• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -6 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -9 °C

Ahilik

Mustafa Namdar

Ahilik kültürünü günümüze taşıyan, bu konudaki gelenekleri sürdürüp birincilikler çıkaran ilçemiz, Mudurnu. Ahilik Kültürü Haftası etkinliklerinde Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Türk Sanat Müziği Topluluğuna da yer verildi. Mudurnu Kaymakamı ve Belediye Başkanına teşekkür ediyorum.

Müslüman Türk toplumlarında sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda yüz yıllarca Ahi birliklerinin rol aldığı bilinmekte.

"Ahi"; Arapçada kardeş anlamına geliyor. Kaşgarlı Mahmud'un Diva-ü Lügat-it Türk isimli Ansiklopedik sözlüğünde Ahi; eli açık, cömert anlamında kullanıldığını yazıyor.

Ahilik geleneği insanı bir bütün olarak ele almakta ve onu bütün yönleriyle birlikte geliştirmeyi amaçlamaktadır. Temel felsefenin "Dünya için ahireti ve ahiret için dünyanı terk etmemek" olduğudur.

Ahilikte, bireyler işçi- işveren, üretici- tüketici, kadın- erkek, genç-yaşlı şeklinde ayrıştırılıp birbirleriyle mücadeleye zorlanmaz. Böylece toplumda iç huzur ve barışın sağlanmasına çalışılır.

Ahinin emeğini değerlendirecek bir işi, bir sanatı olmalıdır. Ahi birkaç iş veya sanatla değil, kabiliyetine en uygun olan tek bir işle veya sanatla uğraşmalıdır.

Ahilerin genel özellikleri: Cömert olmak. Doğruluktan ayrılmamak. Alçak gönüllü olmak. Kendisini halka adamak, İyi huylarını geliştirmek. Misafir sevmek. Kudreti varken suçluyu affetmek. Bir sanat ve iş sahibi olmak.

Utanma duygusuna sahip olmak. Hile yapmamak, dindar olmak- yalan söylememek, kusur aramamak- dedikodu yapmamak-kusurları kapatmak- içki içmemek- zenginlere karşı minnetsiz olmak- gibi özellikleri sıralıyor Ahilik kitabı yazarı Dr. Yusuf Ekinci.

Günümüzde Ahilik gelenekleri çıraklık, kalfalık, ustalık değerlendirmeleri, beceri kazanmaları mesleki öğretim sistemi içinde öğretilmeye çalışılıyor. El sanatları içindeki birçok zanaat öğrenim sistemi içinde öğretilmeye çalışılıyor. El sanatları içindeki birçok zanaat öğrenimi usta çırak ilişkisinden çıkarılıp bilgi işlemli otomatik tezgahlarda geliştirilmiş durumda. Demirci, kalaycı, tenekeciyi her mahallede bulma şansı yok. El işleri ojeli parmakların ürettiği oyalarda işlemelerde.

Ustalık belgesi şed kuşatması ile verilmiyor. Mezuniyette cebine konan diploma ile herşeyi yapabileceği sanısıyla öğrenciyi hayata salıyoruz da iş ahlakına, sanat anlayışına pek de birşeyler katamadan sorumluluklar yüklüyor, eğitimle veremediklerimizi istiyoruz gibi...

Her yapılan işten şikayetçi oluyorsak belki de, öğretimden eğitime zaman ayıramadığımızdan. Belki de; "Sanat sanat içindir" düşüncesini paraya tutsak ettiğimizdendir...

14.10.2010


Bu yazı toplam 567 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim