• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C

Arı gibi olabilmek

Mustafa Namdar

Yaşam mücadelesinin özünde mutlu, huzurlu olabilmek, ekonomik sorunları çözebilme düşüncesi vardır. Bu düşünce bireylerin hepsinde aynı olmasına karşın, yöntemler farklı farklıdır. Kimi birey bazı gereksinimleri hazır, kimileri de çalışıp kazanmakla elde eder.

Çalışıp kazanmak da her zaman için insanlara altın tepside sunulmaz. Çalışarak kazanıyor olmanın da, kendine özgü yöntemleri var. Çalışmak için arı gibi çiçek çiçek dolaşıp da bal mı üretelim, yoksa at kuyruğunda sinek olup yaşamı bedavadan mı sürdürelim?..

İnsanlığı doğrulukta, sevgide buluşturan inanç birliğindeki felsefe “Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışın. Yarın ölecekmiş gibi ibadet edin.” Bunun anlamı ey Ademoğlu boş oturup bekleme, çalış. Çalışırken de doğruluktan, haktan, hukuktan ayrılma. Adalet kantarının topunu saptırma.

Arı gibi olmak derken, kovanını terkeden arının kafasında sadece çeşit çeşit kokuları içeren, renk renk çiçekler arasında dolaşmak olmalı. Güne merhaba, güzelliklerle başlamalı. Belki de arının ortaya koyduğu ürünün tadı buradan geliyor. Şifasındaki kerameti, rengindeki albenisi, göz göz doldurulan peteğinin sanatsal inceliği buradan geliyor.

Arıda da oluyor öfke. Arı da sokuveriyor iğnesini can acıtırcasına. Bazen ürünündeki tat acılaşıyor. Kafasını bulandırıp sarhoş ediyor yiyenleri. Bazen çok acı oluyor, kovanına çomak sokanlardan aldığı intikam. O güzelliklerin kitabını yazan, yazılmasına neden olan arı, tüm öfkeye, tüm olumsuzluklara karşı kesmiyor çalışmasını. Son vermiyor ürününü sunmaya.

Onun neslinde yok mu ayrılık? Onda da sınıflaşma olmuş. Kimine bal arısı, kimine eşek arısı diyoruz da, onlar kendi aralarındaki ilişkilerinde gene de göstermiyor eşekliklerini. Sadece bal yapmıyor, sadece vızıldıyorlar. Yuvalarını bozmadığınız sürece onlar da zarar vermiyor çevrelerine.

İçgüdüsüyle hareket eden, canlılara karşı düşünebilme yeteneğiyle üstünlüğünü kabul ettiren insan nesli, neden arı gibi olamıyor? Neden çalışıp alınteri dökmeden kazanmak istiyor? Neden testere talaşı gibi bir sana bir bana demiyor da, keser yongası gibi hep kendi önü düşürmek isteyerek paylaşımdan kaçıyor?

Üretmeyip hazır yiyici sinek, pekmezciyi tanır deniyor. Damak tadına düşkün olan sinek, sadece pekmezciye gitmiyor ki. Çevremize şöyle bir bakalım, sineklerin nerelerden doyunduğunu çok rahat göreceğiz. Pislikten her söylemde nefretini dile getiren insanoğlu, pisliğe bulaşmaktan kendini alamayıp sinek gibi yaşamaya devam ediyor. Kendine zararı olmuyor gibi görünse de, çevresine zehir saçıyor, hastalıklara neden oluyor.

Üreten, üretebilen, dostlukla birbirine kenetlenebilen, arı gibi birlikte tatlı ve besleyici ürün ortaya koyabilen davranışlar ne güzel. Arı gibi olabilmek ne güzel...

Bu yazı toplam 369 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim