ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

AKP MİLLİ ŞEFLİĞİ

Mustafa Öz

AKP iktidarında cumhuriyet ve onun ortaya koyduğu ekonomik-siyasi değerlere karşı bir kompleks var. 12 yıllık iktidarında yaptığı bir sürü yaptığı hataya rağmen sanki hiçbir şey olmamış gibi davranabilmektedir.
Chp cumhuriyetin ilanından itibaren 1946 yılına kadar ülkeyi tek parti olarak idare etmiştir. Özellikle Atatürk'ün ölümünden (1938) itibaren İsmet İnönü dönemindeki tek adam uygulamaları halkın tepkisini almıştır. Bu döneme İnönü'nün Milli Şeflik dönemi denmesi de bu yöndendir.
Milli Şef İnönü tek adamdır – tek parti olarak iktidardadır. Ama 1946 yılında çok partili dönemin önünü açan da yine Milli Şeftir! Bir anlamda sivil diktatör iken, demokrasiye geçişe onay vermiştir.
Evet demokrasiye geçiş hem sancılı olmuş hem de kanlı ve darbeli dönemlerle devam etmiştir.
Milli demokrasinin anlamını kavradığı için sancılı da olsa – kesintili de olsa demokrasiden vazgeçmemiştir.
Kendinde güç vehmeden bürokratlar, askerler, siyasiler demokrasiye karşı kimi zaman oligarşik yapılanma içine girdikleri olmuş ve olmaktadır. Ancak…!
Seçilmişlerden çoğunluğu bahane ederek sivil vesayet oluşturan AKP iktidarına kadar çıkmamıştır.
Demokraside: kurallar vardır, kurumlar vardır. Anayasa ve hukuk vardır. Görev ve sorumluluklar belirlenmiştir.
Yasamanın görevi ülkenin ihtiyaçlarına (iktidarın değil) kanun yapmaktadır. Bu görevi milletten aldığı yetkiyle meclis yapar.
Yürütmenin görevi iktidar tarafından oluşturulan hükümet eliyle ülkenin şeffaf hesap verebilir, adil hukuka uygun bir şekilde idare edilmesini sağlar.
Yargının görevi hiçbir gücün etkisinde kalmadan hukuka uygun adil yargılama yaparak adaletin gerçekleşmesini sağlar.
AKP çoğunluğa dayanarak yasama-yürütme ve yargıya egemen olursa bu yönetim şeklinin adına demokrasi denebilir mi?
Çoğunluğa dayanan iktidar üç Y gücünün yanına bir de dördüncü güç basını alarak sözde eleştirdiği tek parti dönemini (Milli Şeflik) aratacak uygulamalar yapıyor.
Meydanlara çıkıyor muhaliflerinin tümünü 30 Mart'tan sonraya randevu vererek tehdit ediyor.
İnsanları nefret psikolojisi ile ötekileştiriyor, aşağılıyor.
Yolsuzluklar karşısında hesap vermesi gerekirken yolsuzluk (hırsızlık) yokmuş gibi su yüzeyine çıkıp tehditlere devam ediyor.
Yukarıdaki ne şekilde davranırsa taşra da aynen onun gibi davranıyor.
Kanun dinlemiyorlar. Hesap vermiyorlar. Hesap sordurmuyorlar.
Bu durumda AKP Milli Şeflik konusunda oluşturduğu bilinçaltı psikoza kendi sarılıp.
AKP iktidarı ve onun başındakiler (bir grup menfaat organizasyonu) demokrasi duraklarından birinde Milli Şef kompartımanına biniyor ve kendi halkını hesap vermemek üzere tehdit ediyor. Muhalefeti bile çoğunluk baskısıyla Alo hatlarıyla, havuz basınıyla susturmaya çalışıyor. Ancak…!
Yıl 2014 ve bu asır bilgi-teknoloji asrı-açıklık asrı, küreselleşme asrı. Dünya Türkiye'den ibaret değil. Gerçekleri kanunla baskıyla, tehditle, esip gürlemeyle saklamak mümkün olmuyor. Bir yerlerden elinize yüzünüze çarpılıyor.
TUHAF OLAN ŞU!
İslamı referans alanlar konu çıkar olunca ya birbirlerini ölümüne savunuyorlar ya da yok etmeye çalışıyorlar. Bu durumda olan İslam'a oluyor!
MÜSLÜMAN HIRSIZLIĞI CAİZ GÖRÜR MÜ?
Evet Müslümanlığın toplumsal kuralı var. Bireylere yüklediği misyonu var.
Müslüman birey kul hakkına ve de kamu malına tecavüz etmeyecek. Yalan söylemeyecek, hırsızlık yapmayacak, iftira atmayacak, münafıklık yapmayacak. Makam, mevki için el etek öpmeyecek.
İhale pazarlığı yapmayacak, komisyon almayacak, rüşvet vermeyecek, hırsızlığa kapı aralamayacak. Hırsızlığını Müslümanlıkla kapatmaya kalkmayacak.
İnsanın nefsi olduğu bilinciyle herkesin nefsine uyarak yanlış yapabileceğini hesap ederek, hesap verecek hesap soracak. Çamura yatıp hırsızlıkları örtmeye kalkmayacak.
Ülkemizde islamı referans alanların bir kısmı içlerinde değişik cemaatler de var. İktidarın yolsuzluklarını yok sayıp iktidara kumpas kuruldu diye bakarak… çaldıysa da Müslüman çalsın diyecek kadar islamı ve inançları örseliyorlar.
Eğer iktidar 12 yıldır pisliğe, yolsuzluğa batmış ve bunu gördüğü halde görmemek için kendi çıkarlarına dokunmayı bekleyen bir cemaat varsa! Bu da aynen Müslüman çarsa çalsın, caizdir demiş olmuştur.
Siyaset dini, imanı, cemaatleri… inanç hortumculuğuna tabi tutmuş onların ağızlarına bir parmak bal çalarak caiz fetvaları almış. İslamın dürüstlük ilkesinin içini boşaltmıştır. Bu durumda islama zarar verenler KİMDİR EY HALKIM-EY MİLLETİM!

14.03.2014

Bu yazı toplam 1348 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim