• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

AFET’İN VERDİĞİ DERS

Mustafa Namdar

 Nasihatların işe yaramadığı günümüzde umarım musibetler insanları daha bilinçli düşüncelere sevk eder. Rusya’da meydana gelen şu Çernobil’deki nükleer santrali faciasından dersini almayanlar umarım Japonya’da meydana gelen deprem ve yarattığı tsunamiden sonra nükleer santrallerde meydana gelen arızaları dikkate alırlar…

Çernobil olayından sonra çevreye yayılan radyasyon tehlikesi karşısında hop oturup hop kalkan çevreci kuruluşların eylemlerini hepimiz hatırlarız. Yapılan eylemlerle kamuoyunun dikkati çekilirken, dönemin yöneticilerinin elde tavşan kanı çayla adeta karşı eylem yapar gibi “bakın biz içiyoruz” diyerek ortaya konan tepkileri hatırlama yanımız yok gibidir…

Bir küçük ihmalin ve meydana gelebilecek arızanın ne büyük felaketlere ve ölümcül vakalara neden olacağı konusunda insanlar günlerce bilgilendirilmeye çalışıldı. Belki de insanların çoğu, bu olaydan sonra radyasyonu tanıdı, bilgilendi. Çevre ve çevrede bulunan canlıların göreceği zararları anlatanlar neredeyse vatan haini ilan edildi. “Ucuz enerjiye karşı duruluyor” diye halka şikayet edildi. Bu durumda kafalar karıştı, düşünceler bulanıklaştı…

Şimdi Japonya’daki 8,9 şiddetindeki depremin neden olduğu acı tabloyu daha da acılaştıran haberler, iletişim araçlarından dillendiriliyor. Japonya’daki felaketten etkilenen nükleer santrallerde meydana gelen arızalar ve alınan önlemler karşısında gene düşünceler bulanmaya başladı.Radyasyon yayılmasının dünyayı etkileyeceği söyleniyor soruları peş peşe gelmeye başladı. “Ölçümlerden saat saat bilgimiz var. Böyle bir tehlike yoktur” cevabı biz bu filmi daha önce görmüştük çağrışımını yaptırıyor gibi.

Bu faciadan çıkarılması gereken dersler olmalı. Yurdumuz coğrafyası fay hatları ile örülü. Ne zaman nerede deprem olacağı, kaç şiddetinde toprağı alt üst edeceği bilinmeyen tehlike riskinin olduğu ülkemizde , nükleer santral konusunda daha iyi bir şekilde ciddi ciddi düşünülmeli. Deprem ve tsunaminin meydana getirdiği hasar yanında bir de radyasyon tehlikesi acının içine katılmış zehir gibi.

Kısmetimizde neyse kaşığımıza da gelir felsefesiyle hareket, davranışımız olacaksa, o zaman yaratanın kafa tasımıza yerleştirdiği beyin denen organın işlevini inkar etmek olur ki, o daha da büyük günah olur diye düşünüyorum. Yaradan dünya insanlarını bu tür acılardan korusun.
 


Bu yazı toplam 892 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim