• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

Aşina yüzün utancı

Mustafa Namdar

            13.08.2004

Olumlu olumsuz alınan kararlarda işin en zor olanı olumsuzlukların ilgililere tebliğidir. Genelde ister bireysel, ister toplumsal olarak insanları olumsuz etkileyecek kararları alanlar, işin tebliğ bölümünde tepkilerden kaçar, mağdurla yüz yüze gelme cesaretini gösteremezler.

Alınan kararlar gelecekte kararı alanların işine yarayacaksa, yapılan işlemin, resmi açıklaması yapılmadan, müjdesi el altından anında uçurulur, ikbal için zemin hazırlığı yapılır.

Makamlarınız ne olursa olsun, her gün yüz yüze gelip karşılaşabileceğiniz bir ortam olan küçük yerleşim birimlerindeyseniz, hısımı akrabası, anası babasıyla çok yakın bir bağınız olmasa da, yüz aşinalığı her zaman vardır. Hele bir de siyasi arenada fotoğraf veriyorsanız, iyi haberin hem çabuk, hem de yaygınlaştırılarak ulaşımı için adeta seferberlik ilan edilir... Ya alınan karar tepkiliyse! İşte o zaman işler karışır. Aşina yüzler ya ortalıktan çekilir, ya da yüzler maskelenir. Veya yasal sorumlular devreye sokuluverir. Bir kahvenin kırk yıllık hatırını soracak kimse çıkmaz ortaya. Aşina yüzün kızarmış halini göremezsiniz karşınızda. Yiyen yüzün utancını kare kare izleme şansınız olmaz. Olayın sorumlusu ortadan çekilir, ikinci şahıs çıkarılır ortaya hem kararın gerekçesi anlattırılır, hem tebligat yaptırılır yasa çerçeve içinde kahramanlık edasıyla.

Önemli kararlar alınırken sağlayacağı yarar, ekonomik karlılığı işin özelliğine uygun personelin teknik becerisi, fiziki ve sağlık durumları, ihtisası, deneyimi ve performansı düşünülür. Adama değil işe uygun kadrolaşma hesabı yapılır. Bütün bu ince ayrıntılar yapılırken, çalışma hakkını kazanmış olan personelin de ekmeğinin elinden alınmamasına özen gösterilir. Gösterilmezse ne olur? Kantarın topu, ipin ucu elden kaçar. Güven ortadan kalkar. Bana sıra ne zaman gelecek kuşkusu artar. Çalışma ortamında verimlilik düşer. Fısıltılar çoğalır, dedim ki dediydiler kurumu etkiler.

Önemli kararların çerçevesini yörenin ve çalışanlarının özelliğini bilmeyenler çiziyorsa, ortak düşüncelerin oluşturduğu şablonun içini uygun personelle doldurmak yerine yabancının elindeki satırla keskin köşeli şekilleri şablona oturtmaya çalışır şaşırırsınız. İşte o zaman, sap samana karışır, deneyi samandan ayırmakta zorlanırsınız.

Neden, yöreyi, tarihi bilen aşina yüzler değil de, yabancı ağırlıklı düşüncelerin kararları etkin olur? Neden yörenin evladına yöreden biri değil de, yabancı kanalıyla tebligat yaptırılır? Tek neden aşina yüzün utancı mıdır? Tek neden söylenenlerin kulaklarda kalan hoş edası kaybolmadan eylemin ters yönde gerçekleşmesi midir? Herkesin merak ettiği konuyu anlamak çok zor.

Bu yazı toplam 199 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim