• BIST 119.339
  • Altın 395,818
  • Dolar 6,8556
  • Euro 7,7458
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 25 °C

ALIN TERİYLE KAZANMAK İSTİYORUZ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bir ayakkabı firması bir elemanını Afrika’ya   göndererek pazar araştırması yapmasını ister. Eleman Afrika’ya gider. Araştırmasını yapıp geri döner genel müdüre  “Afrika’ya yatırım yapmak doğru değil. Orada hiç kimse ayakkabı giymiyor. Dolaysıyla orada hiç ayakkabı satamayız.” Diye rapor verir. Firma Afrika’ya yatırım yapmaktan vazgeçer

Aynı şekilde büyük ayakkabı firmalarından biri daha Afrika’ya pazar araştırması yapmak için elaman gönderir. Eleman Afrika’ya gider dolaşır araştırmasını yapar. Geri döner. Genel müdüre sunduğu raporda “ Müdürüm Orada kimsenin ayakkabısı yok tam yatırım yapabileceğimiz bir yer çok satış yapabiliriz “ der. Bunun üzerine ayakkabı firması Afrika’ya yatırım yapma kararı alır ve gönderdiği elamanın raporunda yazdığı gibi çok satış yapar başarılı olur.

Sizce de çok ilginç bir öykü değil mi? iki adamda aynı yere gidiyor. Gezdiği gördüğü yerler aynı ancak bakış açıları farklı! Yani birisi olumsuz bakıyor “burada kimse ayakkabı giymiyor satış yapamayız diyerek. Çalıştığı kurumun başarısını engelliyor” biri de olumlu bakıyor “Burada kimsenin ayakkabısı yok. Çok satış yaparız deyip çalıştığı firmanın başarılı olmasını sağlıyor”

Şimdi düşünün bakalım “aynı durumda olsanız müdüre sunacağınız rapora ne yazarsınız?” Aman onur nelerle uğraştırıyorsun bizim işimiz var demeyin. Vereceğiniz cevap aslında hayata nereden baktığınızı ve ne kadar cesaretli olduğunuzu gösteriyor. Aslında şöyle bir etrafımıza bakarsak ülkemizde maalesef bu rapora olumlu cevap yazan “ bunların ayakkabıları yok biz burada iş yaparız ” diyen çok az kişi çıkar. Çünkü bizim bakış açımız çoğu zaman hep olumsuzdur. Bu yüzdende hep bir şeyleri geç fark ederiz

Mesela buradan defalarca yazmışımdır. Özel gereksinimleri olan birinin hayatını dizilerde işleyin diye. Bu sene konusu yurtdışından alınmış olsa da bunu tv yapımcıları Mucize Doktor dizisiyle denedi ve dizi izlenme rekorları kırıyor. Gerçi dizinin eksik yanları var. Otistik bir doktor var bu adam o kadar üniversitede okumuş doktor olmuş. Bir yandan bize nasıl doktor olduğu hangi eğitimleri aldığı anlatılmalı ki, biz onun nasıl doktor olduğunu görelim aynı durumda olan kişilere örnek olsun. Neyse umarım senarist arkadaşlar bu küçük eleştiriyi dikkate alırlar ama ne olursa olsun mucize doktor gibi diziler bu ülkede olmalı bizlere farklı yerlerden hayatı göstermeli, O yapamaz çünkü engelli mantığı değişmeli.

Çünkü artık özel gereksinimi olan arkadaşlarımız engelli maaşı ve bakım parası gibi şeyler istemiyor. Niye mi böyle diyorum. Geçenlerde özel gereksinimi olan arkadaşlarımla sohbet ederken Bolu belediye başkanı Tanju Özcan’ın arkadaşlarımızın okuluna geldiğini ve tek tek onları dinlediğini öğrendim. Tabi bunu öğrenince özel gereksinimi olan arkadaşlarımıza “ Peki başkandan ne istediniz diye sordum? “ bizim çalışabileceğimiz güvenli iş yerleri yapmasını istedik ve çalışmak istediğimizi söyledik cevabını aldım ve çok sevindim.

Umarım arkadaşlarımızın bu bakış açısı değişmeden yetkililer tarafından güvenli iş yerleri yapılır ve arkadaşlarımızın bir şeyler üretmesi kendi ayaklarının üstünde durması sağlanır. Tabi bunun için birazda toplumun bakış açısı ve düşüncesi değişmesi gerek. Örneğin hepimiz alışveriş merkezlerine gidiyoruz geziyoruz. Alışveriş merkezinden daha güvenli bir iş yeri mi var? Niye oralarda özel gereksinimli arkadaşlarımızı çalışırken görmüyoruz? Ben size söyleyeyim “ bu engelli bizim işimize yaramaz “ düşüncesi hakim olduğu için.

Birde son zamanlarda maalesef söyle şeyler kulağımı gelmeye başladı. Yasalar özel gereksinimi olan bireylere çalışma imkânı sunan iş yerlerine vergi indirimi ve çeşitli avantajlar sunmakta. Bunun farkında olan işverenler Özel gereksinimi olan arkadaşlarımıza sen al şu maaş kartını buraya falan gelme evde otur her ay maaşını al diyorlarmış. Sevgili iş yeri sahipleri bizler böyle bir şey istemiyoruz. Alın teri ile çalışarak kazanmak istiyoruz. Bir şeyler üretip insanlara faydalı olmak istiyoruz. Uyanıklık yapacağım diye ne olur böyle şeyler yapmayın. Bizimde insan olarak sizden bir farkımız olmadığını unutmayın

Eğer biz toplum olarak başta anlatmaya çalıştığım öyküdeki gibi hayata olumlu yönlerden bakarsak yani gerekli yatırımları yapar insanları üretmeye teşvik eder alın teriyle çalışma imkanı verirsek hem kendimiz kazanırız, hem insanlara kazandırırız daha da önemlisi bir çok engeli ortadan kardırmış oluruz…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay gündem Gazetesi…

Bu yazı toplam 2085 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim