• BIST 101.447
  • Altın 275,277
  • Dolar 5,6965
  • Euro 6,2970
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 11 °C

ARTIK BAZI ŞEYLER DEĞİŞMELİ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bazen beni yolda durdurup “niye bu kadar neşeli ve hep pozitifsin kötü olaylara bile pozitif yaklaşıyorsun. Ne içiyorsan bize de ver“ deyip bana takılıyorlar. Bende onlara “ bu sırrı daha İsviçreli bilim adamları bile çözemedi. Diye takılıyorum.” Saka bir yana aslında gülümseme ve bardağın dolu tarafını görme konusunda normalini yapıyorum. Ancak biz toplum olarak hep somurtuk suratlara o kadar alıştırıldık ki, benim gülümsemem hayata gülümseyerek bakmam bu yüzden insanlara tuhaf geliyor.

Aslında ben bu konuda her şeyin bir seçim olduğunu düşünüyorum. Yani insanın neşeli veya somurtkan olması bir secimdir ve her insan farkında olmadan her sabah bu seçimi yapar. Mesela Gülümseyerek uyanmak, Güzel bir kahvaltı, Dolabınızdan seçtiğiniz o gün size kendinizi iyi hissettirecek kıyafetler, Beyler için güzel bir tıraş, Hanımlar için afif bir makyaj sizin gün boyu mutlu ve güler yüzlü olmanızı sağlar. En önemlisi de gülümseyerek bir işe başladığınızda iş ne kadar zor olursa olsun o işin üstesinden bir şekilde gelirsiniz.

Şimdi “biz akşama kadar evde oturuyoruz evde misafir gelmedikçe de pijamalarımızı çıkarmıyoruz. Diyenler olabilir.” işte tembellik somurtkan her şeyden bıkmış görünmemizin nedeni önce kendimiz için bunları yapmıyor olmamız. Ben akşama kadar pijamayla dursam kesin hasta olurum. Gülmeyin gerçekten bu böyle yani illa sabahları gülümseyerek dolaptan o giysileri alıp giyeceğim

Şimdi bunları size niye anlattığıma geleyim

Bazen görüyor ve duyuyorum engellenen arkadaşlarımızın aileleri hiç bunlara dikkat etmiyor. Sen evde oturuyorsun üstünü değiştirmene gerek yok diyorlar. Hatta engellenen hanım arkadaşlarımızın aileleri nasıl olsa bu bir şeyden anlamaz. Uzun saça bakmak zor oluyor deyip kızlarının saçlarını 3 numarayla kestiriyorlar. Söyleyin bakalım. İzin alınmadan sen ne düşünüyorsun demeden sırf engellenen bir birey olduğu için saçları bu şekilde yapılan bir hanım mutlu olabilir mi? bence kesinlikle hayır.

Aslında bu konudaki en büyük eksiğimiz kafamızda düşüncelerimizde yani üzülerek söylüyorum toplumun büyük bir kısmı hatta devlet bile engellenen bireyleri birey olarak görmüyor. Zaten yaşanan sorunların temelinde de bu var. Örneğin devlet sözde bize maaş veriyor bakım parası veriyor. Bu paraları kaç engellenen tek başına kontrol edebiliyor ve bu paralarla hangi ihtiyacını giderebiliyor?

Ben size ne olduğunu anlatayım bu bahsi gecen paraları engellenenlerin aileleri alıyor. Sonra da engellenen kişilerin ihtiyacını gerektiği gibi karşılıyorlar mı? Karşılamıyorlar mı? Belli değil. Hemen bahane bulup engelliler bankaya gidemez demeyin. İnternet ya da telefon bankacılığı diye bir şey var ve günümüzde hiç paraya el sürmeden internetten ihtiyaçlarımızı karşılaya biliyoruz. Bunu niye engellenen bireyler yapamasın. Hoş ben bu verilen paralara da karşıyım bir insanın mutlaka bir şeyler üretmesi lazım. Bence bu paralar üretmeyi engelliyor neyse bu ayrı bir konu.

Bizler günümüzde bu konularda insanları birey olarak kabul etmeliyiz. Birey olduklarını engellenenlere hissettirmeliyiz. Onlara mutluluğun ve mutsuzluğun bir seçim olduğunu anlatmalı onlar gülümseyerek önlerindeki engelleri daha kolay aşacaklarını öğretmeliyiz. Evet, biliyorum bazı arkadaşların düşüncelerinin tam tersini anlatmaya çalışıyorum. ancak artık bazı şeyler değişmeli, insanlar somurtmak yerine gülümsemeli kavga etmek bağırmak çağırmak yerine eski yıllarda olduğu gibi bir birini dinlemeli sevmese bile saygı göstermeli,

Biz bunları yapar kafamızın içini düşüncelerimizi bu yönde geliştirebilirsek. Somurtmayı değil, gülümsemeyi seçebilirsek inanın bana ülkemizdeki bir çok sorun kendiliğinden çözülecek….

Yazan Onur Ustaoğlu – Seslendiren – Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem gazetesi

Bu yazı toplam 1307 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim