• BIST 92.709
  • Altın 212,449
  • Dolar 5,4973
  • Euro 6,1950
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 11 °C

ANNE BEN BİTKİ DEĞİLİM!

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...



 

Farkında mısınız yaşamımızda iletişim ne kadar önemli bir şey. Ama günümüzdeki akıllı telefonlardan ve sosyal medyadaki iletişim kirliliğinden bahsetmiyorum. Çünkü günümüzde çoğu insanın akıllı telefonları ve sosyal medyayı doğru kullandığını düşünmüyorum. Bence iletişim kurmak akıllı telefonumuzu elimize alıp saatlerce sosyal medyada takılmak değildir. Sosyal medyada karşınızdaki kişilerin gözlerinin içine bakamazsınız. Yazışırken de sesini duyamazsınız.

Hâlbuki biriyle doğru iletişim kurmanın yolu konuşmaktan çok gözlerden ve sesten geçer. Gözler ve ses tonu çoğu zaman karşınızdaki kişinin gerçek düşüncelerini ele verir yani iyi bir iletişimciyseniz bakışlardan karşınızdaki kişiyi ne söylemek istediğini anlayabilirsiniz. Peki,  diyelim ki konuşamıyorsunuz, vücut hareketlerinizi kontrol edemiyorsunuz. Her tarafınız kasılıyor yani istemsiz hareketler yapıyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız, nasıl iletişim kurarsınız?

Bazılarınız yazarak diyebilir ama dediğim gibi ellerinizi ve parmaklarınızı kontrol edemiyorsunuz tüm vücudunuz kasılıyor. Farkındayım zor bir soru ama cevabı ve çaresi var. İzin verirseniz beni çok etkileyen senaryosu gerçek hayattan alınmış 2013 – Polonya yapımı “HER ŞEYE RAĞMEN” isimli filmden kısa bir öykü anlatarak bu cevabı vermek istiyorum

Mateusz 3 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğduğunda geçirdiği beyin felci denilen rahatsızlık nedeniyle beyninin motor diye tabir edilen, tüm vücudun hareketlerini kontrol eden bölgesi hasar gördüğü için doktorlar ailesine konuşamayacağını hareketlerinin kontrol edemeyeceğini söylediler ve çocuğu bir yaşına kadar hep takip ettiler. Zekâsına baktılar, bu zekâ testleri sırasında da pek uğraşmadılar zihinsel engeli de var değip geçtiler.

Mateusz’un Annesi: ama oğlum tepki veriyor dese de, Doktor: oğlunuzun verdiği tepkileri bitkilerde veriyor üzgünüm biz gerekli testleri yaptık çocuğunuzun saksının içindeki bitkiden farkı yok. Bunu kabul etseniz iyi olur diyerek çocuğu annesine vererek evine gönderdi

Evde çocukla bir tek annesi ve babası ilgileniyordu. Ablası ve Abisi kendi alemindeydi. Derken çocuğun babası vefat etti ve yıllar geçtikçe annesinin Mateusz’a gücü yetmemeye başladı. Ama doktorların zihinsel engelli damgası vurduğu Mateusz her şeyin farkındaydı. Sadece konuşamıyor ve insanlarla iletişim kuramıyordu.

Bir gün ablası bu böyle olmayacak. Artık annemin gücü Mateusz’a yetmiyor diyerek yirmili yaşlara gelen kardeşini zihinsel engellilerin bakıldığı bir bakım evine yatırdı. Orada bir gün eğitmenler Mateusz ile fizik tedavi çalışırken aynı salonda bakım evine yeni gelen bir doktor başka bir çocuğa göz kapaklarıyla nasıl konuşulacağını öğretmeye çalışıyordu. Gözünü bir defa kırparsan “evet” iki defa kırparsan  “hayır” demek diyordu ve bu yöntemle eline aldığı harf tablosundan harf seçmesini istiyordu

Tabi anlatılan şey bir köşede fizik tedavi yapan Mateusz’un dikkatini çekti. Kriz geçiriyor numarası yaparak o doktor hanımın dikkatini çekmeyi başardı. Eğitmenler: hocam Mateusz zihinsel engelli fazla yaklaşmayın deseler de, Doktor Mateusz’un gözlerine baktı. Sakin ol oğlum sakinleştirici verelim mi sana diye sordu?  Mateusz iki defa göz kırptı yani “hayır” dedi. Doktor hanım diğer eğitmenleri durdurdu. Birkaç soru daha sordu. Mateusz’tan bunları cevaplamasını istedi. Tüm sorulara akıllıca cevap alınca “bu çocuğun zihninde bir şey yok.” Eğitim alması lazım diyerek eğitim vermeye başladı. Kısa zamanda 25 yaşındaki Mateusz’a gözleriyle iletişim kurmayı öğretti.

Bir gün Mateusz’un annesini çağardılar eline harf tablosunu verdiler ve parmağı ile harfleri tek tek oğluna göstermesini, gözleriyle “evet” dediği harfleri bir kenara yazmasını istediler. Kadın oğlunun göz kırpışlarını takip ederek onun seçtiği harfleri bir kâğıda yazdı Kâğıtta “Anne ben bitki değilim” cümlesi belirdi yıllar sonra bu olayı gören kadının gözleri doldu ve…

Şimdi filmin sonunu soranlar olabilir ancak bu etkileyici film deki bazı sürprizleri ve filmin sonunu söylemeyeceğim isteyen izlesin. Gördüğünüz gibi insan konuşamasa da yazamasa da gözleriyle iletişim kurabilir. Bizler günümüzde maalesef gözlerle iletişim kurmayı unutuyoruz. Sonrada bir birimizi anlamadığımızdan yakınıyoruz. Hâlbuki biraz çabalayıp insanlarla doğru iletişim kurduğumuzda ilgi ve sevgi ile yapamayacağımız şey aşamayacağımız engel yoktur dünyada!

 

Yazan: Onur Ustaoğlu - Seslendiren: Meryem Coşkunca - Bolu Olay Gündem gazetesi…

 

Bu yazı toplam 1564 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim