eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 106.239
  • Altın 161,016
  • Dolar 3,8772
  • Euro 4,5522
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

ADIM DELİCE (Olea europea var. oleaster ) …

Suat Tosun

Aşılanmamış   yabanıl  zeytin   ağacının  adı : “Delice” .

Zeytin ağacı , bölgemizin yerel  ağacı  değil  belki  ama, evimizin asal  ağacı olduğuna  hiç  şüphe  yok!..

Orman  arazilerinde  kök salmış  delice  ağaçlarının kök sürgünleri  belli  bir boya geldiğinde aşılanmakta. Deyim   yerindeyse, ”delice” olan  zeytin,  aşıyı yiyince “uslu zeytin” oluvermekte  (Çağlar,2017).

Sağlık  için mutfaklarımızda   kullanılan zeytin yağları miktarı 10-15 yıldır  artmakta. Üç yıl öncesinde ; bir seminer nedeniyle  Edremit’te tanıştığımız adını hatırlayamadığım  emekli  Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü tarafından tavsiye  üzerine ,banyo şampuanınını  terk edip, “zeytinyağlı sabun”a  dönüş yapmaktan  oldukça memnunum.

Zeytin  ağacının tartışmalı hikayesi ,bir  köşe yazısına  tabii ki  sığmaz…

Son haftalarda  gündeme  getirilişi  ve TBBM’de  geçici bir şekilde geri çekilmesi ile tekrar  incelemeye  alınışını izledik.Bu konuda  süre gelen döngüyle ilgili bir kaç damla bilgiyi sizlerle paylaşmayı uygun buldum.

Her şeyden  önce ,yabani zeytin ağacı(delice)’ nın  bir maki vejetasyonu olduğunu bilmemiz gerekiyor.Maki  vejetasyonu her işin kökeni olduğundan delice konusunu birlikte irdelememizde yarar var.

Makiler ;Akdeniz ikliminin yaşandığı ,ağırlıklı olarak Akdeniz,Ege, Marmara’da ve kısmen yalancı maki tarzında Karadeniz bölgesinde  yerleşmiştir.Gerçekte son derece özgün yapısal özelliklere sahip,yaşamsal önemde ekolojik işlevler gören ekosistemlerdir.

Değerli araştırıcı meslekdaşım Doç.Dr.Yücel Çağlar ’ın deyimiyle; “ Makileri “işe yaramaz çalılık “ gören bir çoğunluğun varlığı bir yana, insan etkisiyle orman ekosistemlerinin  zarar  görmesinden oluşan   bitki topluluğu da olsa; artık maki sistemleri ,özgün yapısal özelliklere sahip yaşam birlikteliğidir aslında”diye belirtmekte  (Y.Çağlar,  Maki Vejetasyonlarını  Zeytin Bahçelerine Dönüştürmeyin ! ; Hidropolitik Akademi.2017).

Maki ekosisteminin  yararları; florasında ve faunasında biyolojik çeşitlilikleri

en üst seviyede barındırması; Değerli Hayrettin Karaca’nın deyimiyle esasen; maki vejetasyonu  toprak  aşınımını ve taşınımını ,ağaçlandırılmış yerlerden daha iyi önleyebiliyor.

Odun dışı  tali  ürünler konusunda  yararları ise,  artık hiç tartışılmaz.  Neymiş? Bu maki bitki türleri. Başlıcalarını sıralayalım:

Mersin (Myrtus communis), Yabani Zeytin-Delice (Olea europea var.oleaster),Defne (Laurus nobilis),Keçi boynuzu (Cerotonia siliqua),Erguvan (Cercis siliquastrum),Kocayemiş (Arbutus unedo),Sandal (Arbutus andrachne),Pırnal meşesi(Quercus ilex),Sakız   (Pistasia lentiscus),Zakkum (Nerium oleander),Karaçalı(Paliurus acueleatus),Kermes meşesi (Quercus coccifera) vd…

Ormancılık Politikası ve Ekonomisi uzmanı   sayın Çağlar’a göre;

“Yüzlerce yıllık bir süreçte maki ekosistemleri;  -ekonomik yararcılık- dizginlenemediğinden, en çok da - değer yargıları- sebebiyle  ,kolayca tarım alanlarına dönüştürülmesine yol açılmıştır.

Hukuksal  ilk  adımlar , 1929 yılında  çıkarılan “Yabani Ağaçların Aşılattırılması  Hakkında Kanun”’la  başladı.  Farklı zamanlarda çıkarılan benzer amaçlı yasal düzenlemeler sürdürüldü.1950 yılında ,tam da 3116 sayılı Orman Kanununun seçimler öncesi değiştirilerek “Maki cinsinden her türlü ağaçcıklarla  örtülü yerler… orman  sayılmaz.”kuralının getirilmesiyle vuruldu. Demokrat Parti ise, bu fırsatı gerektiğince değerlendirerek,  beş yıl içinde,  altı milyon dönüm makiliği “orman tanımı”dışına çıkartıp dağıttı. Daha sonra 2B olarak anılan  düzenlemeler ve uygulamalar la sürece yeni boyutlar ve süreklilik kazandırıldı. Ne  var ki bu alanların çoğu sonradan yasal ve yasa dışı yollarla giderayak yazlık konut arsalarına dönüştürüldü. Bu arada; tarımcılar ve yazlıkçılardan kurtarılabilen maki alanlarının  bir kısmı ise, “hayırlı iş yapıyorum“düşüncesiyle “bozuk verimsiz  orman” sayılıp  ağaçlandırıldı.Kısacası;  ekonomik ve  siyasal yararcılığın fendi,  maki ekosistemlerini de yendi.” diye özetlemiştir.

Orman Genel Müdürlüğü’de -Yabani Zeytin (Delice) Rehabilitasyonu Eylem Planı (2015-2023)- ve bazı yönetmeliklerle  sürece katkıda bulunmaktadır.

Şimdiler de; Hükümetin 17 Mayıs 2017 tarihinde TBMM.’ne gönderilen “ Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”ında  3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması” hakkında kanunda değişiklik yapılacaktı.Bu değişiklikte ;”Zeytinlik  Saha” tanımı; “  Orman sınırları dışında  kalan ve bir dekar alanda,  en az on beş kültür çeşidi ve yabani zeytin  bitkisinin  bulunduğu alan” biçiminde tanımlanıyor. Ancak, bilenler ; “Ülkemizdeki zeytinliklerin çoğu da bu  boyuttadırlar” demekte  ve bunun küçük arazili ve yoksul köylünün tasfiyesine  yeni  boyut kazandırılacağı şüphelerini taşımaktadırlar.

Bu karmaşık döngü de ; Ormancılar, zeytinlik alanlarını makileri yok etmek pahasına   genişletmeğe çalışıyor, yatırımcılar( sanayi,maden ve turizm) zeytinlik alanları azaltmak derdinde  ; peki ya  gıda ve tarımcılar, güçlerini halktan alarak bu paylaşımda ne kadar etkin olacaklar? önümüzdeki günler , bunu ortaya çıkaracak.

Mübarek Ramazanımız ; bizlere paylaşmanın faziletini yoğun şekilde hissettirirken, ”Zeytinlik Saha” paylaşırken de,  insanımızın  gelecekteki sağlıklı yaşam  hakkını  düşünen fikirlerle,  doldurmasını diliyorum.

Bu yazı toplam 975 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim