• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

AKPINAR HAYRATI

Mustafa Namdar

Akpınar mahallesi dendiğinde değerli dostum sn. Nadir Garipoğlu’nun deyimiyle Bolu’da ‘Güneşin Doğduğu mahallesi’ akla gelir. Tarihi sürecini bilmemekle birlikte Bolu’nun ilk yerleşim birimlerinden olmalı. Karga tepesi üzerindeki Zübeyde Hanım Anadolu Kız Meslek, Kız Meslek Lisesi güneyinde kurulan mahalle hala daha, o eski konumunu kendini yenileyerek muhafaza etmekte. Yer yer çok katlı yapılar eski silueti bozuyor gibi olsa da, yer yer kara sıvaları dökülmüş ahşap evler hala ayakta…

1944 depremine kadar çocukluğumun geçtiği mahallede Arnavut kaldırımlı, tozlu sokaklar yerini asfalta bırakmış. Yalınayak tozlu yollarda çember çevirdiğimiz, çelik çomak oynadığımız sokaklarda gezinen çocuklar yok. Yalınayak koşan çocuklar yok. Tatarlar mahallesi çocuklarıyla Hisar Tepesini sen alacaksın ben alacağım diye taş muharebesi yapan çocuklar yok. Uçurtma ipini jiletle kesip yağmalamak için peşinden koşan çocuklar yok. Sokakta oynamaktan kan ter içinde kalan çocukların eline iki ibrik verip haydi hayrata su doldur getir diyen analar da yok. Akman Camii’sinin bulunduğu alanda kurulan hayvan pazarında çılbır parası alabilmek için yularından tutan çocuklar da yok.

Ya hayrat! Hayrat yerinde duruyor, işlevini sürdürüyor ama modern görünümlü yeni bir elbise giydirilmiş.

Hayrat: sevap için yapılan iyilik. Sevap için kurulan müessese olarak tanımlanıyor. Akpınar hayratı mahallelinin çamaşırhanesi. Gürül gürül akan suyu sebil. Sıra sıra dizili çamaşır kazanlarının altına ateşler yakılır, elde tokaç sabun yerine çamaşır kili tahta tokaçla döve döve çamaşırların kiri akıtılırdı. Sabun kıt, deterjan yok. Fukaranın hem çamaşırhanesi, hem çamaşır bitimi banyo yaptığı yer. Az mı dayak yedik? Bazen soğukta titrediğimizde, bazen sıcak suda haşlanarak ağladığımızda, yıkama işlemi daha da sertleşirdi. Bazen kadınlar takılırdı birbirine; “Kız şu çamaşırlar pek bi ağarmış. Belli ki, hırsından fazla tokaçlamışsın. Çamaşırlar kaynananın mı?”

Böylesi bir geçmişi yaşama fırsatı, Akpınar Mahallesi Muhtarının hayrat üzerini mahallenin sosyal tesisi, mahalle evi, mahalle konuk evi aynı zamanda muhtarlık hizmetleri amaçlı restore ettirmesiyle yeni bir hizmet binası haline getirmiş. İzzet Baysal’a şükran günleri için Kent Konseyi olarak muhtarlarla yaptığımız toplantı sonucu gördüm.

Eskiden köylerimizde olan köy konakları, gelen bir yabancı için kullanılırdı. Şehirlerde bu hizmet mahalle halkının kaynaşması, birlik beraberliğin pekişmesi, yardımlaşma ve dayanışmanın sağlanması için önemli. Her mahallede tarihi bir mekan vardır. Buraların bu amaçla restore edilip, hizmete açılması özlenen sevgi ve saygının gerçekleşmesini de tetikler diye düşündüm. Muhtar Mustafa Şengüleç’i kutluyorum.

29.04.2014

Bu yazı toplam 794 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim