• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

ANADOLU ALEV ALEV

Mustafa Namdar

Yeşilin kırmızıya dönüşünü adeta seyrediyoruz. Anadolu'da hararet yüksek. Emeksiz servete sahip çıkamıyor değerlerimizi koruyamıyoruz ne kötü. Hani biz bu toprakları çocuklarımızdan emanet almıştık! Hani her şey onların mutluluğu, onların geleceği içindi. Yurt topraklarında bitki örtüsünü yakıyor, toprağı çoraklaştırıp erozyonla yok ediyoruz da milletin kılı kıpırdamıyor. Bu durumun toplu cinayet olduğunu düşünemiyor ne bir önlem ne bir tepki ne de faillerine ait bir haber yok.
Yıllardır işin edebiyatı yapılıyor. Yetkililerden boy boy fotoğraflar kendilerinin de olabileceğine inanmadığı hamasi sözler. Gerekli önlemler alınmıştır. Şu kadar uçak şu kadar yangın söndürücü helikopter alınacaktır. Bal yapmaz arı gibi olduk. Sadece vızıldıyoruz…
Küresel ısınmanın da yardımıyla pimi çekilmiş patlamaya hazır bomba gibi. Birisinin bilinçli bilinçsiz bombayı elinden bırakıvermesine bakıyor gibiyiz. Hiç kimse eldeki bombayı görüp önceden önlem almıyor. Yıllardır duyduğumuz her orman yangınından sonra yıllardır duyduklarım gerekli önlemler alınacaktır. Ne zaman? Sanırım yakacak orman kalmayıncaya kadar…
Her yaz ayı geldiğinde beklediğim bir şey var. Bu konuda yetkili ağız “Bu yaz orman yangınlarına karşı hem araç gereç hem personel ve çevre halkın eğitimleri konusunda noksanlarımızı tamamladık. Belli bölgelere su tankları yerleştirildi. Orman yollarının bakım onarımı yapıldı. Her bölgede gerekli yangın söndürme helikopteri ve uçaklarımız alınmıştır.
Eğitim konusunda; sivil toplum kuruluşlarıyla, eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalarımızı yaptık”
gibi içimizi rahatlacak sözler.
Hani denir ya “Bekleyen derviş muradına ermiş”. Ben eremedim. Bu konuda umudum da her geçen gün kayboluyor. Umut fakirin ekmeği diyorlar ama zenginin gönlü olana kadar canımız çıkmaz, yakacak ağaç bulamazsak…
Avrupa'da halk adına, kamu adına, vatandaşlık görev ve sorumluluğu adına, yanlış davranışları ilgili birimlere bildiriyorlar. Bizde bu konu ispiyonculuk olarak değerlendirildiğinden bu konuda ne rüzgar esiyor ne de yaprak kımıldıyor. Ne var ki gezi olaylarında tencere tava çalanları toplumun huzurunu bozdukları için bireyleri şikayete davet etmişti aynı şikayetini orman yakanlar için de tekrarlayamaz mı? Bu konuda oto kontrol sistemini kurmak zorundayız. Orman içi bölgelerdeki gözetleme kulelerimizi dijital sistemlerle donatmak imkanı olamaz mı? Siyasi çekişmeleri bırakıp biraz da bu konulara zaman ayırsak. Çok şey mi istiyorum ne dersiniz???

Bu yazı toplam 606 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim