıl cezalandırılacaklardır?

Su samurlarının yuvasını dağıtmak, bazı ağaçları çürümeleri için su altında bırakmak plana uymayan canlılara verilen cezalar arasında mıdır?

Neyse kısa keselim, biz de cazgırlık yapmayalım! ”I am sory” sayın Valim!

“Çek bir Türk Kahvesi!“

“Nasıl olsun?”

“Şekerli!”

!!!!

Anadolu'da özellikle II.Dünya Savaşı'nın tüm şiddeti ile sürdüğü 40'lı yıllarda, karne ile ekmek ve yağ alındığı dönemlerde, doğal olarak şeker altın gibi kıymetli. O yıllarda şekerli bir kahve söylemek cesaret işi. Bilmeden şekerli kahve siparişi verenlere kızan kahveci çırağının, ocağa seslenişi

“Çek bir etekli kahve!”

Show Tv de yayınlanan “Yemekteyiz” programının, Bolumuzda çekilen bölümleri günlük hayatımıza renk kattı.

Ben bu programdan nefret ediyordum. Ailemizi ikiye böldüğü için. Bu program başlar başlamaz kumandaya el koyan eşim, bana başka bir çare bırakmadığından diğer odada yer alan televizyonun karşısında günlerimizi geçirir olmuştuk. Ancak Bolumuzda çekilen bölümlerini hiç kaçırmadan izleme fırsatı buldum. Zaten günde üç posta yayınlandığı için kaçırmak pek de mümkün değildi.

Her ne kadar yarışmayı, ”komplo ve kıskançlık“ sebebiyle Tahir Beceren ağabeyimiz kazanamamış olsa da, benim gönlümdeki şampiyon kesinlikle kendisidir. Adaletli bir değerlendirmenin yapılacağı bir yarışmada kesinlikle 100 üzerinden 110 alarak birinciliği kimseye kaptırmazdı. Ben öncelikle Tahir Beceren Ağabeyimizi medeni cesaretinden dolayı, ardından soyadına yakışır bir biçimde mutfaktaki becerisini sergilediği için tebrik ediyor ayakta alkışlıyorum. Bu yıl geleneksel olarak yapılacak olan Mengen Aşçılar Festivali'nde özel konuk olarak festivale renk katmasını, ilgililerine duyuruyorum.

Bu yarışma sayesinde bir kez daha tescillenmiş oldu ki, Bolumuzun yemekleri değil Aşçıları meşhur. Bir yemek bir il ile nasıl özdeşleşir? O yemek o yörede çok güzel bir şekilde yapılır, üretilir ve sunulur. Ancak Bolumuzda her yemek çok güzel bir şekilde yapılır üretilir ve sunulur. Bolumuzun farkı budur!

Ülkemizi il il ele geçiren ve Kuzey Irak kültürü olan kebap, Emperyalizmin imzası Fast Food, bir bir lezzet duraklarımızı oyun dışı bırakırken, diyetisyen sektörünün gelişimine sebep oluyor. Kiminle görüşsem kilolardan şikayetçi ve bir diyetisyenin reçetesine uymak için iradesi ile mücadele etmekte.

“Boğazına sahip olamayan hiçbir şeye sahip olamaz” derler. Her dergahta açlık nefsi terbiye için ön şarttır. En tehlikeli olan ise mide de yaşanan açlık değil gözde yaşanan açlıktır. Bir kişiyi tanımak istiyorsanız kesinlikle o kişi ile karşılıklı yemek yemelisiniz. Her türlü notunu doğru bir biçimde verirsiniz.

İnsanın gözü aç ise üç DİVAN'a değil, Dörtdivan'a da sahip olsa doymayacak, milletin işinde, kazancında vb. her türlü değerinde gözü kalacaktır!

Bu haftaki kamyon arkası yazımız yöresel!

“14 AK lımı koru yarabbim 14.”

01.04.2010


Bu yazı toplam 940 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim