• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 15 °C

ARKADAŞIM MUSTAFA

İlhami Candemir

              Sayın okuyucular, bu gün  arkadaş kimdir,nasıl olmalıdır, vefatının arkasından sende nasıl bir duygu yumağı,nasıl bir üzüntü fırtınası,nasıl bir hüzün bırakır. İşte bende kalan bunları  -üzüntüler paylaşılınca  azalır- misali  sizlerle paylaşmak istiyorum.

                Aynı köyde aynı yılda doğduk, aynı ilk okulda okuduk,ilk okul bitince  o okumadı  hazeran  sandalye imal eden bir  atölyede çırak olarak işe girdi,ben ise orta okula başladım, sonra o devlet memuru oldu,ben ise üniversiteyi bitirip devlet memuru oldum,kader  bizleri yine aynı kurumda birleştirdi,ikimiz de o  kurumdan emekli olduk.  Bir gün olsun biri birimiz kırmadık, hiç ayrılmadık. Hayatımızın inişli-çıkışlı,taşlı topraklı yollarında ilerlediğimizi fark etmedik ki bir de baktık  dede olduğumuzu gördük.Bahçelerimizde,yaylamızda- fırsat bulduğumuzda -şehir merkezindeki lokantalarda  buram buram  muhabbet kaynayan o akşam  sohbetlerinde  yaşlandığımızı fark etmemişiz.Bir de baktık torun sahibi dede olmuşuz. İşte bu  arkadaş dün akşam bana  ilk kez çok büyük bir vefasızlık  yaptı,kalp krizi sonucu arkadaşlığımıza ihanet etti gitti.Bu gün valilikten izin alarak cenazesine iştirak ettim,helalaştık,tabutuna baktım.sanki hayatın makarası  geriye doğru dönmeye başladı. Allah’ın bildiğini kuldan saklamayalım derler ya işte ben de öyle diyerek cenaze namazında ne okuduğumu bilmiyorum. Dua mahiyetinde  olan bu namaz Allah indinde kabul görmüş müdür  bilmiyorum, hani O her şeyi  bilendir, görendir”  kabulü için niyaz  ediyorum. İmam efendi  helallık aldırdı ama benim içimde bir ukde(içe dert olan şey) kaldı. İşte bu ukde benim bu yazımı yazmama vesile oldu. Şöyle ki;

                         Bu  ukdeye girmeden önce şu hususu belirtmeliyim ki arkadaş samimiyetinin  anlatımı için kapıyı aralayalım; Yukarıda belirttiğim gibi o atölyeye çırak olarak girince aldığı haftalıklarla bir bisiklet aldı.Unutmuyorum, markası  MİELE idi. Pazar günleri çayırında top oynamak için yaylaya giderdik.O tarihlerde  köyde hiç kimsenin ne traktörü ve ne de taksisi vardı. Bu nedenle hem ihtiyaç duyulmadığı için ve hem de bu günkü gibi iş makineleri olmadığından dolayı 3-4 Km. uzaklıkta olan yayla yolu  çok yokuş ve taşlı-kayalı idi. Mustafa arkadaşım  yayla çayırında binmek için –yeni aldığından hevesini daha alamamıştı- bisikleti ile giderdi. Ancak bisikleti o yokuşlu ve taşlı-kayalı yoldan yaylaya götürebilmek hayli zor-meşakkatli olduğundan bizlere “ bisikleti taşımaya kim çok yardım ederse  yaylada en çok onu  bindiririm” diyerek bisikletini bizlere taşıttırırdı. Bu durumu noktaladıktan sonra- aşağıda bağlantısını yapmak üzere- gelelim UKDEYE(içime dert olan şeye).

                        Kendisi orman işletme müdürlüğüne bağlı Abant işletme şefliğinde katip-mutemet idi.Ben ise Bolu Orman Bölge Müdürlüğü hukuk danışmanı idim.Bir gün Abant tabiat parkında olan geyiklerden birisini yırtıcı  bir yaban hayvanı ağır yaralamış, ölmek üzere iken kesmişler. İşletme şefi  Mustafa’ya, “etini  diğer arkadaşlarınızla paylaşın” demiş. Bu arada şef bana geldi, durumu anlattı,ben de “kendisine veterinerden rapor alınmadı ise etinin gömülmesi gerekirdi, kuduz falan olabilir,başın derde girer” der demez şef telaşla gitti, bir-iki saat sonra geldi,Avukat bey  iyi ki söyledin “ gittim geyiğin etini parçalamışlar taksim ederlerken  müdahale ettim,veteriner raporu yok  avukat bey gömülsün dedi,gömün dedim” dedi. İşte Mustafa arkadaşım her sohbetimizde bana takılır,”bu da arkadaş olacak,  bana geyik etini yedirmemişti” derdi.Ben de kendisine “sen de bana çok bisiklet taşıttırdın “diye takılırdım. İşte bu “geyik etini yedirmedin” yollu  serzenişi ölümü sırasında benim kafama takıldı ve  içimde uhde olarak kaldı.

                             İşte Mustafa ile -ağzından hiçbir zaman S.K.(küfür) ve kötü söz çıktığını görmediğim,duymadığım- 80 yıl süren  arkadaşlığımızdan bana kalan iki anekdotu siz sayın okuyucularla paylaştım.Sürçü lisan ettikle affola.

                            Güle güle Mustafa Titizoğlu arkadaşım,nurlar içinde yat, beni bekle.05/01/2021

                                                                                   İLHAMİ  CANDEMİR.

                             

Bu yazı toplam 1032 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim