• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 6 °C

ACILARIN REÇETESİ

Mustafa Namdar

Zaman; acısı tatlısıyla değirmen taşlarının arasında öğütülerek su gibi çıkıp gidiyor. Doğumla başlayan yolculukta ne kendimizin, ne de başkalarının ayaklarına batacak diken tohumlarını saçmadan yolumuza devam edebiliyorsak ne mutlu. Dünya nimetlerinden yararlanırken başkalarını da düşünebiliyorsak ne güzel. Her dünya nimetini keser yongası gibi önümüze düşürme bencilliğinden uzak durup, yaşamın acısını tatlısını paylaşabiliyor, geride insanların yararlanacağı eserleri bırakabiliyorsak belleklerde iz bırakmak mümkün.

Kara toprağın karanlık derinliğinde kaybolan bedenlerin isimleri alınacak bir çift söz bırakmışsa, yararlanılacak bir eseri toplumun hizmetine bırakmamışsa, bir buluşun, bir yeniliğin üretimini yapamamışsanız bırakın hayır duayı, isminiz bile kimsenin aklına gelmeyecektir.

5 Mart tarihi takvim yapraklarında bir başka anlamlı Bolu halkı için. Yüreklerin acısını gözyaşlarıyla söndürdü. Bolulular. Bir efsane, bir hayır sahibi, bir patron, bir işçi modeli ve cesur bir üretici el sallayarak gidiyordu ebedi istirahatgahına. Ağlıyordu yediden yetmişe insanlar. Ağlıyordu derman arayan hastalar, huzur bulmaya çalışan yaşlılar…

O gün bu ayrılığa tahammül edebilir miyim diye ağladım. Bu günse gözyaşlarım bıraktığın eserlerini koruya biliyor muyum diye dökülüyor pınarlarından. Yaptırdığın eserlerden yararlananlara senin felsefeni öğretmediğimiz için akıyor gözyaşlarım. Bir bardak suyu içerken bile fazlası haram diyen düşüncenin bıraktığı mekânlardan yararlananların iş ahlakına aykırı davranışlarını gördükçe ağlamak geliyor içimden. Sigaranın dumanında teselliyi arayan öğrenciler ne iş hayatındaki prensiplerinden, ne iş ahlakından, ne, zor koşullarda başarıyı yakalama azminden bir haber olduklarını gördüğümde doyasıya ağlamak istiyorum.

Bir tesellim var, hani diyordun ya ‘‘Bu memlekette benim gibi nice insanlar var. Benim yaptıklarımı dörtte birini yapsak bu Ülke ihya olur.’’ O yaktığın gönüllere ışık tutan meşaleyi yeğen Ahmet Baysal ve ailesi, Mebrure Bağışgil ve ailesi, Kızının ve ailesi, Süreyya Astarcı, Yaşar Çelik, Yılmaz Becikoğlu ve aileleri bugün ellerine almış memleketi aydınlatıyorlar.

Baysal kaynağından burs olarak hayatını yönlendirenler simdi mezarının başında teşekküre karışan dualarını okuyorlar.
Bolu’ya gelenler ‘‘Kim bu İzzet Baysal?’’ dediklerinde işte eserleri. ‘‘O Bolunun babası’’ diyor seni tanıyanlar. Eserleriyle, insancıl davranışıyla, hayat felsefesiyle rehberimiz olan büyük insan mekânın cennet, ruhun şad. Allahın rahmeti üzerine olsun…
 


Bu yazı toplam 944 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim