• BIST 99.292
  • Altın 238,471
  • Dolar 6,1720
  • Euro 7,2662
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 20 °C

Akyuvarlar

İlhami Candemir

 

 

                Sayın okuyucular, geçen hafta Bolu Gündem Gazetesi’ inde yayınlanan “Yargı bağımsız ve tarafsızdır” başlıklı yazımın son kısmında ‘siyaset günümüzde hava kadar-su kadar hayatı nitelik kazanmıştır” demiştim. Bu nedenle ben  yine  siyasetten-söz edecektim.

               Kafamda pek çok konu var, hangisinden başlayayım diye düşünürken kapımın zili çaldı. Açtım kapıyı, bir tanıdığım geldi, “AV.Bey izin verirsen” beni ziyadesi ile rahatsız eden bazı siyası konular hakkında sizinle görüşmek istiyorum” dedi. Hay hay buyur dedim, girdi içeriye,aldım misafir salonuna, nasılsın iyi misin der demez “sorma-sordum bir kere- iyi değilim, iyi olsam sizi rahatsız etmezdim” dedi. Hayrola sorun nedir diye sordum.” Av. Bey bildiğiniz gibi devletimizin güney doğusu ve güney sınır ötesi yangın yeri.Terör aldı başını gidiyor.Bu gün burada yarın bir başka yerde hortluyor. Her gün vatan evlatları genç yaşlarında vatan uğruna şehit oluyorlar. Masum insanlar öldürülüyor. Birisi yan baktın diye, diğeri yol vermedin diye,bir diğeri alacak-verecek meselesinden ve bunun gibi pek çok sudan sebeplerle insanlar biri birlerini öldürüyorlar,kadın kocasını,kocası karısını öldürüyor. Kutsal Kitabımızın HUCURAT suresinin 10.ayetinde Allah  “Müslümanlar kardeştirler” demiyor mu,ne oldu bu millete,ben bu tabloyu görünce  kötümserliğe düşüyorum..Şehit aileleri “ağlamayacağız,dik duracağız vs. gibi”  söylemlerde bulunuyorlar. Hiç birisi bizim evlatlarımız neden şehit oluyor diye kimseye bir şey soramıyor. Siyaset makamı çözüm makamı değil mi?40 yıldır PKK ile uğraşıyoruz.Geldiğimiz nokta iç açıcı değil. Sorumluluk mevkiinde olanlar hemen medya önüne çıkıp “kanlarını yerde bırakmayacağız, inlerine gireceğiz,son terörist kalmayıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” gibi söylemlerde bulunuyorlar. Birlik olalım, beraber olalım, kardeş olalım “ diyorlar. Fakat ertesi günü bir de bakıyoruz birlik olalım-beraber olalım diyen siyasilerin söylemelerinde nefret var,ötekileştirme var,hakaret var.Hal böyle iken  nasıl birlik olacağız, beraber olacağız,.Bu tabloyu görünce uykularım kaçıyor.Bu vatan hepimizin.Sen biraz siyasetin içinde görülüyorsun, ben gidişattan çok rahatsızım, senin düşüncelerin nedir” dedi. “Dağda ararken yerde buldum” özdeyişi var ya işte bunun tam sırası. Ben siyasi bir konu ararken konuyu  yerde  değil önümde buldum. Aldım sazı elime; Dedim bak  arkadaş; Bir başka yazımda detayını anlattığım “sende evlat acısı bende kuyruk acısı varken” kardeş olamayız öyküsünü  hatırlattım.İlaveten dedim ki; Kardeş olamayışımızın  sebeplerinden birincisi  şudur;Siyaset, geri kalmış veya gelişmekte olan  ülkelerde ekmek kapısıdır.Hal böyle olunca “ekmek KAVGASI” eksik olmuyor.Görüldüğü gibi KAVGA diyorum. -Yaşı müsait olduğu için hatırlar düşüncesi ile- hatırlar mısın geçmiş yıllarda bu millet siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle kahvehanelerini ayırdılar,hatta camilerini dahi ayıranlar oldu.Sokaklarda biri birlerini boğazladılar, bu asil milleti bu hale kim getirdi? Siyasiler.Bu  millet siyasilerden çok çekti,halen de çekiyor dedim-başını sallayarak tasdik etti-İkincisi ise siyasetin GÜNLÜK YAŞAMIMIZIN  bir parçası haline gelmesidir. Bir Alman vatandaşına sorsanız Almanya Cumhurbaşkanının adını bilmez. Ama bizim ülkemizde nerede ise cumhurbaşkanımızın adını yediden yetmişe bilmeyen yoktur. Üçüncüsü siyaset günlük yaşamımızın bir parçası ve ekmek kapısı haline geldiğinden her siyasi parti, iktidarı ele geçirebilmek için “böl-parçala –yut” misali önce böler,sonra yutar.Nasıl mı; Onu da söyleyeyim; Türk-İş varken,Disk’i kurdurdular,Hak-İş’i kurdurdular,KESK varken,Memur-Sen’i kurdurdular,Eğitim bir Sen’i kurdurdular.İsterseniz Bolu’dan örnek vereyim; Muhtarlar derneği varken “Mahalle muhtarları Derneği”ni kurdurdular, Esnaf Kefalet Kooperatifi varken,ikinci bir Esnaf kefalet kooperatifi kurdurdular.TÜSİAT varken MÜSİAT’ı kurdurdular.Hal böyle iken yani Türkiye manzaraları böyle iken birlik olanakları,kardeş olma olanakları olur mu?dedim. İlaveten yeri gelmişken şu hususları da anlattım kendisine; Osmanlı Padişahları, Osmanlı hanedan  mensupları ,Osmanlı paşaları  vs Osmanlı ileri gelenleri camiler yaptırmışlar,medreseler yaptırmışlar, pek çok hayır eserleri yaptırmışlar.Dikkat edilirse her caminin yakınına “temizlik imandandır diye” bir de hamam yaptırmışlar.

                    Bolu’muzda  hamam sayısı parmakla sayılacak kadar azdır.Nedeni  ise  Tanrının lütfu olan  kaplıcamızın olmasıdır. Ancak Tanrının lütfu olan kaplıcamız bizlere haram oldu” . iki-üç ay önce  kişi başı 10 Tl.idi,sonra 12 tl yaptılar,şimdi ise 15 Tl.yapmışlar,kesesi,sabunu,geliş gidiş ücreti neresinden baksan 40-50 Tl.Bu ne demek, “fakir-fukara,garip-guraba “ yararlanmasın” demek. Devleti, vatandaşa hizmet için değil bir Anonim şirket gibi sadece ve sadece kar amaçlı yönetirsen sonuç kaçınılmaz olarak budur. Bir başka konu su saatlerinin dijitale çevrilmesi zorunluluğu getirdiler. Vatandaş “ emre itaat sünnettir” misali hemen dijital saat alıp-taktırma kuyruğuna girdi. Ben de girdim. Üç günlük uğraş sonucu işlemlerimi yaptırabildim. Ancak imzaladığım belgede su saatini teslim aldığım yazılı olmasına rağmen saat verilmedi. Orada bulunan yetkililere sordum, saat yok sonra vereceğiz, herkese aynı işlem yapılıyor dediler..Sustum. Bedelini ödediğim saat ne zaman takılacak bekliyorum.Ayrıca bu saatlerin değişik il ve ilçelerde değişik bedellerle verildiğini öğrendim.CHP ye telefon ettim,durumu bir araştırın,vatandaşı soydurmayın dedim,tıs….. Elektrik için abone oldum, 118.80 Tl. güvence bedeli istediler,kurum veznesine yatırdım. 4 ay sonra kiracı aboneliği kendisi üzerine yaptırdı,güvence parasını almaya gittim,PTT den alacaksınız dediler, ben parayı sizin veznenize  yatırdım neden PTT den alayım dedim,protokol öyle dediler. PTT ye gittim,93.tl ödediler. Yani güvence parasını dahi  25 Tl.eksik alabildim.Akaryakıta her hafta zam geliyor,dünyanın en pahalı akaryakıtını biz kullanıyoruz. Yani sözün kısası millet soyuluyor,don- gömlek kaldı..Diyeceksiniz ki  peki vatandaşın bu kadar sıkıntısı varken siyasi partilerin yerel yöneticileri,sivil toplum kuruluşlarının (STK)yerel yöneticileri ne iş yapıyorlar;  Onu da anlatayım dedim;

                 Akp başkanlık derdinde, MHP, AKP ye koltuk çıkma derdinde, CHP uykuda,HDP zaten yok-bu gidişle tamamen yok olacak-.Peki STK yok mu?Var ama onlar da yoklar.Neden yoklar,Vallaha” koyun can derdinde kasap post derdinde” derler ya işte onun gibi bir şey.Yani onlar POST derdindeler. Yukarıda belirttim ya Bolu’da bir BOLU MUHTARLAR DERNEĞİ  vardı,karınca –kararınca vatandaşın derdine merhem olmaya çalışıyordu,iktidarın işine gelmemiş olacak ki  hemen  BOLU MAHALLE MUHTARLARI DERNEĞİ kurduruldu,kuran başkan oldu,Bolu’da bir Esnaf Kefalet Kooperatifi vardı ,karınca-kararınca esnafın derdine merhem olmaya çalışıyordu,iktidarın işine gelmedi hemen bir başka Esnaf Kefalet Kooperatifi kurduruldu, kuran başkan oldu.. Görüldüğü gibi senin derdin başka, onların derdi başka. Yani sen dost arıyorsun onlar post arıyorlar.STK bir toplumda insan vücudundaki akyuvarlar gibi koruyucu  kuruluşlar olmalıdırlar.Nerde…. dedim.Gelen misafir arkadaş ,”Av. bey sen ben den çok dertliymişsin” bir dokundum bin ah dinledim dedi,izin istedi gitti.

             Ben de  işi Alhah’a havale edip yazımı  noktaladım. Hoşça kalın.

Bu yazı toplam 1005 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim