• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

ALT KİMLİK ÜST KİMLİK TARTIŞMASI

Mustafa Öz

Ülkemiz, AB'nin istediği 3 Ekim katılım ortaklığı çerçeve belgesini imzaladıktan sonra; saklanan gerçekler artık saklanamaz oldu. Mızrak çuvala sığmıyor. ULUSAL değerlerimizi, birlik ve bütünlüğümüzü parçalayarak bizi içine sindirmek isteyen AB çerçeve belgesine koyduğu isteklerinin yerine getirilmesi için ÇEMBERİ daraltıyor.

    Müzakere çerçeve belgesini meclisinizde onaylatın diye bastırıyor. Bu belge mecliste onaya gelmeden savunma hatlarının kırılması veya yumuşatılması gerekiyor..!

    Ne diyor müzakere belgesi...?

    En geç 2006 sonuna kadar limanlarınızı Kıbrıs Rum tarafına açın Rum tarafını KIBRIS'ın meşru hükümeti olarak kabul edin, Kıbrıs'ta işgalci olduğunuzu kabul ederek ASKERLERİNİZİ ÇEKİN.

    Ülkenizde yeni azınlık olarak gördüğümüz (Sizin de kabul etmeniz gereken) KÜRT ve ALEVİLERLE İLGİLİ siyasi olarak kültürel olarak da AZINLIK statüsünü hayata geçirin...! Bazıları yok böyle bir şey diye hemen inkar etse de ....LOZAN gibi Anadolu'nun son tapusu sayılan bir anlaşmanın tartışma zemini-ne getirilmesi, Anayasanın değiştirilmesi bile teklif edilemeyecek maddelerinin değiştirilmesi teklifleri hep bu sıkışmanın sonuçları...!

    Ülkede esas birlik beraberliğin kimlik sorunu ile insanların içine düşürülecek KURT ile bozulacağını bu tartışmaları başlatanlar bilmiyor mu biliyor.Peki bile bile neden bu konular en üst perdeden kafa karışıklığı yaratacak şekilde tartışı-lıyor. Çıkış yolları kalmadığı için . Birileri istiyor biz veriyoruz. Verdikçe geri çekiliyoruz, yine yeterli olmuyor yine veriyoruz en sonunda MOZAİK ÇERÇEVE PATLAYIP bir çakıl yığını haline gelince sorumlular uyanacak ama atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacaktır.

UYUŞUKLUĞUN YILGINLIĞIN SEBEBİ NEDİR?

    Halkımızın çoğunluğu VAHŞİ KAPİTALİST modelin sonuçları gereği geçim telaşına düşmüştür. Kafasını kaldırıp çevresine bakamamaktadır. Kendisi ile ilgili hangi planların hesapların yapıldığını görememektedir. Gösterilmemektedir.

    Diğer kesimi gördüklerini okumak yerine akıntıya kürek çekmektedir.İkbal ve kazanç umuduyla sesini çıkarmamaktadır. Osmanlının son 200 yılına damgasını vuran TANZİMAT FERMANI, İSLAHAT FERMANI, MEŞRUTİYET, İTTİHAT VE TERAKKİNİN İŞBAŞINA GETİRİLMESİ sürecindeki talepler, istekler verilenler nasıl KURTULUŞ SAVAŞI MECBURİYETİ İLE SONLANDI İSE BİZE YİNE BİR KURTULUŞ SAVAŞI GÖRÜNMEKTEDİR.

    Ülkede tıkırı yerinde olanlar KAZANÇLARINA kazanç katan holdingler, iş çevreleri ile bir ucu emperyalist devletlerin himayesine dayanan cemaat ve tarikat ehlidir.

    Bir yerlerle bağlantısı olmayan gerçekleri gören kişilerin uyarıları GÜÇ-PARA-İKBAL-TESLİMİYET içinde kaybolmaktadır. Gündem içimizden görünen dış bağlantılı kişi ve kuruluşlarca karartılmakta ya da aydınlatılıyor görüntüsü ile yönlendirilmektedir.

AB' YE BÜYÜK UMUT BAĞLAYAN SİYASAL İSLAMCILARIN HÜSRANI

    Ülkemizi siyasal anlamda KAOS'a sokmak isteyen malum güçler, bizi birbirimizle çatıştırarak sonuca gitmede çok mahirler. Siyasal İslamcıları ve laikçileri kullanarak Fiilen çözülmüş başörtüsünü çözümsüz ve iki tarafı kesen bir bıçak haline getirttiler.İşin içine 28 Şubatı sokarak (bugün bu adamların kime hizmet ettikleri ortaya çıktı.ASKER kanadından olanlar ABD-İSRAİL'e, sivil kanattakiler de AB'ye su taşıyor.) Değişmiş başkalaşmış İslamcıları iktidar yaptırdılar şimdi sorunu çözün bakalım dediler.Sorunu kendi ulusal dinamiğinde kilitlettirdikleri için hedef olarak siz bu sorunları AB içinde çözersiniz dediler.Orada sınırsız özgürlük var, kişisel hak ve hürriyetlerin önündeki hiç bir engel tanınmaz inancı ile AİHM ' ne dava açtırdılar.Kendilerine adeta yeni KIBLE olarak Avrupa İnsan hakları Mahkemesini ve AB'yi seçenleri bu amaçla her türlü TESLİMİYET-TE kullandılar. Siyasi İslamcılar; verilen kararla şok oldular. Karar SİYASİDİR, süreç bitmemiştir. Vesaire ile savunmaya geçtiler. Evet bu karar aynen AB'nin ülkemiz üzerindeki diğer oyunları gibi SİYASİDİR. Sorunun çözülmesi işlerine gelmez zira bu sorunun derinliklerinde hep onlar var. El Kaide’yi ve benzeri örgütleri, Cemalettin Kaplanları, Kıbrıslı Nakşi şeyhini, başka cemaat liderlerini neden nüfuzları altına alıyorlar. Çözüm ve yardım için mi...?

    Sonuç olarak siyasi İslamcıların ezberi tam bozulmuştur. Umut ettikleri siyasi ekip onları terk etmiştir.AB ana stratejisini yerine getirttikten sonra elinin tersi ile bunları itmiştir. Bu sorun bizim sorunu-muzdur. Bu ülkenin çıkarlarına daha fazla zarar vermeden MÜTEDEYYİN İNANÇ sahiplerinin de bu adamların kucağına itilmesine sebep olmadan çözülmelidir.

    Türkiye'nin birlik beraberliği dinamitlenirken susan güçler bari bu konuda susmayıp geçmişte yaptıkları hataları dikkate alarak çözüme katkıda bulunmalı HEM KENDİLERİ'nin hem de diğerlerinin TESLİMİYETİNE son vermelidirler.

09.12.2005

Bu yazı toplam 298 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim