• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

AKP- CHP KOALİSYONU HÂLÂ AĞIRLIKTA

Hasan Dinç

 

Bu gün 25. Dönem milletvekilleri yemin ederek çalışmaya başlayacaklar. Yemin töreni TBMM’sinin çalışmaya başlaması için önemli bir aşama. Yemin etmeyen hiçbir milletvekilinin yasama çalışmalarına katılması mümkün değildir. Yani halkımızın oylarıyla seçilen milletvekillerinin yasama görevine başlaması ancak metni anayasada yazılı yemini meclis kürsüsünden diğer milletvekillerinin huzurunda okumasıyla başlamaktadır. Bu törenden sonra TBMM’nin çalışmasına başlamasının ikinci aşamasına geçilecektir. Bu aşama ise meclis başkanının seçilmesi, meclis başkanlık divanının ve meclis ihtisas komisyonların oluşturulmasıyla tamamlanacaktır. Böylece TBMM çalışmaya başlayacak sıra yeni hükümetin kurulmasına gelecektir.

Ancak yeni hükümetin kurulması ülke ve sistemin geleceği bakımından çok önemli olduğu için her şeyin önüne geçmiş gibi görülmektedir. Seçim akşamından itibaren yeni hükümetin kurulması konusunda siyasi parti sözcüleri düşüncelerini ve kurulacak bir hükümette hangi şartlarda yer alabileceklerini milletimizle paylaşmaktadırlar. Sandıktan 13 sene sonra bir koalisyon çıktığı için hangi partiler bir hükümet kurmaya daha yakın, ya da hangi partiler bir koalisyon kurabilir ilk günden beri tartışılmaktadır. Her siyasi parti bir koalisyona katılabilme şartlarını (kırmızı çizgilerini) toplumla paylaşmakta, siyasi analistler de bu şartları dikkate alarak yeni hükümeti hangi partilerin kurabileceğine dair kritikler yapmaktadırlar. Bu arada herkes gönlündeki müstakbel yeni hükümetin nasıl ve hangi partiler tarafından kurulması gerektiğine dair düşüncelerini topluma dayatma gayretleri de gözden kaçmamaktadır.

İlk günden itibaren erken seçim ya da tekrar seçim gölgesi altında devam eden yeni hükümet kurma tartışmaları bir partinin üzerinde yoğunlaşmış görülmektedir. Bu parti herkesin gördüğü gibi MHP’dir. MHP’yi AKP ve CHP’nin yanına alma gayreti geçtiğimiz hafta boyunca açık ya da örtülü biçimde devam etmiştir. Hatta bu partiyle AKP’nin anlaştığı ve bakanlıkların bile aralarında paylaşıldığı haberleri aralıksız basınımıza düşmüştür. Bu haberlerin çok ciddi olduğunu sanmıyorum. Sansasyon niteliği taşıyan bu haberler MHP’yi baskı altına almak ve tabanı harekete geçirerek kendi yanlarına çekme gayreti olarak değerlendirilmelidir.

MHP hangi şartlarda ve hangi partilerle koalisyon kuracağını ilk akşamdan itibaren topluma açıklamıştır. Bu güne kadar MHP’den yapılan bütün açıklamalar bu şartların farklı şekillerde tartışılmalarından başka bir anlam taşımamaktadır. Bu şartlar yıkım projesi olarak adlandırdığı çözüm politikalarından vazgeçilmesi, Cumhurbaşkanının anayasal sınırlara çekilmesinin sağlanması, 17 – 25 Aralık yolsuzluk dosyalarının yeniden gündeme taşınması ve yapılacak bir anayasa değişikliğinde mevcut anayasanın ilk dört maddesine sadık kalınmasıdır. Bunun dışında bir de PKK’nın siyasi uzantısı kabul ettiği HDP ile bir hükümet içinde olmayacağını kamuoyuna ilan etmiştir.

MHP’nin bu şartları mevcut muhalefet partilerinin bir koalisyon kurma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıştır. Bu durum kendilerini AKP muhalefetine programlamış mihrakları harekete geçirmiş ve MHP’yi dıştan HDP destekli CHP koalisyonuna yönlendirme gayretleri hız kazanmıştır. HDP’nin artık bir Türkiye gerçeği olduğu savıyla MHP’den HDP üzerindeki ambargosuna son vermesini istemeye başlamışlardır. İşi bir AKP+MHP koalisyonunun kurulmaması yönünde MHP’yi tehdit boyutlarına bile vardırmışlardır. Böyle bir ortaklığın kurulmaması için Sayın Kılıçtaroğlu Devlet Bahçeli’ye başbakanlık teklifinde bile bulunmuştur. Balığı yakalamak için oltanın ucuna yem olarak takılan bu teklifi MHP ciddiye almamış, hatta birazda teklifi “ucuz Çin işi çocuk oyuncağı” benzetmesiyle kınayarak geri çevirmiştir.

Dıştan destekli bir CHP+MHP hükümeti kurulamayacağına göre tek alternatif AKP+MHP hükümeti mi kalmaktadır? Sanki yegâne siyasi gerçek buymuş gibi hareket edilmekte ve yorumlar hep bu hükümet şekli üzerine yapılmaktadır. Sansasyon kokan haberler de bu gerçek üzerine bina edilmektedir. Hâlbuki MHP yetkilileri özellikle de Sayın Devlet Bahçeli herhangi bir koalisyon içinde yer almalarının şartlarında hiçbir esneme olmadığını defaten vurgulamakta, bu şartlar kabul edilmedikçe bir koalisyona katılmayacaklarını söylemektedirler. AKP koalisyon için MHP’nin bu şartlarını kabul eder mi? Kabul ederse Sayın Devlet Bahçeli’nin dediği gibi “o zaman Erdoğan’nın AKP’sinden bir iz kalır mı?” Kabul etmezse zaten böyle bir hükümet kurulamayacağına göre MHP üzerinde koparılan fırtına neye hizmet etmektedir. Gelecekte Türkiye için ortak sorunların göğüslenmesine engel teşkil edecek ortamların doğması kimin işine yarayacaktır.

Bence hükümet kurma konusundaki bu ön yargılı yorum ve değerlendirmeler “olmazları olacakmış” gibi göstererek siyasi manevra alanları yaratmak ve olacakları halkımızın gözünden kaçırmak amacı taşımaktadır. Ayrıca MHP’yi baskı altında tutmak ve MHP tabanıyla yönetimi bu konuda karşı karşıya getirme gayretleri de gözden kaçmamaktadır. Bir başka boyutuyla önümüzdeki tek hükümet gerçeği olan AKP+CHP koalisyonunu tartışmalardan uzak tutarak bu koalisyona yumuşak ve tartışmasız bir geçişe toplumu hazırlamaktır.

Şu ana kadar önümüzdeki dönemde bir AKP+MHP koalisyonunun kurulacağı konusundaki düşüncelerin MHP gerçeklerine uymadığı görülmektedir. Ayrıca AKP’nin de “Cumhurbaşkanlığı konusu koalisyon masasına asla getirilemez” ve “Çözüm politikasını biz başlattık, biz bitireceğiz. Bu bizim milletimiz taahhüdümüzdür” düşüncesi ortada iken böyle bir hükümetin kurulması siyasi gerçeklerimizle bağdaşmamaktadır. Öyleyse geriye bir tek hükümet modeli kalmaktadır. O model de AKP+CHP koalisyonudur. CHP hazırladığı 14 maddelik ortaklık şartlarından ne kadar fedakârlık yapar, AKP bu maddelerin ne kadarını kabul eder bilinmez ama ufukta böyle bir hükümetin kurulması bir AKP+MHP hükümetine göre daha ağırlık kazanmıştır. Sonra böyle bir ortaklığın kurulması için ABD ve AB gibi dış etkenler ve TÜSİAD gibi patronlar çok istekli görülmektedir. Yani iç ve dış konjonktür AKP+CHP hükümeti için daha müsaittir. 23 Haziran 2015  

 

Bu yazı toplam 1577 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim