eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 1 °C

Afyon’daki Termal Tesisleri ve Bolumuz

Bülent Dinçtürk

Ramazan Bayramı’nda, birçok dostumuz Afyon’daki Oruçoğlu Tesisleri’nde tatil yapmışlar. Daha önce biz de bu tesisleri görme fırsatını bulmuştuk. Orada tatil geçiren dostlarımız, tesisleri ve yerli turist kalabalığını hayretle izlediklerini, çok beğendiklerini anlatarak, Bolu’da Termal sularının olduğunu, ancak suların aktığını, yetkililerin baktığını dile getirdiler.

Üzülmemek elde değil. Ama ne yapalım, Bolu’nun kaderi bu. Bir de yetkililere sorun bakalım. Onlar kendini her konuda o kadar başarılı buluyorlar ki; her biri milletvekilliği hesapları peşinde.

Afyon’un mazisi o kadar eski yıllara dayanmıyor. Halbuki Bolu kaplıcalarının tarihi çok uzun yıllara dayanıyor. Biz burada sadece şimdiki İl Genel Meclisi’ni suçlamıyoruz. Geçmişten bugüne kadar görev yapanların bu geri kalmışlıkta rolü var.

Afyon tam bir termal merkezi haline gelmiş. Dört otobüs geliyor, beş otobüs dolusu insan gidiyor. Sıcak, soğuk havuzları, çamur banyoları, fizik tedavi bölümleri, temiz tesisleri ile tam bir turizm merkezi haline gelmiş.

Ancak işin esası tabiattan gelen sıcak su. Bu tesisler Bolu’da olmaz mı? Alası olur. Çünkü Ankara-İstanbul’a daha yakın. Ulaşım kolay. Ama biz hala yola yakın mı? olsun uzak mı? tartışmalarını ve şirket mi kuralım özel sektöre mi, yap-işlet-devret sistemi ile mi verelim? Yani havanda su dövüyoruz. Havanda su bitti, biz hala dövmeye devam ediyoruz. Klasik bir Bolululuk.

Eskiden burada yedi adet kaplıca olduğu büyüklerimiz tarafından anlatılırdı. En kötü karar, kararsızlıktan iyidir. Hadi biraz kıpırdayın. Yap-İşlet-Devret sistemini harekete geçirin. Özel sektör en iyisini yapar. Yeter ki siz tarafsız, adilane ve bu işi becerecek şirkete verin. Çıkar hesabı yapmadan. Turizm, turizm diye naralar atılıyor. Ancak gürültü var, görüntü yok.

EĞİTİM ŞURASININ ARDINDAN

Bir Eğitim Şurası daha sonuçlandı. Arkasında sorular ve endişeler bırakarak.

Bir insan bir fikirde veya düşüncede eğer çok ısrarcı olursa, o işin altında ister istemez ard niyet aranır. Bu iktidar hükümete geldiğinden bugüne kadar sürekli olarak çeşitli zeminlerde daima KATSAYI eşitlensin diye dayatıyor.

Son Eğitim Şurası’ndan tartışmalı da olsa bu karar çıktı. Bakalım uygulanabilecek mi? Acak meslek liseleri adı altında, İmamHatiplilere üniversite yolunu açmak. Peki açınca ne olacak? İmam Hatipliler üniversite bitirince Vali, Kaymakam, Hakim, Müsteşar, Savcı olabilecekler. Yani devleti idare eden kadroların hepsi İmamHatip kökenli olacak. İmamHatibi bitirerek mesleğini icra etmek veya İlahiyat Fakültelerine gitmek onları tatmin etmiyor.

Ancak bunun da altında yatan gerçek, belli bir planı bıkmadan, usanmadan ısrarla tatbik ederek devletin idaresini İmamHatip kökenli kadroların işgali!..

Esasen Hatiplik bugün çok itibar edilmesi ve ilgi gösterilmesi gereken bir meslek olması lazım. Çünkü İmamHatip kökenli olan Sayın Başbakanımız çok güzel konuşuyor. Hem de irticalen. Ağzından bal akıyor. Anlattıklarını dinleyince insan adeta kendine sormadan edemiyor. Acaba ben bu anlatılanların Türkiyesinde mi yaşıyorum diye. Kayserilinin hesabı devamlı pembe gözlük gözümüze taktırılıyor. Helal olsun, Böylesine güzel HATİPLİK mesleğini bırakıp da insan Kaymakamlık veya hakimlik mesleğine gider mi?

Amaç ne imamlık, ne de Kaymakamlık, hakimlik. Esas mesele Türkiye’yi İmamHatipli kadrolarla doldurup ülkenin idaresini onlarla yürütmek. Takiyyenin alası. Bundan iyi sağ gösterip, sol vurmak olur mu? O noktaya gelinir mi, gelinmez mi orasını kestirmek pek kolay değil. Ama insanı köpeksiz köyde değneksiz gezdirmezler, herhalde. Esasen işleri kolay değil. Fakat ısrarla, sabırla bu yolda ilerlemek için yılmadan uğraş veriliyor. Bir zamanlar Erbakan Hoca İmamHatipliler için arka bahçemiz tabirini kullanmıştı. Demek ki arka bahçeler bazılarının yaşam kaynağı ve başarı basamağı.

Amacımız kimseyi incitmek değil. Sadece bazılarının bilinç altında yatan gerçek düşüncelerini dile getirmek.

Bu Milli Eğitim Bakanının konuşmalarını ve icraatlarını izledikçe, 21. yüzyılda Cumhuriyet Türkiyesinin nerelere geldiğini ve nerelere götürülmek istendiğini gördükçe, sağduyu sahibi insanları oldukça derin bir düşünce alıyor. Ve olup bitenleri bütün halkımız dikkatle izliyor. Dur bakalım ne olacak. Hadi hayırlısı.

İyi haftalar dileğiyle.

22.11.2006

Bu yazı toplam 542 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim