• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem; “Türkiye satılıyor, diyerek yaygara koparılıyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem; “Türkiye satılıyor, diyerek yaygara koparılıyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem, Köroğlu Otel'de AK Parti Bolu İl ve İlçe teşkilatının düzenlediği toplantıda partililere seslendi. Erdem yaptığı konuşmada, son dönemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Erdem, AK Parti'nin geliştirdiği politikalar hakkında detaylı bilgiler verdi. Erdem, 2011genel seçimleri için start mesajı verdi.

Toplantıda açılış konuşmasını AK Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun yaptı. Ercoşkun konuşmasında, “12 Eylül referandumu, ülkemizin aydınlık geleceği anlamında, çocuklarımızın ve Türk Milleti'nin hak ettiği gerçek manada demokrasiye kavuşması anlamında çok büyük bir önem arz ediyordu. Bu referandumda milletimiz üzerine düşeni gerçekleştirip, bu kapsamlı anayasa değişikliğine evet diyerek, bu Türkiye'nin hak ettiği aydınlık geleceğe hep birlikte bir anlamda kavuşmuş olmanın huzurunu yaşıyoruz. AK Parti teşkilatları olarak bu süreci birlik ve beraberlik içinde milletimize her türlü kirli propagandaya rağmen paketin gerçek içeriğini anlatmaya çabalayarak bu süreci birlikte geçirdik. Fakat teşkilatlar olarak sonuçta, doğrusuyla yanlışıyla, başardıklarımızla, başaramadıklarımızla bir özeleştiri yapmak zorundayız. 12 Eylül referandumunu mahalle mahalle, köy köy analiz ederek, bundan sonra yapacağımız çalışmaları değerlendirmek zorundayız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erden'in bu ziyareti, bu özeleştiri daha iyi yapma noktasında bizlere çok büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPTIK

Ercoşkun'un ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem, son dönemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Erdem yaptığı konuşmada “Türkiye genelinde sürdürdüğümüz teşkilat ziyaretlerimizin bu defaki durağı Bolu oldu. Amacımız, Türkiye ortalamasının üzerinde 'Evet' oylarının kazanılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarımıza teşekkür etmektir. Türkiye genelinde almış olduğumuz iyi netice de Bolu'nun ayrı bir yeri var. Bolu hem katılım oranıyla, hem de çıkan evet oyları açısından Türkiye ortalamasının üzerinde bir ildir. Bu başarıda emeği geçen tüm partililere teşekkür ediyorum. Türkiye genelinde AK Parti teşkilatları referandum sürecinde inanılmaz bir çaba gösterdi. Yine arazi de çalışan tek teşkilatta bizim teşkilatımızdı. Gerek sandık hakimiyeti, gerek halkımıza vermek istediğimiz mesajlar konusunda önemli çalışmalar yaptık. Bundan dolayı teşkilatlarımıza müteşekkiriz. Ama en çok teşekkür etmemiz gereken milletimiz diye düşünüyorum. Seçim sürecinde aleyhimize hoş olmayan kampanyalar yürütüldü. Buna rağmen halkımız mesajımızı doğru algıladı” dedi.

UCUZLUĞA TEVESSÜL ETTİLER

Referandum'un bir güven oylamasına dönüştürüldüğünü söyleyen Erdem, “Referandum süreci AK Parti'ye yönelik bir güven oylamasına dönüştürüldü. Bu aslında yanlıştı. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür halk oylamaları güven oylamalarına dönüştürülmez. Bu bir seçim değil. Yani evet diyerek kimse AK Parti'ye oy vermiyor, hayır diyerek kimse de CHP'ye oy vermiyor. Türkiye'de bir anayasal değişiklik yapılıyor. Bunun içeriğinin konuşulması, tartışılması Türk demokrasisi açısından güzel olacaktı ve güzel de bir fırsat olacaktı. Ama maalesef muhalefet bugüne kadar yapılan 2 milletvekili seçimi, 2 yerel seçimde AK Parti'yle mücadele edemeyen ve sandıktan çıkamayan muhalefet partileri, özellikle mecliste bulunan CHP, MHP ve BDP “Birlikte AK Parti'nin önünü kesebilir miyiz? Seçimlerde mağlup edemediğimiz AK Parti'yi acaba halkoylamasında mağlup edebilir miyiz?” diye bir ucuzluğa tevessül etti. Ayrıca mahalle baskılarıyla karşılaştık bu süreçte. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da terör örgütünün baskılarıyla sandığa gitmeme noktasında girişimler oldu. Bu seçimde de görüldü ki, milletimiz konuşması gereken anlarda öyle bir konuşuyor ki, hakikaten çok önemli mesajlar veriyor. Milletimiz 2002'den bu yana verdiği mesajları anlamayanlara öyle bir tokat attı ki, sonuçları referandumdan anlaşılıyor. 12 Eylül referandumu halkımız için önemli bir dönüm noktası. Düzenlemelerin tamamı halkın lehine. Evet diyenin de, hayır diyeninde lehine olan bir netice ortaya koyuyor. Önemle üzerinde durulmalıdır ki, bu değişiklik ülkeye istikrarı getirdi” dedi.

YARGI BU GİRİŞİME MÜDAHALE ETSEYDİ TÜRKİYE 2001 KRİZİNİ YAŞAMAYACAKTI

Açıklamasının devamında AK Parti hükümetinin özelleştirme politikalarına değinen Erdem “Düşünebiliyor musunuz, ihtilallerin olduğu, iktidar partilerinin dahi kapatılabildiği, özellikle yüksek yargının hukuku bir kenara bırakarak ideolojik kararlar verdiği bir ülkede istikrardan bahsedilebilir mi? İstikrarın olmadığı bir yerde hizmet olur mu? İstikrarın olmadığı yerde gelişme olur mu? İstikrarın olmadığı yerde güven ve barış olur mu? Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu şey istikrardı ve anayasa değişikliğinin de en çok ihtiyaç duyduğu istikrar kazandırmasıdır. Bir zamanlar fabrikalar tamamıyla devletindi. Fabrikaların devlete ait olduğu ülkeler, büyük sıkıntılara girip iflas etti. Bunun en büyük örneği yanı başımızdaki Rusya'dır. Bunlardan kurtulmak için parayla değil, bedava dağıttılar. Ne zaman bunlardan kurtuldu, Rusya ayağa kalkmaya başladı. Bugün dünyadaki devletler, ellerinde ne var ne yok satıyor, özelleştiriyor. Çünkü devlet artık ticaret yapmayacak. Devletin görevi kolaylıklar göstermek, teşvik yapmaktır. Zarar eden birtakım kamu kurumları ne zamanki devredildi, Türkiye rahatlamaya başladı. Ama yargı zaman zaman bu devirlere müdahale ederek Türkiye'ye büyük zararlar verdi. 90'lı yıllarda bunlardan biri Telekom'dur. Eğer ilk devredilmek istendiğinde Telekom'a yargı müdahalesi olmasaydı, Türkiye'nin o günkü borcunu karşılayacak kadar gelir elde edilecekti. Eğer yüksek yargı bu girişime müdahale etseydi Türkiye 2001 krizini yaşamayacaktı. İstanbul Levent'te bir arsayı 1 Milyar Dolar'a sattık. Mahkeme bunu iptal etti. Şu an o arazi 500 milyon Dolar yapmaz. Bundan çok daha önemlisi onu alan grup bir daha gelmez. O grup gitti en az 20 milyar Dolar'ı Tunus'a harcadı. Ve kendileri söylüyorlar, “Türkiye olsaydı 30 milyar Dolar harcayacaktık.” Peki, aynı grup bir daha Türkiye'ye gelip böyle bir ihaleye girer mi?” dedi.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İSTİKRAR AÇISINDAN ÇOK BÜYÜK BİR DEĞİŞİM OLDU

AK Parti'nin özelleştirme politikaları hakkında muhalefetin yanlış yönlendirmeler içinde olduğunu ifade eden Erdem “Türkiye satılıyor, diyerek yaygara koparılıyor. Bu grup o arsayı alıp yurt dışına götürecek değil, aksine yatırımlar yapacak. Bu da ülkemize iş olacak, aş olacak. Bu bakımdan anayasa değişikliği istikrar açısından çok büyük bir değişim oldu. Ve tarih bunu Türkiye'de önemli bir milat olarak yazacak ve burada görev alan insanları da ayrı bir yere koyacak. Hep söyledik, 13 Eylül 12 Eylül'den farklı olacak. Ve oldu da. Para piyasalarına bakın, faizler aşağı çöktü. Yabancı dövizler değer kaybediyor. Eğer tersi olsaydı borsa çökecekti, döviz yükselecekti, Türk toplumu o zaman kaybedecekti. Milletçe kazançlı çıktık. Burada kabul etmeliyiz ki, kazançlı çıkanlardan biri de partimiz” dedi.

ÇOK CİDDİ BİR TECRÜBE KAZANDIK

Açıklamasının devamında AK Parti teşkilatlarının alandaki çalışmalarına değinen Erdem, “Teşkilatlarımızı bu seçimde arazi de gördük. Bolu'da olduğu gibi tüm ülkede teşkilatlarımız sandıklara hakimdi ve her sandıkta vardı. Sandık tutanaklarını böylelikle anında toplayabildik. Ayrıca çok ciddi bir tecrübe kazandık. Bir başkası ise, oldukça başarılı bir teşkilat olmasına tüm teşkilatlarımızı biz masaya yatırıyoruz. Vatandaşların beklentilerini araştırıyoruz. Evetin beklentilerini, hayırın gerekçelerini teşkilatlarımızla birlikte anlamaya çalışıyoruz. Böylece 2011 seçiminin hazırlıklarına başlamış oluyoruz. Çünkü biz seçimden seçime çalışıp, seçimin kazanılacağına inanmıyoruz. Eğer 2011'de başarılı olmak istiyorsak, akıllıca doğru bir program yaparak çalışmak zorundayız. Hiçbir seçimi çantada keklik görmeyiz. Bugünden itibaren önümüzdeki seçim bir başka güzelliği yaşayacağız. En iyi neticeleri teşkilatlarımızın gayretiyle kazanacağız. AK Parti bugüne kadar 2 seçim ve referandumdan yüz akıyla çıktı. Demokrasi tarihinde bu çok nadirdir. Üstelik bunu oylarımızı arttırarak sürdürdük. Karizmatik bir liderimiz var, halkla ilişkileri iyi” dedi.

BOLU TÜNELİNİN PATATES DEPOSU OLMASI DÜŞÜNÜLMÜŞTÜ

İktidarda bulunduğumuz süre zarfında çok büyük çalışmalar yaptık ve 80 yılda yapılmayanları yaptık. Üstelik de halkın talebinin fazlasını yaptık. AK Parti iktidara geldiğinde Bolu'nun temel problemlerinden biri Bolu Tüneli idi. Vazgeçilmişti. Patates deposu olması düşünülmüştü. Bunu düşünenler, beceremeyenler, milliyetçiliği kimseye vermeyen kişilerdir. Gerekçe olarak da fay üzerinde bulunmasını gösterdiler. Peki, neden bu yapılmadan önce düşünülmedi? Tamamlanamaz denilen bu proje şimdi halkımızın hizmetinde. Toplum bizden bölünmüş yol istemedi ama bu ihtiyacı iktidar olarak biz gördük."

ÜLKENİN İHTİYAÇLARINA YÖNELİK ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ

Ülke genelinde AK Parti'nin getirdiği yeniliklerle sözlerini sürdüren Erdem, “Türkiye'de 81 il var. Peki, bu şehirler bizden üniversite mi istedi. Göçün önemli sebeplerinden biri eğitim, biri sağlık, biri de işsizliktir. Sivaslı olan bir kişi neden İstanbul'a eğitim için gitmeye mecbur kalsın ki? Çünkü okumak istiyor. Eğer Sivas'ta üniversite olmuş olsaydı, o kişi belki Sivas'ta kalacaktı. Biz bunları göz önünde bulundurarak, 81 ile üniversite yaptık. Haklın bizden aile hekimliği diye de bir talebi yoktu, ama biz bunları yaptık. Bundan sonra halkın talebi olsa da olmasa da ülkenin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Halkımızın Başbakan'ına teveccühü sebepsiz değil, hizmetleri, yaptıklarıyla” dedi.

PKK VARSA, TEK NEDENİ 1980 DARBESİDİR

Erdem açıklamasının sonunda “Muhalefeti seçim sürecinde görüyorsunuz, “Türkiye bölünecek” diyorlar. Bu sözü söylemek başlı başına Türkiye'ye büyük kötülüktür. Büyüyen gelişen ülkeden kimse ayrılır mı? Biz neden Avrupa Birliği'nin kapısında bekliyoruz? Oranın gelişmesinden istifade edelim diye. Avrupa'da en hızlı büyüyen tek ülkeyiz. Fransa'nın 4 katı büyüyoruz, Almanya'nın 2 katı büyüyoruz. Eskiden biz onlara gıpta ederdik. Şu an dünyada Çin'le rekabet ediyoruz. Dünyada en hızlı büyüyen bir Çin var, bir Türkiye var. Borç batağındaki, memurunun maaşını veremeyecek hale gelen bir ülkeyi aldık nereye getirdik. İstikrarsızlığın olduğu yerde ekonomi bozuluyor. IMF Türkiye'ye 1960 darbesinden sonra geldi. 60 darbesi Türkiye'ye en büyük kötülüğü yapmıştır, her ne kadar bugün alkışlayanlar olsa da. Bugün bir PKK varsa, tek nedeni 1980 darbesidir. İstikrarın olmadığı yerde çeteleşme olur, terör olur, her şey olur” dedi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bu tuzağa sakın düşmeyin22 Eylül 2018 Cumartesi 01:15
  • Highway 7. Yılını kutluyor21 Eylül 2018 Cuma 14:41
  • Bahçeye Hint keneviri ekmişler21 Eylül 2018 Cuma 14:29
  • Akıllara durgunluk veren dolandırıcılık olayı21 Eylül 2018 Cuma 14:10
  • PTT gişe memuru alacak21 Eylül 2018 Cuma 14:04
  • 400 Hastane yöneticisi Bolu’ya geliyor21 Eylül 2018 Cuma 14:02
  • İsraf Değil, Mama Olsun!21 Eylül 2018 Cuma 13:34
  • “Yerel seçimlere çok daha hazırlıklı ve tecrübeli gireceğiz”21 Eylül 2018 Cuma 13:27
  • Boş arazide yangın çıktı21 Eylül 2018 Cuma 11:47
  • Başkan Bulut, kampüs alanında21 Eylül 2018 Cuma 11:45
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim