• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

AKKAYALARDA İFTAR

Mustafa Namdar


Onlar büyümüş. Kimi kurmuş işini, olmuş işinin patronu.

Kimi kamuda olmuş doktor, avukat,  mühendis. Kimi şef, kimi müdür. Onlara efendiler diye hitap eder ikaz ederdim yanlış davranışlarını gördüğümde. Bazen ses tonu yükselir dikkat çekerdim. “Efendiler gövdeler sınıfta kafalar karaçayırda olursa elbette ki anlatılanlardan bir şey alamazsınız” derdim. Aradan geçen 23 yıl sonra onların her biri işlerinin, mesleki becerilerinin efendisi olmuşlar.

Onlar, Teknik Lise Elektrik Bölümü 1993-1994 Eğitim Öğretim Yılı Mezunları. Yirmi dört kişiydiler. Çoğu Bolu dışından gelmişti. 18 Haziran Cumartesi günü şuan Genç Bilgisayarın sahibi Erkan Bey arıyor. Hocam hazır mısınız sizi almaya geliyorum, hazır mısınız? Şaşırmıştım. Hayrola Erkan dediğimde. Mesaj atmıştım, arkadaşlarla Akkayalarda buluşacağız. İftar yemeğimiz var.

Saat 18:35, 19:00’da geliyorum dedi. Telefonda mesaj vardı ama tam açık değil diye önemsememiş olduğumu düşündüm. Çünkü mesaj “liseliler toplanıyoruz” diyordu.

Saat 19:00 Erkan geldi. Otomobilde bir öğrencimle Elektrik bölümü öğretmen arkadaşım Rahmi Yılmazer vardı.

Yaklaşık üç veya dört yıl önce de buna benzer bir sürpriz yaşamıştım. Geçmişte yaşananları öğrencilerimizin ağzından dinlemek büyük keyif veriyordu. O durumu yaşamıştım.

Ee şimdi anlat bakalım nasıl oldu bu organizasyon? Hocam, sınıf arkadaşlarımızla WhatsApp’tan sürekli haberleşiyoruz. İki günde tüm arkadaşlara ulaştık bu günde ve burada karar kıldık. Akkayalar; çok güzel olmuş. Hava güzel, masalar havuz kenarında ve iftar için gelen kalabalık aile grupları…

Benim efendiler, fiziksel değişim içinde onları tanımam haftada 4 saat Teknik Resim derslerine girmekle mümkün değildi. Kimi göbeklenmiş, kimi sakallı kafasının tepesi açılmış. Birer birer gelerek elimi öptüler kucaklaştık kendilerini tanıttılar. İ;ş hayatlarından, okul anılarından onlar konuştu biz dinledik. Onlar da biz de mutluyduk. Öğretmenliğin parayla, pulla ölçülemeyecek en güzel yanı bu olmalıydı. Onlar tarlaya saçılan tohumlar gibiydi. Karanlık toprakta ışığa kavuşmuşlar dallanıp tomurcuklanıp meyveye dönüşmüşler. Yurt ekonomisine katma değer sağlıyorlardı. Okulumun ve öğrencilerimin en güzel yanı bu olmalıydı.

Onların işi laf değil iş üretmekti. Onlar görevlerini yapıyorlardı. Gençler sizlerle gurur duyuyor yürekten teşekkür ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor gözlerinizden öpüyor birlikteliğinizin ve başarılarınızın devamını diliyorum…

Okul marşımız (Biriz birliğiz yoktur ikilik) parolanız olsun.

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim