• BIST 89.282
  • Altın 145,496
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 15 °C

Acının duraksadığı an

Mustafa Namdar

Yaşam içinde yorgunluğun bittiği, çekilen acının duraksadığı zamanlar vardır. Çekilen çilenin mutluluğa dönüştüğü andır bu. Başlanan bir işin bitirilmesi, tasarlanan bir projenin gerçekleşmesi, bir ürünün kullanıma hazır hale getirilmesi, yapılan bir müsabakada kazanılan başarı sonrası, düşünce ve beden yorgunluğunuz gider hafifler, mutlu olursunuz. Hele de aldığınız alkış, sırtınızda gezinen bir elin sahibinden duyulan bir teşekkür, bir aferin bir sonraki başarılar için motive eder hırslandırır, mutlu olursunuz.

Hastalanır şifa arayışı içinde çabalarken, dostlarınızı beklersiniz her kapı açılışında. İlaç kadar etkilidir can dostların gülen yüzü. Geçmiş olsun sözcüğü, bir ihtiyacın olup olmadığının sorulması, için için yanan içinizdeki ateşi söndürür dost bakışlar. İçinizdeki sızıyı dindirir, teselli eden sözcükler. Tükenmişlik duygusunun üstünü örter, yeni bir umut için yanan ışığın aydınlığında kaybolur karamsarlık. Bu durumu gördüm bu fotoğrafı izledim 3-4 saatlik hasta ziyaretinde.

Haftanın her Çarşambasında hasta ziyaretlerine gittiğini biliyordum Belediye Başkanı Sn. Alaaddin Yılmaz'ın. Şenda Aksungur rahatsızlanmış haberin var mı? Dedi. Yok dediğimde ziyaretine gidelim dedi…

Haftalık ziyaretlerin içinde planlandığını öğrendiğim Sn. Aksungur'a geçmiş olsun dileklerimizi, dört hasta ziyaretinden sonra gerçekleştirdik. Kısmi felçli, yatalak halde ve bedensel, zihinsel hastalar vardı bu ziyaret listesinde.

Çok çok önemli olmalıydı Belediye Başkanının ziyareti hem hasta hem de hasta yakınları için. O mutluluk ifadelerini okuyorsunuz gülen yüzlerde. Sanki çekilen acı bir an için unutuluyor. Sanki güçlü bir yaşam umudu yeşeriyor hastanın içinde. Yatağa bağımlılığın hiç gitmeyeceği bilinmiş olmasına rağmen, düşlenen bir sakat arabasının temin edileceği müjdesi unutturuyordu acıları…

Bu kısacık ziyarette bazı gerçekleri gördüm. Okullarla ilgili. Pırıl pırıl bir zeka ve başarılı bir dönemin sonunda mühendis olma azminde ilköğretim beşinci sınıf öğrencisi. Ayak engelli. Her yıl gelişen bir vücut. Okulda o kattan bu kata ana kucağında taşınma çilesi. Dikkatten kaçan bir çile. Asansör olmayan okullarımızda bedensel özürlü bu çocukların alt kattan üst kata, bir sınıftan bir başka sınıfa taşınması bir işkence olduğu anlatılıyor aile tarafından. Acı bir gerçeğe tanık oluyorsunuz. Sokak ve caddelerimizde yeni yeni uygulanan özürlüler için kaldırımlara çıkış ve otobüslere biniş kolaylıkları okullarımızda hiç düşünülmemiş. Bu durumdaki çocukların sınıfları hiç değilse giriş katlarında olmasına özen gösterilebilinse…

Bu arada istekler oluyor, dizüstü bilgisayar, sakat arabası, hasta bakım ücreti temini gibi. Hepsi not alınıyor temin için. Belki yirmi otuz dakikalık bir ziyaret ama hayata bağlayan bir umudun verdiği güçle acının duraksamasını okuyorsunuz gözlerde. Geçmiş olsun dilekleriyle sağlıklar diliyoruz.

Sn. Şenda Aksungur hava ceryanında kalmış adele spazmı gibi ayakta bir tutulma. O da geçmek üzere morali iyi her zamanki dobra konuşmalarıyla bir müddet sohbet ettik. Geçmiş olsun diyorum.

Böylesi günlerde sıcak bir dost eli avucunuzda hissetmek ilaçtan da etkili olmalı. Onu gördüm, onu yaşadım bu kısa ziyarette.

28.06.2010


Bu yazı toplam 609 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim