• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Arı yetiştiricileri

Mustafa Namdar

Doğada yaşam için varolan bir denge var. Kimini kendi aklınızla bulup dengeliyorsunuz. Kimini yaban hayattan kurtarıp ehlileştiriyorsunuz, kimilerini de kendi genetik yapıları içinde ürettiklerini alıp kullanıyorsunuz. İşte yiyeceklerin harika besini “Bal” ve onun yapımcısı “Arı.”

Dün kendi özgür dünyasında ormanlardaki ağaç kovuklarında konaklayıp orada bal üreten arıyı, şimdi kendi kontrolümüz altında tutsak edip, ürününü alıyoruz. Bunun için birlikler kurulmuş bunun için uzmanlar yetişmiş arı ailesinin yaşamı kontrole alınmış. Bunun için sağlıklı nesillerin yetişmesi adına araştırmalar yapılmasına hız verilmiş.

Bolu arı yetiştiricileri de bu anlamda birlik kurmuş, üyelerine yaptıkları işlerin verimliliği için bu konudaki uzmanları getirip bilgilendirme toplantıları, seminerler düzenliyor.

Çalışkanlığın simgesi olan arı da, kirlettiğimiz çevreden etkileniyor. O da hastalanıp ölüyor. Ya da soyunu kaybediyor. İnsanlar da çoğu kez saf ve temiz üretilen ürünleri bilinçsiz müdahalelerle kalitesini bozuyor, bazen de hastalıklara neden olacak ürün alınmasına neden oluyor. Bunların içinde insan sağlığı için önemli yeri olan balın kalitesini bozmak gibi işlemler de oluyor.

25 Ocak 2009 Pazar günü Tarım İl Müdürlüğü toplantı salonunda Bolu İli Arı Yetiştiricileri Birliği’nin düzenlediği bir seminerdeyim. Arıcılar Birliği Genel Merkez Başkanı Bahri Yılmaz ve Zonguldak, Düzce, Adapazarı birlik başkanlarının bulunduğu arı yetiştiricileri salonu doldurmuş durumda. İlgi, alışılmışın dışında fazla. Bir bölüm insan ayakta. Konuşmacı Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sn. Levent Aydın. Levent Aydın Bolu damadı, aynı zamanda Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne Arıcılık Belgesi alan iki veterinerden biri.

Toplantıyı ev sahibi konumunda Bolu Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı İsmail Bey açtı ve sözü Merkez Birlik başkanı Bahri Yılmaz’a verdi.

Bahri Yılmaz: Türk Arıcısının imajını düzeltmeye çalıştıklarını, şekerden bal üreten dolandırıcı zihniyeti yıkmaya çalıştıklarını. Şu anda evin içinin temizlendiğini. Arıcılık yapılan bölgelerde kestane ve ıhlamur ağırlıklı ormanlar oluşturacaklarını. Eğitim programlarına öncelik verileceğini. Dünya Arıcılık Kongresinin yurdumuzda yapılmasına talip olduklarını. Ziraat Bankası’yla “Başak Kart” adı altında %8 faizli kredi anlaşması yaptıklarını. Altı ayı faizsiz mazot ve arı malzemesi kredisi verileceğini. 2009 yılında beş bölgede Bölge Islah Merkezlerinin kurulacağını söyledi.

Daha sonra Uludağ Üniversitesi Profesörü, damat Levent Aydın söz aldı. Dünya arıcılığında ikinci sırada yer alıyoruz ama arıcılıkta problemlerin olduğunu. Tüm dünyanın arıcılık varlığında Türkiye'yi bilmesine karşın, bizim kendimizi tanımadığımızı. Genetiği değiştirilen bitkilerin, küresel ısınmanın, çevre kirlenmesinin, tarım ilaçlarının arı hastalıklarına neden olduğunu. Arıcılıkta başarının kendi yöre arılarıyla alacağını.

Hastalıkla mücadelenin bölgede aynı zamanda başlanmasını. Arının böcek değil, hayvan olduğunu. Yavru çürüğü olanların yakılması gerektiğini. Kovan çok rutubetli olursa kireç hastalığının olacağını. Kovanların yerden 30-40 cm yüksek aralıklarının 1.5 metre öne doğru da 4 derece eğik olması gerektiğini. Varuanın yok edilemeyeceğini, ancak kontrol altında azaltılabileceğini. Varua mücadelesinin sonbaharda yapılmasını.

İlaç kullanmaktan kaçılmasını. İlaç kullanılacaksa üzerinde arı resmi olan ilaçların kullanılmasını. En iyi yöntemin ceviz yaprağı kekik yakarak mücadele edilmesini. Arı kovanlarının yol kenarlarından en az 15 km uzakta bulundurulmasını. Mumun vakum gibi çekici özelliği olması nedeniyle süzme balın tercih edilmesi gerektiğini. Vitamin kullanılacaksa kesinlikle D vitamini olmayıp B vitamini olması gerektiğini.

Tüm antibiyotiklerin, karbonlu ilaçların, zirai ilaçların, klorlu hidro karbonların, naftalin ve parafinin kullanılmaması gerektiğini. İlaç üzerindeki tarifeye uyulması gerektiğini örneklemelerle anlattı. Umarım arı yetiştiricilerimiz uyar ve uygularlar.

30.01.2009

Bu yazı toplam 566 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim