• BIST 94.887
  • Altın 246,996
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Açığa imza

İlhami Candemir

 Her türlü övgü ve saygıya değer okuyucular,(yazılarım yüzlerceniz tarafından okunduğu halde saygı çerçevesinde eleştiriler alıyorum ama hakaret eden hiçbir okuyucuma rastlamadığım için bu övgüyü hak ettiklerine inanıyorum) bu referandum olayı beni sıktı. Artık söylemler bir kulağımdan giriyor öbür kulağımdan çıkıyor. Nedeni ise yapılacak şey Anayasa değişiklik teklifinin halk oylamasına  sunulmasından ibarettir ama gelin görün ki  AKP sözcüleri  genel seçimmiş gibi- halk oylamasına sunulan teklifin içeriğine hiç yanaşmadan- 15 yılda yaptıklarını-sattıklarını es geçerek-  bir bir sıralıyorlar. Keza MHP nin genel başkanı da  tıpkı AKP liler gibi yeni anayasa değişiklik teklifinin içeriğinden hiç söz etmeden  çok güzel, kulağa hoş gelen  cümleler kuruyor. Yani milleti uyutmak için ninni söylüyor.  CHP ye gelince o da biraz nalına biraz mıhına dokunuyor.Yani  biraz iktidar partisine, biraz MHP ye dokunuyor,biraz da yeni anayasa değişiklik teklifinin neler getireceğini,neler götüreceğini anlatmaya çalışıyor.Tabii ki kısmen doğrusunu yapıyor.Kısmen diyorum zira yapmaması gerekirken genel seçim havasına girerek zaman zaman iktidar partisini ve MHP yi  eleştiriyor.Neyse bu kadar kusur kadı kızında da olur.

   Şimdi BEN bir hukukçu olarak teklifin neler getirdiğini ve kabulü halinde neler götüreceğini acizane izaha çalışacağım; Neden BEN dedim; İleri yaşlarda olanlar bilirler,bilmeyenler için söylüyorum;1957 seçimlerinde Bolu Milletvekili olarak seçilen merhum Kadir Kocaeli,27 Mayıs Askeri darbesinden sonra kurulan Yüksek Adalet Divanındaki savunmasında;(Yassı ada mahkemeleri)

“Hakim bey, ben ilk okul diplomasını dışarıdan aldım.ekmek yapar satarım(ekmekçiyim).Mecliste bu kadar profesörler,hukukçular,doktorlar mühendisler var,onlar parmak kaldırdılar ben de kaldırdım” demiştir.Bu samimi savunma tabii ki itibar görmüştür.Bu nedenle ben hukukçuyum.Yarın teklif yasalaştığında olumsuzluklarla karşılaşıldığı zaman evetçilerin mazeretleri olmasın diye konuyu irdelemeye,ne götürüp ne getireceğini anlatmaya çalışacağım, eğer bizler yani halk teklifin ne getirdiğini,kabulü halinde neler götüreceğini bilmeden oyumuzu kullanırsak ”açığa imza atmış” gibi oluruz.Peki “açığa imza” nedir diye soracak olursanız onu da kısaca söyle ifade edebilirim.Bir kambiyo senedine(Emre muharrer senet,bono) içini doldurmadan açığına tarih ve imza atarsanız senedi elinde bulunduran kişi istediği gibi doldurduğunda bunun sonucuna katlanmak durumunda kalırsınız, yani hayatınız kararabilir.Bu nedenle  imza atıyorsanız neye imza attığınızı bilin.Bunu referanduma taşırsak neye evet neye hayır dediğimizi bilelim.işte -bir hukukçu olarak- ben de öğrenmeye ve bunu sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. 

   Bu girizgahtan sonra gelelim teklife;

   1)Şimdiki duruma göre Meclis belli konularda Bakanlar kuruluna KHK çıkarma yetkisi verebiliyor. Değişiklikte ise Meclisin bu yetkisi kalkıyor. Cumhurbaşkanı kendi insiyatifi ile “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” çıkarabiliyor.(ÖNEMLİ)

   2)Şimdiki duruma göre Cumhurbaşkanının yeniden görüşülmek üzere geri gönderdiği kanunu “MECLİS  aynen kabul ederse” yayımlamak zorunda. Değişiklikte ise bu durumda “MECLİS ÜYE TAM SAYISININ salt çoğunluğu ile kabul ederse” deniliyor. Bu şu anlama geliyor; Şimdiki durumda oylama günü mecliste kaç millet vekili varsa onun yarısından bir fazlası oluyor.Yani salonda 100 milletvekili varsa 51 evet oyu yeterli olabiliyor.Değişikliğe göre ise her halükarda kabul için -600 milletvekili olduğunu kabul edersek- 301 evet oyu şartı getiriliyor.Yani sözün özü Cumhurbaşkanının geri gönderdiği yasanın aynen kabulü zorlaştırılıyor ki Cumhurbaşkanının geri gönderdiği  kanun onun istediği şekilde değiştirilerek kabul edilsin.(ÖNEMLİ)

      3)Şimdiki duruma göre Meclis GENSORU yöntemi ile Bakanları denetleyebiliyor, bir bakan hakkındaki gensorunun kabulü halinde o bakan bakanlıktan düşürülüyor.Yenisinde bu yok.Yani bu yol kapalı.(ÖNEMLİ)

     4)Şimdiki duruma göre Cumhurbaşkanı TARAFSIZDIR            deniliyor. Yenisinde bu ibare yok.Yok ama yürürlükteki anayasada tarafsızlığına dair yemin metni duruyor.(Çelişki). Keza şimdiki duruma göre Cumhurbaşkanlığına seçilenin varsa partisi ile ilişiği kesiliyor ve TBMM üyeliği sona eriyor.Teklifte bu cümle de  yok.Yani hem taraflı olabilecek,hem tarafsız olacağına dair yemin edecek ve hem TBMM üyeliği devam edecek ve hem de parti genel başkanı olabilecek.(ÖNEMLİ)

    5)Şimdiki duruma göre Cumhurbaşkanı başbakanı atıyor, başbakanın teklifi üzerine bakanları atıyor veya görevlerine son verebiliyor.

      Teklife göre ise Cumhurbaşkanı , Cumhurbaşkanı  yardımcıları ile(sayısı belirtilmemiş,ancak sayın Cumhurbaşkanımız bugün ki söyleminde üçten söz etti,diyelim ki inandık,peki ondan sonra gelenlerin kaç yardımcı atayacaklarını şimdiden kestirmemiz mümkün mü,tabii ki değil).bakanları atar ve görevlerine son verebiliyor.Bakanlar kurulunun güven oyu alması şartı da kaldırılmıştır.Yani Cumhurbaşkanı,yardımcılarını,bakanlarını atayacak,Bakanlar kurulu güven oyu almayacak.Peki bu duruma yönelik TBMM sinin bir dahli (yetkisi) var mı yok.Yani milletin,bizleri yönetsin veya bizleri yönetenleri seçsin diye Meclise gönderdiğimiz vekillerimizin hiçbir fonksiyonları  yok.Cumhurbaşkanı kimi atarsa eyvallah.(ÖNEMLİ).

    6)Şimdiki duruma göre  TBMM belli konularda Cumhurbaşkanına KHK çıkarma yetkisi verebiliyor.Bu ne demek,isterse verebiliyor,istemezse vermeyebiliyor,yetki TBMM de.Teklifte ise TBMM devre dışı bırakılarak Cumhurbaşkanına,Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma yetkisi”  veriliyor,YANİ AÇIK  ÇEK  veriliyor.(ÖNEMLİ).

    Burada bir aldatmaca durumdan söz edeceğim. Teklifte, eğer Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler varsa kanun uygulanır deniliyor.Çok güzel ama bu gün  ANAYASANIN bile çok rahat çiğnendiğine tanık olmuyor muyuz? Oluyoruz.E o zaman Cumhurbaşkanı bir kararname çıkardığında KANUNU mu uygular,yoksa kendi çıkardığı kararnameyi mi?Sayın okuyucular bunun cevabını lütfen sizler verin.Ben veriyorum ama izin verin o bende kalsın.Yine teklifte, Cumhurbaşkanı kararnamesinden sonra aynı konuda bir kanun çıkarılırsa kararname hükümsüz kalır denilmektedir.Cumhurbaşkanı bir kararname çıkaracak,daha sonra TBMM o kararnameyi hükümsüz kılacak bir yasa çıkaracak.Beyler Cumhurbaşkanı aynı zamanda iktidar partisinin genel başkanı olacağına göre meclis böyle bir kanunu çıkarır mı çıkaramaz mı?Peki bunun cevabını da ben vereyim,ÇIKARAMAZ.Yani sözün özü Cumhurbaşkanı,memleketi kendi çıkardığı kararnamelerle yönetecek,yani devleti yeni baştan dizayn edebilecek.(ÖNEMLİ)

    7)Teklife göre Cumhurbaşkanı,hakkında TBMM tarafından  soruşturma açılmasına  karar verilmesi halinde  seçim kararı alamaz deniliyor.Bu madde göz boyama maddesi. Zira önce soruşturma açılabilmesi için 400 milletvekilinin oyu gerekir ki bu mümkün değil. Ayrıca Cumhurbaşkanı “soruşturma açılması yönünde kuvvetli bir eğilim gördüğünde “soruşturma açılmasına karar verilmeden önce” meclisi fesh ederek seçim kararı alamaz mı bal gibi alır.Bu nedenle madde ölü doğmuş bir maddedir.

  8)Teklifte “Cumhurbaşkanı iki dönem seçilebilir deniliyor ve fakat  buna ilaveten şöyle bir  düzenleme de var,Cumhurbaşkanın ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir deniliyor.Buna açıklık getirmek gerekirse;Diyelim ki Cumhurbaşkanı,bir 5 yıl seçildi,tamam,sonra ikinci kez bir 5 yıl daha seçildi, o da tamam,süresi bitti mi,bitti.Hizmetlerinizden dolayı teşekkür ederiz,güle güle.İşte burada biraz duralım. İkinci dönemin tamamlanmasından önce diyelim ki Cumhurbaşkanının 9.yılında(5+4=9) Meclis  seçimlerin yenilenmesine karar verirse,Cumhurbaşkanı yine aday olabileceğine göre -ki teklif bu yönde- etti mi 14 yıl.Gel keyfim gel. Bunları okurken içinizden vay be diyenleri görür gibi oluyorum sayın okuyucular. Bilirsiniz görme özürlü iki arkadaş dolma yiyorlarmış,birisi diğerine “sen ikişer ikişer yiyorsun” dediğinde arkadaşı,  görmediğin halde nereden biliyorsun diye cevap verince “çünkü ben de öyle yiyorum “demiş derler ya işte ben de sizler gibi vay be diyorum.

   9)Teklife göre Cumhurbaşkanının olağanüstü hal ilan etme yetkisinin koşulları o kadar esnek ifadelerle kaleme alınmış ki bu yetki her zaman rahatça kullanılabilir hale getirilmiştir. Örneğin,tabii afet,kıtlık,ekonomik bunalımın ortaya çıkması ,savaş,savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi vs.vs gibi.Peki savaşı anladık da “savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi” ne anlama geliyor.Nereye çekersen çek,Hollanda’nın tavırları savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi olarak da değerlendirilebilir.Alın size bir olağan üstü hal ilanı nedeni.İşsizliğin artması ekonomik bunalımın ortaya çıkması olarak gösterilebilir.Alın size bir olağanüstü hal ilanı bahanesi  daha.Sanıyorum ne demek istediğim anlaşılmıştır diyerek diğer nedenleri yazmıyorum.(ÇOK ÖNEMLİ).Neden çok önemli, olağan üstü durumlarda nelerle karşılaştığımızı bu günlerde görüyoruz.

  10/Sayın okuyucular,teklifte, Cumhurbaşkanı seçilebilme yeterliliği ile  Milletvekili seçilebilmenin yeterlilikleri de belirtilmiştir. Cumhurbaşkanı için 40 yaş,yüksek tahsil, TC.vatandaşı vs şartlar aranır. Milletvekili seçilebilme yeterliliği için ise 18 yaş ve en az ilk okul mezunu olma şartları aranır.Yine teklifte bakanların ve C.Başkanı yardımcılarının yeterliliği için Millet vekili yeterliliği aranır denilmektedir.Yani 18 yaşını bitirmiş,askerliğini dahi yapmamış ilk okul mezunu bir kişi(bu kişinin vasıfları ve mensubiyeti de çok önemli)  Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan olarak atanabilecek. Peki Cumhurbaşkanı aynı zamanda TSK Başkomutanlığını temsil eder,gerektiğinde TSK nin kullanılmasına karar verir denildiğine, onun yokluğunda onu C.Başkanı yardımcısı vekalet eder ve onun yetkilerini kullanır denildiğine göre 18 yaşını doldurmuş,ilk okul mezunu olan bir yardımcı TSK.nin başkomutanı olabileceği gibi TSK nin kullanılmasına da karar verebilecek.Vallahi buna önce inanamadım,acaba doğrumu diye birkaç kaynağa da başvurdum,maalesef doğru.ÇOOOOK ÇOOOO ÖNEMLİ değil mi?.Yine de inşallah yanılıyorumdur diyorum.

11)Keza  bilindiği gibi milletvekillerinin dokunulmazlıkları vardır,ancak milletvekilliğini kaybettikleri an dokunulmazlık kalkar,yargı, gel bakalım yaptığının hesabını ver der.İşte gözünü sevdiğim demokrasi bu.Teklife göre ise  C.Başkanı yardımcıları ile bakanların dokunulmazlıkları ömür boyu devam edecektir. Bu maddenin ne anlama geldiğini bilmem izaha gerek var mı?  ÖNEMLİ.

Sayın okuyucular anlıyorum yazıyı çok uzattım, daha yargının yapılanmasını da irdelemek istedim ama sabrınızı zorlamak istemedim, ne yapalım konu vatanın geleceği meselesi olunca yazı ister istemez uzun oluyor.

  Sayın okuyucular,ne yapalım  fiili durumu Anayasal çizgiye getiremedik, şimdi Anayasayı fiili duruma getirmeye çalışıyoruz! diyor oyumuzu kullanırken açığa imza atmayalım, okuyalım,öğrenelim,neye imza attığımızı bilelim diyorum.   Herkese sağlıklı uzun ömürler dilerim. Sonuç inşallah hayırlı olur.

                                                                İlhami Candemir

 

    

Bu yazı toplam 1109 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim