• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

Arslan; “30 Ağustos ulusal kurtuluşumuzun miladıdır”

Arslan; “30 Ağustos ulusal kurtuluşumuzun miladıdır”
Atatürkçü Düşünce Derneği Bolu Şube Başkanı Celal Arslan, “30 Ağustos Zaferi Türk tarihinin çok önemli bir dönüm noktasıdır. Ulusal kurtuluşumuzun miladıdır” dedi.

Haber: Uğur Işık
Arslan, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve FETÖ terör örgütü hakkında şu açıklamada bulundu; Türk ulusu, Mustafa Kemal'in önderliğinde, 30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muhaberesi ile işgalci düşman güçlerini dize getirmiş ve bağımsızlığına kavuşmuştur. Türkiye, Kurtuluş Savaşını kazanmasıyla birlikte demokratik bir geleceğe doğmuştur. Ulusal irade, demokratik süreç içinde harekete geçirilmiş, toplumu yönetim gücünün kaynağı “ulus”a indirgenmiştir. Bu süreçte, altı yüz yıl boyunca sömürü ve baskı aracı olarak kullanılan kimi “doğaüstü”  hukuk, siyaset ve egemenlik kavramları ile kurumları bütünüyle yıkılmış, yerlerini yeni, çağdaş, demokratik ve laik bir anlayışın kavramları ile kurumlarına bırakmıştır.  Böylece gerçekleştirilen olay kolay bir iş değildir. Türkiye çağ atlamıştır. Bunu da laik ve demokratik Cumhuriyet düzeninde yapmıştır.
30 Ağustos Zaferi, bu sonuçlarıyla sadece Türk ulusunun zaferi değildir. Aynı zamanda, dünyanın ezilen bütün ulusların esin kaynağıdır. Onların da tam bağımsızlık ve gerçek demokrasi yolunu aydınlatmaktadır.  Bugün bu büyük zaferin 94'üncü yılını kutlarken, ulus olarak yine zor günler yaşıyoruz. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi sanki bugünler için söylenmiş gibidir. Dâhili ve harici bedhahlar yine sahnedeler. Ortadoğu'da, İslam coğrafyasının ekonomik ve siyasal sınırlarını kanlı bir süreçle yeniden çizmeye çalışıyorlar. Türkiye de bu süreçte, AKP iktidarının mezhep odaklı yanlış politikaları nedeniyle “kaybedenler” çizgisine yaklaşmış bulunuyor.
TAHRİBATI KENDİLERİ İÇİN FIRSATA DÖNÜŞTÜRMEYE ÇALIŞIYOR.
İç barışımız ve ulusal güvenliğimiz üç koldan dış destekli terör saldırılarıyla tehdit ediliyor. PKK ve İŞİD, bomba yüklü kahpe ve korkak katliamlarıyla, 15 Temmuz Fethullahcı kalkışmanın yarattığı tahribatı kendileri için fırsata dönüştürmeye çalışıyor. Bu terör örgütleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılması hedefinde birbiriyle bağlantılıdır ve gerekirse birbirine taşeronluğunu yapmaktan da kaçınmazlar. Türkiye'de yaşanan bu gelişmeler gökten zembille inmemiştir. Emperyalizmin güdümündeki PKK da, İŞİD de, Fetö de, AKP iktidarının, şimdi Allah'tan ve milletten af dilenen yanlış politika ve tercihlerinin yarattığı canavarlardır.
AKP iktidarı, iç ve dış politika yanlışlarından ivedilikle arınmalıdır. Bunu yaparken yanlışlarını başka yanlışlarla düzeltme yanılgısına da düşmemelidir. Bu bağlamda, TSK'de “emir komuta birliğini” ve güçlerin bütünlüğünü bozan düzenlemeler, yanlışı başka bir yanlışla düzeltme yanılgısının çarpıcı bir örneğidir.
“TSK için“emir komuta birliği” ve güçlerin bütünlüğü en önemli savaş prensibidir. Bu prensibin ters yüz edilmesi Türkiye'nin bölgesindeki caydırıcı gücünü zafiyete uğratacaktır. Bu da son derece vahim iç ve dış tehditleri beraberinde getirecektir. Yaşadığımız kriz bölgesinde güçlü bir TSK'nin Türkiye'nin en yaşamsal güvencesi olduğu tartışmasızdır. TSK'nin savaş gücünde zafiyete yol açacak her düzenleme, Türkiye'nin güçsüzleştirilmesi sonucunu doğuracaktır. Nitekim, küresel akıl, bulunduğumuz coğrafyada, Irak ve Libya'dan sonra Suriye üzerinden sınırları yeniden çizmenin kanlı hesaplarını yaparken, ABD–İsrail ortak projesi Kürt koridoru bir zamanlar “kırmızıçizgimiz” olan Fırat'ın batısında hızla yol almış, Türkiye de bu oyunun dışına itilmiştir.
CIA güdümlü Fethullahçı kalkışma üzerinden TSK düşmanlığı üretmek tarihi bir yanılgıdır. Unutulmamalıdır ki, Türk ulusu 30 Ağustos zaferini genci yaşlısı, kadını erkeğiyle ordusuyla bütünleşerek kazanmıştır. Bugün de, millet ve ordu birlikteliği iç barışımız ve ulusal güvenliğimiz için yaşamsal önemdedir.  Türk ulusunun bu doğrultuda, aynen kurtuluş ve kuruluş günlerinde olduğu gibi Cumhuriyetin kurucu değerleri etrafında bütünleşmesi kaçınılmazdır. Yaşanan gelişmeler, en değerli ortak paydamızın laik ve demokratik Atatürkçü Düşünce olduğunu bir kez daha göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk sadece 20'nci yüzyılın değil tüm zamanların en büyük devlet ve siyaset adamdır. Atatürk'ün önemini ve değerini kavramadan, Cumhuriyetin olmazsa olmaz değerlerine yeterince sahip çıkılamaz. 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 94. Yıldönümünde bir kez daha söz veriyoruz. Yarıda bıraktırılmış ve yolundan saptırılmış Atatürkçü Aydınlanma Devrimini yeniden başlatmaya kararlıyız.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim