eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

AK PARTİ'NİN GERÇEK SAHİPLERİ!

N. Gürkan Yetkin

Sene 2001! Yenilikçi ekip, iktidara gidiş yolunun değişimle veyahut gelişimle mümkün olduğunu, radikal bir pencereden bakarak, iktidara, tesadüfen gelsen dahi orada kalmanın imkansızlığını görmüş, erdemliler hareketini başlatarak yepyeni bir açılım yapmıştı.
Balık hafızalarımız o günleri unutuverdi!
Erdemliler hareketinin Bolu'da yapılan toplantılara katılan bir çok kişi ,hareketin en başının çekenleri hayalcilikle suçlamanın dışında, daha da ileriye giderek davaya ihanetle ,yani açık bir dille bu gün en üst makamlardaki gönüldeşlerini hainlikle suçladılar!
Ak Parti bünyesinde birleşen erdemliler hareketi, o tarihlerde, teşkilatlarını oluştururken sırf değişimi veyahut kendi deyimleri ile gelişimi, tüm topluma gösterebilme adına “vitrin üyeler” aradılar.
Bu aşamada, Kaşmir Otel'de düzenlenen bir toplantıda, Sayın Halis Kaynarpınar Bey'in, “Özellikle içkici adamlar olsun ki, parti vitrini birilerine daha sempatik görünsün! Bu sayede bu partiyi asla kapatmazlar! ” sözünü hiç unutmam.
Kurucular olarak oluşturulan o günün teşkilatlarının en önemli özelliği, hiçbir gruba, hiçbir örgüte,paranın gücüne veyahut herhangi bir güce değil, sadece kendi inandıkları davanın doğruluğuna ve kendilerine güvenen ,düzgün, bulundukları topluluklarda saygı gören insanlardan oluşmasıydı.
Bir çok isim, ilk defa siyasi hayatlarına bu yepyeni parti bünyesinde başlamışlardı.
Öyle bir ekip kurulmuştu ki, öyle bir ekip başı vardı ki, herkes tek bir hedefe kilitlenmiş, gecesini gündüzüne katarak, baskın seçimin tek galibi olmak için insan üstü bir çabaya girişmişlerdi.
İlk teşkilatlarda bulunan bayan arkadaşların çoğunluğunun başı açıktı. Etkinliklerde ve ziyaretlerde özellikle bu arkadaşlar ön saflardaydı. Bu arkadaşlardan birisi Sayın Elifnur Şener Yerlikaya, diğeri ise bakan yardımcımız Sayın Fatih Metin Bey'in kardeşi Sayın Selma Ünal Hanımefendilerdi!
(Bu iki hanımefendinin o tarihlerde göstermiş oldukları cesaret, bir çok erkekte maalesef yoktu! Bu sebeple, Ak Parti Bolu teşkilat tarihinde , yerleri ve önemleri ,her daim bilenler tarafından hatırlanacaktır!)
O tarihlerde, bu gün Ak Parti Bolu teşkilatında önemli köşeleri tutmuş olan kişiler, bizleri, dalga konusu yapıyor ,maceracı ve hayalperest olarak adlandırıyorlardı. Bazı arkadaşlar ,bu yarışta gördükleri muamele sebebiyle sırf bu baskılar sebebiyle teşkilatlardan ayrıldılar.

Bu partiye ilk üye olanları hayatım boyunca hep takdir etmişimdir! Gerçek dava adamları ve gerçek vatansever onlardı! Her duruşları,her tavırları farklıydı onların! Her şeyden önce cesurdular! Yiğittiler!
2002 Genel seçimleri, Ak Parti'nin zaferi ile sonuçlanmıştı! Üç milletvekilliğinin üçünü de malumunuz Ak Partili adaylar kazanmışlardı. O tarihteki seçilmiş milletvekillerimizden Sayın Mehmet Güner Beyefendiyi mecliste ziyaretimizde ,odaya iki kişi girdi.İki kişiyi de daha önce hiçbir yerde görmemiş, parti çalışmalarında dahi hiçbir zaman rastlamamıştık. Bu iki kişi den biri, Mehmet beye bizlerin kim olduğunu sordu. Mehmet bey de bizleri tanıştırdı ve İl Yönetim Kurulu Üyesi olduğumuzu aktardı. Aynı kişi bizimle toklaşma esnasında ,kendilerinin de Öz Ak Partili olduklarını söyledi ve odadan ayrıldı.
Şaşırmıştım! Onlar Öz Ak Partililer ise bizler kimdik? Nasıl biri işin içindeydik?
İlk yönetim kurulu toplantısında yaşadığımız bu olayı toplantıda anlattığımda asıl tuhaflıkla o zaman karşılaştım. Bize tuhaf gelen bu olayı kimse yadırgamamıştı. Yıllar sonra, bu meşhur Öz Ak Partili iki kişi ,Bolumuzda farklı iki kurumda, önemli mevkilere geldiler. Her ikisi de, kısa bir süre içersinde, başarısızlıkları sebebiyle bulundukları mevkiden ve Bolu'dan ayrılmak zorunda kaldılar!
2002 genel seçimlerinde farklı partilerde üst düzey görevlerde bulunanlar yani o tarihlerde siyasi rakiplerimiz olan kişiler, 2004 tarihinde yapılan genel seçimlerde ,üstümüz ,amirimiz pozisyonlarına getirildiler ve bizleri beğenmemeye başladılar iyi mi!
(Bu kişilerin başını, 2002 seçimlerinde Anap İlçe Başkanı olan Sayın Mehmet Özbostancı çeker! )
2009 tarihine gelindiğinde ise, vitrin görevini başarıyla tamamlamış olan ben ve benim gibilere artık, kibarca değil oldukça kabaca kapı önü gösterilmişti bile!
Geçmişte Milli Gençlik Vakfında hizmet vermemiş,Refah, Fazilet vb. Muhafazakar partilerde bayrak sallamamış ne kadar insan varsa “ötekiler” tarafına sürüklenmişlerdi!
Kısaca, her zaman Öz Ak Partililer vardı ve bu Öz Ak Partililerin hizmetkarı işçileri ve vitrini pozisyonundaki olaylara çok farklı açılardan bakabilenler! Kısaca hiçbir zaman esas olan “dava”yı bilmeyen,anlamayan ve anlamayacak olan diğerleri!

Öz Ak Partililerce “besleme” olarak görülenler!
Bakınız Sayın Elifnur Şener Yerlikaya'ya ! Kurucu İl Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış. 2004 ve 2009 tarihlerinde yapılan yerel seçimlerde Belediye Meclis Üyesi olarak seçilmiş.Her iki dönemde Meclis Üyeliği görevinden istifa ederek Milletvekili olarak hizmet verebilme adına aday adaylığına müracaat etmiş ancak ,her anlamda dolu bir kişi olmasına rağmen listede yer bulamamış “Vitrin Üye”!
Bakınız Sayın Hatice Dinç Hanımefendiye! İl Yönetim Kurulu üyeliği yapmış.Sonra parti üst düzey yöneticilerinin ricası ile İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini üstlenmiş.Başarılı bir biçimde görevini yerine getirmiş.2009 Genel Seçimleri'nde Bolu Milletvekili olarak ve Bolu kadınını T.B.M.M. de temsil edebilme adına aday adayı olmuş.Ancak listede yer bulamamış bir başka “vitrin üye”!
Şimdi geçtiğimiz Pazar gününden beri Öz Ak Partililerde bir garip telaş!
Vitrin üye olarak görülen ancak asla dillendirilmeyen bir kişi,kendisi için belirlenen sınırları aşarak İl Kadın Kolları Başkanı olarak tek liste ile gidilen Kongre'de seçilmiş!
Hiç olacak iş mi?
Kongrede listede ismini çizen, kaçak dövüşenler!
Geçmişte, kısa süreli de ols,a CHP'de siyaset yapmasını yüzüne, sanki bir ayıp işlemişçesine vuranlar!
“Dindar ve kindar gençlik” yetiştiremeyeceğini vurgulayanlar!
Bu gün Ak Parti İl Kadın Kolları Başkanı olarak seçilmiş olan Sayın Arzu Özdoğan çok büyük bir hata yapmış ,Ak Parti'nin büyük çoğunluğu olduklarını sanan aslında bu geniş yelpazeli ailede kenarda kalmış üç beş radikalin hedefi oluvermişti!
Neydi sayın Av.Arzu Özdoğan'ın büyük kabahati?
Türban takmaması! Geçmişte, kamusal alanlarda siyasi sembol sayılan Türban takılmasının yasaklanmasına destek vermesi!
Kısa bir süre dahi olsa CHP üyeliğinin bulunması!
Ak Parti'ye gelen herkes değişebilir veya gelişebilirdi!Ancak kısa bir süre dahi CHP bünyesinde yer alan kişi öyle bir zihniyete sahip olarak görülmektedir ki ,asla değişemez ve gelişemezdi!
Oysa ki Sayın Özdoğan Ak Parti'ye üye olurken kimse bunları sorgulamamıştı!
Vitrinde durduğu müddetçe ,oldukça etkili bir temsil kabiliyeti vardı çünkü!Manavda ki sandıkta en kırmızı,en dolgun domatesti!O altta duran çürük domatesleri gizleyen!Orada durdukça alta duran o çürükler yutturulacaktı halka çünkü!Bir nevi ökse otuydu avlanacak balıkların!

Ancak ne olduysa ,nasıl olduysa kendisine biçilen kaba sığmadı Sayın Av.Arzu Özdoğan!
Seçilerek en üst noktaya sıçrayıverdi birdenbire!
Bu gün gerçek apaçık ortadadır sayın Av.Arzu Özdoğan için!
O, Ak Parti'nin azınlıkta olduğu halde ,özü olan ve her zaman da en üst noktada duracak olan asıl sahiplerinden olamayacaktı!
Öz Ak Partili olarak doğulur sonradan öz Ak Partili olunmazdı!
Tıpkı Yahudiler ve Masonlar gibi!
Sayın Özdoğan için bu saatten sonra iki seçenek vardır!
1) Tüm bu olup biteni yutup,söylenenleri duymazdan gelip ,saygı görmediği bir topluluğun başkanlığını sözüm ona yürütmek!
2) Onurlu ,gururlu ve şahsiyetli bir kişi olarak istifa ederek “Alın Başınıza çalın partinizi!” demek!
Bu son olay,Ak Parti'nin çöküşünün en önemli işaretlerindendir. Vitrin üyeler veyahut Ak Partinin gerçek sahiplerince öyle adlandırılanlar birer birer bu önemli görevlerinden ayrıldıklarında ortada kalacak olan posa ,halka nasıl görünecek besbelli!
Bakınız 2011 Genel seçimlerine ve seçilen milletvekillerinin seçim broşürlerine!
Nerelerde bulunmuşlar? Ne gibi hizmetler vermişler? Diğer otuz küsur adayda olmayan ne özellikleri varmış bakın ve görün!

Bakınız 18 Martta yapılacak olan İl Kongresi adayı sayın İsmail Gezgin Bey'in açıklamalarına!
“Ben beş vakit namazını kılan bir kişiyim. Bu cemaatçilikse evet cemaatçiyim!”
Bunun açıklaması şudur!
“Ben cemaatçiyim!”Özenle seçilmiş olan ve İl Kongresinde oy kullanacak delegelere verilen bir işarettir bu!
Kime ve neye bağlı olacağının reklamıdır bu!
Sayın Arzu Özdoğan yakasına, çok rahat bir şekilde, hiç gocunmadan,hiçbir şeyden çekinmeden Atatürk rozeti takabilir ve toplum karşısına çıkabilir!
İşte bu ,Öz Ak Partililerin asla yapmayacağı bir harekettir ve bu sebeple sayın Özdoğan bu mevkii de dirense dahi üç ay duramaz!
Hayat devam ediyor!
Bekleyip göreceğiz!
Bir onur mücadelesi mi yaşanacak yoksa bir onursuzluk mücadelesi mi?

“Surda bir gedik açtık;mukaddes mi mukaddes!
Ey Kahpe rüzgar,artık ne yandan esersen es!...”

15.03.2012

Bu yazı toplam 1296 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim