• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Akıllı ile dost olamamak

Mustafa Namdar

Bazen yaşanan bir dizi olayın içinden neyi yazayım diye düşünürken, bir rastlantı, konuşulan bir çift söz, bir davranış, yazacağınız konuyu belleğinizde şekillendiriverir. İzzet Baysal Caddesi'ne mecburiyet caddesi dense de, ilginç olayların yaşandığı hareketli bir caddedir. Geçenlerde kafamda bir dizi düşünceyle dalgın dalgın yürüyordum, yanımda yükselen bir ses. “Ben, benden akıllı adamla dost olmam kardeşim! Akıllı adamdan hiç hoşlanmam! Benim ilişki kurduğum benden akıllı olmayacak!..”

Bu cümlecikleri tekrarlaya tekrarlaya eve geldim. Akıllı adam; hangi yeteneği ile değerlendiriliyordu? Akıllı adamla kurulacak dostluk sonucunda, ne tür olumsuzluklar yaşanırdı? Kandırılanlar, mağdur edilenler, başarısız olanlar, akıllı adamların gölgesinde kaldığı için mi başarısız oluyorlardı? Akıllar; ahlak kurallarını görmezden gelip, hep kandırmak üzerine mi kullanılıyordu? Eşitlik, adalet terazisinin topu, akıllı adamlara göre mi ayarlanıyordu? Paylaşımda, akıllı adama hep pastanın büyük dilimi mi düşüyordu?

Akıllı olmanın ölçüsü varlık sahibi, makam, mevki sahibi olmakla mı ölçülüyordu? Toplumsal gelişmelerde, düşüncelerin ortak akıl süzgecinden geçirilmesi, hemen her platformda söyleniyordu. Akıllı adam bu kadar tehlikeliyse, ortak aklı kullanmada aynı düzeydeki akıllı adamları bir araya getirme becerisi kimin ve nasıl olacaktı?..

Dünya; akıllı adamların kuralları ile yönetiliyor, buluşlar; akıllı adamların çabalarıyla elde ediliyor. İnsanlar yaradılıştan gelen varolan akıllarını geliştirmek için okullara gidiyor, yeni düşüncelerle yeni teknolojileri insanlığın hizmetine sunuyor. Yeni buluşların sahibi akıllı adamlar, bulduklarını bu “benim deyip” kendi kullanımına saklamadan insanlık hizmetine sunmuşlar. Akıllar yaşam kalitesini yükseltmek üzere kurgulanırken, akıllı adamdan uzak durmak şeytanca düşünmenin sonucu mudur acaba?

Benim dediğime uyacak, benim dediğim doğrudura uyum sağlayacak insanları yönetmek kolay. Yaşamın reçetesini ben yazmalıyım, herkes itiraz etmeden uygulamalı düşüncesi bencillik. Bu nedenlerle mi akıllılarla dost olmamalı? Sorgulamayan, düşüncelerinde tasarrufa giden, emre itaatte zorluk çıkarmayan, ağzındaki lokma alınırken ses etmeyen, itirazı, tartışmayı saygısızlık sayan bir toplum yaratmak için mi akıllı adamlarla ilişki kurmamalıyız? Böyle düşündüğümüzde sanki Yüce Yaradanın bir yerlerde yanlış yaptığını akla getiriyor. O zaman da günahkar olmaz mıyız sorusuna takılıyorum.

Sonra düşünüyor, düşünüyorum.

Şu Allah'ın boğucu sıcaklıklarında memleket topraklarını karış karış dolaşan akıllı adamların çektikleri eziyetler! Bizlerin 20-25 maddeyi okuyup yorumlamaktan kaçtığımızı gören, bizi külfetten kurtaran akıllı insanlar neden sevilmez anlayamıyorum (!)

İnsanlar neden kendilerinden akıllı olanları sevmezler? Gerçek olan, aldatırlar korkusundan doğan güvensizlik mi? Aldatabilirim kurnazlığına verilen öncelik mi?

Akıllı adamdan hoşlanmamanın altındaki gerçek toplumun uyanmasını istememek midir? Sizce hangisi?

11.08.2010

Bu yazı toplam 699 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim